<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hormon &#8211; Deva Köy</title>
	<atom:link href="https://devakoy.com/tag/hormon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://devakoy.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Mar 2023 14:43:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Olgun Adam Sendromu: Andropoz</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/09/olgun-adam-sendromu-andropoz/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/09/olgun-adam-sendromu-andropoz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 10:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[andropoz]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8414</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Hormon sorunları deyince neden akla hep kadın hormonları gelir? &#160; Oysa hormon hem erkek hem de kadında olduğuna göre sorunları da her iki cinse de aittir. Ancak günlük yaşamda hep gördüğümüz, duyduğumuz ya da okuduğumuz hep kadınlara ait olan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon sorunları deyince neden akla hep kadın hormonları gelir?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Oysa hormon hem erkek hem de kadında olduğuna göre sorunları da her iki cinse de aittir. Ancak günlük yaşamda hep gördüğümüz, duyduğumuz ya da okuduğumuz hep kadınlara ait olan pre-menopoz, menopoz ya da ay döngüsü sorunlarıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Erkekler de en az kadınlar kadar hormon sorunları yaşarlar. Onların da ergenlikte başlayıp, olgunlaşma sürecine dek süren bir hormon serüvenleri vardır. Önce şelale gibi gürül gürül akan testosteron hormonlarına zor hâkim olurken, yaş ilerleyip de 40’lı yaşlara yaklaşırken şelale iyice zayıflar ve gölü doldurmamaya başlar. Kadınlardan östrojeni geri alan doğa, erkeklerden de testosteronu geri alır. Doğada her şey her iki cinse de eşit verilmiştir, mahrumiyet de eşittir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Toplumsal olarak erkekler testosteron azalmasından dolayı yaşadıkları bu andropoz sürecindeki sorunlarını açıkça dile getirmeyebilirler. Bunu bir erkekliğin azalması ya da gölgelenmesi, güç kaybı gibi türlü toplumsal olarak azalan bir statüyle ilişkilendirebilirler. Bu konu da bireysel destek ya da terapi yollarına başvurmayabilirler. Ancak sorun yok sayılarak yok edilemez.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her 40 yaşına gelmiş erkek, artık hormonal olarak yokuş aşağı bir inişe geçmiştir. Bu yaşlarda yine olgun erkeklerin en büyük sorunu prostat kapıyı çalar. Yine erbezlerinde oluşabilen tümörler, prostat kanseri gibi daha ciddi sorunlar da cabası.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Peki testosteron hormonu azalan erkeklerin yaşadığı belirtilere bakalım; en önemli belirtileri arasında aşırı terleme, sıcak basma, sürekli halsizlik ve yorgunluk vardır. Ve tabii ayrıca ve erkeklerin en fazla dert ettiği cinsel dürtüde ve sertleşme de azalmadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Andropoz dönemi ile erkeklerde geri dönüşü olmayan bir süreç başlar. Depresyon, iktidarsızlık, saldırgan davranışlar, kas kütlesinde azalma, ereksiyon sorunları ve cinsel isteksizlik en çok rastlanan sorunlardır. Özellikle 45-50 üstü erkeklerde görülmeye başlanan andropoz bir hastalık değil doğal bir süreçtir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yaşın ilerlemesiyle beraber erkeklik hormonu olan testosteronun kandaki seviyesinin azalması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan şikayetlerin oluşturduğu duruma andropoz ya da olgunlaşan adam sendromu denir. Andropozda kadınlarda görülen menopoza benzer şikayetler görülür. Çünkü bu dönemde aynı kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de hormon seviyelerinde değişiklikler görülmeye başlar. Her erkek 40’lı yaşlardan sonra 10 yılda bir, kanında bulunana testosteronun %10’unu, 50 yaşından sonra ise %25’ini kaybeder.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kesin bir yaş sınırı olmasa da 50 yaşından sonra tüm erkeklerin ürolojik olarak takibe alınmaları gerekir. Bu takip, erkek sağlığı için önemli olan prostat hastalıkları ve olgunlaşan adam sendromunun erken tanısı için önem taşır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Andropoz nedenleri</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Testosterondaki azalma, en önemli andropoz sebebidir. Ancak, erkekler yaşlandıkça, vücutta sadece daha az testosteron üretilmeye başlanmaz, aynı zamanda kandan kullanılabilir testosteronu çeken “seks hormonu bağlayan globülin (SHBG)” denilen başka bir hormonun seviyesi de artmaya başlar. SHBG, kanda dolaşan testosteronun bir kısmını bağlar. SHBG hormonuna bağlı olmayan testosteron, biyolojik olarak kullanılabilir testosterondur, yani vücudun kullanımı için uygundur. Ancak SHBG tarafından bağlanan testosteron hormonu o kişi tarafından kullanılamaz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Andropoz ile ilişkili semptomları olan erkeklerin kanlarında biyolojik olarak kullanılabilir testosteron miktarı düşmüştür. Bu nedenle, vücuttaki testosteron tarafından uyarılan dokular daha az miktarda testosteron alırlar. Bu da kişide ruhsal, fiziksel ve zihinsel değişikliklere neden olabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Andropozun belirtileri</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Olgunlaşan adam sendromu olarak ta bilinen andropoz, hem psikolojik hem de cinsel fonksiyonlarda değişime neden olur. Belirtiler görüldüğünde bir uzmana başvurmak ya da konuyla ilgili bir çalışma yapmak faydalı olur</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Psikolojik belirtiler</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Kendini iyi hissetmeme durumu ve depresif ruh hali</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Hayattan zevk alamama</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> En iyi zamanların geride kaldığını hissetme</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Tükenmiş ve dibe vurmuşluk hissi</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> En ufak şeylere alınmaya ve sinirlenmeye başlama</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bedensel belirtiler</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Aşırı terleme, sıcak basması</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Ciltte kuruluk ve tüylerde azalma</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Sürekli bir halsizlik ve yorgunluk his</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Dikkat güçlüğü</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Sırt ağrıları, yaygın kas ve eklem ağrıları</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Memelerde büyüme</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Kemik erimesi ve kemik kırıkları</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Deri altı ve karın içi yağ dokusunda artışla birlikte göbek bölgesinde yağlanma</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Kansızlık</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Uyku problemleri</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Zihinsel faaliyetlerde zayıflama</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Cinsel belirtiler</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Cinsel istekte azalma</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Sertleşme problemleri</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Meni miktarında azalma ve kıvamında değişiklik</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Sabah ve gece sertliğinde azalma</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Andropoz tanısı</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Andropoz tanısı için öncelikle doktor şikayetlerinizi dinledikten sonra fizik muayene yapacaktır. Ardından belirtilerinizle ilgili sorular sorar. Burada amaç belirtilerinizin düşük testosteron belirtileriyle benzerlik gösterip göstermediğini kontrol etmektir. Daha sonra bu belirtilere sebep olabilecek diğer hastalıkları dışlamak için bazı testler isteyebilir. Ve son olarak kandaki testosteron düzeyini ölçebilecek kan testleri istenir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu testlerde total testosteron ve serbest testosteron, FSH, LH ve prolaktin hormon düzeylerinize bakılır. Testosteron hormonu sabah 8 ile 11 saatleri arasında kanda en yüksek seviyededir bu nedenle bu saatler arasında kan testi yaptırmanız daha sağlıklı sonuç almanızı sağlar. Ölçümlerde testosteronda düşüklük varsa ve daha önce saydığımız belirtilerin bir kısmı da mevcutsa andropoz tanısı konulabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Andropoz Sürecine Girmiş Erkek Neler Yapabilir?</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bir Hormon Yoga Terapi Uzmanı olarak benim hormon sorunları yaşayan erkeklere önerim; hormon yoga terapi uygulamalarını hayatlarına geçirmek olacaktır. Hormon Yoga Terapi, doğanın boşalttığı hormon rezervlerini en doğal yoldan doldurma yöntemi. Bu eşsiz yöntem en kritik hormon bezlerini ve organlarını hedefleyerek uyarıyor ve yeniden aktive olmalarını, canlanmalarını sağlıyor. Hedeflediği erbezleri, karaciğer, pankreas, epifiz, hipofiz ve hipotalamus bezlerine spesifik bir nefes çalışması, belli yoga pozları ve yaşam gücü enerjisi olan pranayı bedende dolaştırıp yönlendirme tekniğiyle içsel masaj ve stimulasyon sağlayıp bunlarda olumlu etkilere neden oluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu bağlamda, hormon üretimini arttırırken aynı zamanda düzenliyor, metabolizmayı hızlandırıyor ve en önemlisi andropoza bağlı şikayetlerin çoğunu azaltıyor ya da yok ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Andropoz döneminde en önemli olumsuz etken olan strese yönelik yaptığımız gevşeme, yönlendirmeli meditasyon ve stres egzersizleri de bedendeki kortizol seviyesini düşürdüğü için stresin olumsuz etkilerini de yok ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bedenin hormon rezervlerinin stres yüzünden hızla tükenmesini engelliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayrıca andropoz dönemi, erkeğin beslenme ve yaşam biçimine daha fazla özen göstermesi ve kendine zaman ayırma konusunda daha cömert olması gereken bir dönem.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon Yoga Terapi 1. Seviye eğitimlerinde yaşam biçimi uyarlamaları, beslenme ve stres yönetimi konularına da çok geniş yer ayırıyorum. Görerek, yaşayarak, deneyerek öğrenmek, paylaşmak ve iyileşmek için beklerim.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Seda Shambhavi Kervanoğlu </b></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Nisan-Mayıs 2022  </b></span></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/silhouette-of-a-man-during-sunset-1114897/" target="_blank" rel="noopener">Johannes Plenio</a></span></em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/09/olgun-adam-sendromu-andropoz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olmazsa Olmaz Kortizol</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/09/olmazsa-olmaz-kortizol/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/09/olmazsa-olmaz-kortizol/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 10:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kortizol]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8405</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Hormonların En Önceliklisi: Kortizol Her sabah erken saatlerde hipofizden bir damla salgılanarak bizi uyandıran, uykulu yatağımızdan hayata geçmemizi sağlayan, gün boyu bizi canlı tutan, hayattaki tehlike ve tehditlerle başa çıkmamızı sağlayan hormonumuz ; kortizol. Belki de şaşırdınız! Kortizolu hep [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Hormonların En Önceliklisi: Kortizol</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her sabah erken saatlerde hipofizden bir damla salgılanarak bizi uyandıran, uykulu yatağımızdan hayata geçmemizi sağlayan, gün boyu bizi canlı tutan, hayattaki tehlike ve tehditlerle başa çıkmamızı sağlayan hormonumuz ; kortizol.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Belki de şaşırdınız! Kortizolu hep stres ve bel çevrenizde birikmiş istenmeyen yağ simidiyle özdeşleştirip, kafanızda kortizolle ilgili negatif bir algı oluşturmuştunuz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ancak durum öyle değil; kortizol bedenimizin iç kimyasında çok önemli yeri olan ve bizim hayatta kalmamızı sağlayan pek değerli bir hormonumuz. Ama sadece gerçekten gerektiğinde salgılandığı zaman.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bedenimizin dış görünüşü on binlerce yıldır yani taş devrinden bu yana evrim geçirmiş, değişmiş, modern hayata geçişle daha bakımlı, manikür, pedikürlü ve tıraşlı olsa da içimiz hala daha taş devrinde yaşıyor. Ve pek çoğumuz bu gerçeği ya bilmiyoruz ya da önemsemiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bedenin iç kimya dengesi yani homeostaz on binlerce yıldır aynı prensiplerle korunuyor ya da bozuluyor. Parçası olduğumuz makrokozmozun (Büyük Doğa) bize verdiği yaşamsal salgılar, enzimler, sıvılar, ısı, tuz, kan, hücre, hücre içi ve çeperi oluşumlar tarafımızdan keşfedildikçe hayattaki en gerçek mucizenin yine zihin/beden bütünlüğümüz olduğunu idrak etmemiz çok doğal.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İç kimyamız bize kendini belli edip, sırlar aralandıkça bu bedenin işleyişinde rolü olanların sadece iskelet, kas, kan, sinir ve sindirim sistemi olmadığını anlamaya başladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kortizol bizi hayatta tutmak ve tehlikelerden kaçıp korunmak için salgıladığımız adrenalin hormonunun kardeşidir. Bir tehlike anında kana önce adrenalin salgılanır ki bu bizi taş devrinde bir vahşi hayvan saldırısı ya da kıtlıktan koruyan hormondur. Adrenalin kana salgılanır salgılanmaz, onun kardeşi kortizol ona eşlik eder. Adrenalinin görevi bizi o andan hızlıca kurtarmaktır. Ortamın gerektirdiği şekilde ya kaçarak ya savaşarak ya da donarak reaksiyon vermemizi sağlar. Tehlikeyle karşılaştığımızda bize gelen o ilk telaş ve hızlı şok adrenalinin etkisidir. Adrenalin de sizi alarmda tutmaya yarayacak kortizol salınımı için mesaj göndermiş olur. Zira tehlike geçinceye kadar adrenalin salgılamaya devam ediyor olsaydık, hiçbir insan 50 yaşına bile gelemeden kalp yetmezliğinden ölürdü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Adrenalin sahneden çekilip yerini kortizole bırakınca;</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Kandaki şeker yükselir ( ki hızlıca koşup kaçabilin)</span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">İnsülin salınımını tetikler (şekeri, kas hücrelerine ulaştırmak için)</span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Oksijenin kaslarınıza daha hızlı ulaşması için kan basıncını arttırır </span>( ki hızlıca koşup kaçabilin)</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Olası bir saldırı anında, hayati önem taşıyan organları koruması (ve hızlıca koşup kaçabilmeniz için hızlı enerji sağlamak) için depolanmış yağı karın bölgesine doğru harekete geçirir.</span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Daha fazla şeker yapmak için kas, deri ve kemikleri parçalar ( ki bu sayede hızlıca koşabilin)</span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Bağışıklık sistemini baskılar ( bir enfeksiyonla savaşmak, kaçmamız gereken bir anda öncelik değildir)</span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Sindirimi baskılar (hayatınız tehlikedeyken yiyecek sindirmenize gerek yoktur)</span></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Üreme fonksiyonlarınızı baskılar (dolayısıyla libidonuz düşer, saldırı altındayken cinsel dürtüye ihtiyacınız olmaz)</span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İşte yüzbinlerce yıldır bu yeryüzünde soyumuzun devam etmesi için bizi koruyan pek değerli hormonumuz kortizol neden modern çağda baş düşmanımız oldu?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kortizol gereğinden sık ve çok miktarda salgılanır oldu. Bunun nedeni de insanın doğal yaşam ortamı ciddi anlamda değişti. Doğada yaşarken belki haftada, iki haftada yada ayda  bir ihtiyaç duyulan adrenaline bağlı kortizol hormonu salgılaması şimdiki modern hayatta insanın tehdit algısı değiştiği için çok daha sık olmaya başladı. Ormanda avlanırken karşımıza çıkan arslan tehditi yerini işyerindeki patron, son iş teslim tarihleri, ilişki problemleri, sıkışık trafik geçinme derdi, çocukların sorunlarına bırakmış durumda.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğa bizi yaratırken hayatın bu kadar modernleşeceğini hesaba katmadığı gibi insanların bu kadar uzun yaşama planı da olacağını da düşünmemiş. Bize sadece tek bir tane stres tepkisi vermiş. Ve bu stres tepkisi gerçek tehdit ile algılanan tehdit arasındaki farkın ayrımını yapamıyor. İş böyle olunca tehdit gerçek de olsa sanal da olsa tepkimiz aynı oluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Gerçek tehdit varsa ya hızla kaçıp kurtuluruz ya da savaşıp yüksek enerji gereksinimi için kullanıma hazır şekerin tümünü kullanırız. Ancak tehdit sanal ise böyle bir enerji kullanımı olmuyor ve fazla şeker hemen bel bölgesine yerleşiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Eğer tehdit gerçekse adrenalin ve kortizol peşpeşe salgılanıp, beden son hızla kaçıp ya da savaşıyor. Eğer bu tehdit ölümle son bulmazsa, kişi mağarasına, evine, mahrem alanına geri dönüp saklanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Dinlenip iyileşiyor. Aşırı tetiklenmiş sempatik sinir sistemi gevşiyor, beden dinlenmeye geçince parasempatik sinir sistemi çalışmaya başlıyor. Ancak tehdit gerçek değilse ve hayatın kendisi kronik bir tehdit haline gelmiş ise, işte o zaman beden hiçbir zaman dinlenme moduna geçemiyor ve sürekli sempatik sinir sistemi alarmda kalıyor. Kortizol düğmesi basılı kalmış gibi sürekli kana kortizol pompalanıyor. Kortizolün bir de kana bir öncekinden daha fazla pompalanma özelliğini düşünürsek kandaki kortizol seviyesi gittikçe artıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kortizol hormonunun bedendeki bütün sistemler üzerinde önceliği olduğu ve sizi tehlikeden koruma hormonu olduğu için böbrek üstü bezleri kortizol üretirken sindirim sistemi yani hayati önem taşıyan besinleri sindirme ve özümseme işlemi sekteye uğrar. Uzun süreli kronik stres altındaki kişilerde mineral, vitamin eksikliği, mide ve bağırsak sorunlarının çokça görülme nedeni budur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Beden kortizol hormonu tarafından uyarıldığında yağ yakımını anında durdurup, metabolizmayı yavaşlatıyor. Enerji ve yağ depolarını koruma moduna geçiyor. Bu da kronik stres altında olan kişilerin bazal metabolizmasının çok düşük olmasını ve bel çevresinde yağ fazlalığı olmasını açıklıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnsanın kanı kortizol doygunluğuna ulaşmışken bağışıklık sistemi kapanıp uykuya geçiyor, zira şimdi enfeksiyon ve virüslerle savaşma zamanı değil, arkandan koşan aslandan kaçma zamanı. Arkandan  arslan koşuyor sanrısıyla evden işe, işten eve koşuştururken üreme ve cinsellik gibi bir dürtün olamıyor, seks hormonları tamamıyla baskılanmış ve cinsellik tam anlamıyla rafa kaldırılmış oluyor. Sekonder infertilite diye sınıflandırdığımız kısırlıkların  %90’ı kronik stres kaynaklıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Anlaşılan o ki, bedenimizdeki strese tepki verme sistemimiz henüz modern günlük hayatın streslerini daha hafif bir şekilde atlatacak denli evrimleşmemiştir. Ya da gelişmiş korteksimiz yüzünden sofistike tehdit algılarını yönetme becerimiz gelişmemiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hayatımızda  çok farklı türde stres kaynakları var ve bunlar herkes için farklı olabilir. Kiminin finansal, kiminin fiziksel, çevresel, kimyasal, beslenme kaynaklı ya da iş kaynaklı olabilir. Özellikle son 20- 25 yıldır çoğunlukla da duygusal olabilir. Ancak herkesin strese verdiği tepki hormonal olarak aynıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bazen neyin stres neyin stres olmadığını bile ayırt edemeyecek durumda olabiliriz. Bu yüzden öncelikle streslerimizi belirlememiz gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Genel olarak stres faktörlerini farklı başlıklar altında inceleyelim:</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Fiziksel</b><span style="font-weight: 400;">: Travma, hastalık, kaza, ameliyat, yaşlanma, alerji, enfeksiyon, enflamasyon, açlık, kan şekerinin düşmesi</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Duygusal</b><span style="font-weight: 400;">: Yas, kızgınlık, öfke, suçluluk, ölüm nedeniyle kayıp, boşanma, ilişkiler, güvensiz hissetme, sevilmeme, korku, endişe, yalnızlık, bunalma, depresyon</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Beslenme Alışkanlıkları</b><span style="font-weight: 400;">: Alkol, kafein, trans yağlar, rafine karbonhidratlar, gıda kimyasalları, besin eksiklikleri, alerjen gıdalar ve açlık</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İlaçlar</b><span style="font-weight: 400;">: İltihap önleyiciler,  antiasitler, doğum kontrol hapları, statinler gibi tansiyon ilaçları</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Çevresel</b><span style="font-weight: 400;">: Kirlilik, kimyasallar, toksinler, sindirilemeyenler, ısı fazlalıkları, gürültü</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Yaşam tarzı</b><span style="font-weight: 400;">: Sigara, uyuşturucu, uzun süren oturma, aşırı egzersiz, zayıf uyku, vardiyalı çalışma</span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Gördüğümüz gibi artık stres kaynaklarımız epeyce sofistike olmuş durumda ve eğer bu stres kaynaklarını tespit edip, onları algılama biçimimizi değiştiremiyorsak strese bağlı sıkıntılar, semptomlar ve hastalıklar yaşarız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kortizol hormonunu yönetebilmek, stresimizi yönetebilmek demektir. Yoga geleneğinde bu nefes, bedensel duruşlar, odaklanma ve meditatif halleri deneyimleme gibi değişik yogik çalışmalarla sağlanır. Stres odaklı çok nokta atışlı çalışmalarımız arasında hormon yoga terapi, gevşeme teknikleri, yönlendirmeli meditasyonlar ve yoga nidrayı sayabiliriz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Seda Shambhavi Kervanoğlu</b></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Şubat 2022</b></span></p>
<p><span style="color: #999999;"><em><span style="font-weight: 400;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/woman-in-white-clothing-running-7866278/" target="_blank" rel="noopener">Taryn Elliott</a></span></em></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/09/olmazsa-olmaz-kortizol/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hormon Bilmecesi</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/09/hormon-bilmecesi/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/09/hormon-bilmecesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 10:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8402</guid>

					<description><![CDATA[&#160;   “Peki şimdi neden böyle davrandı?” “Bu kadar sinirlenmenin yeri miydi canım?”  “Bizim oğlan iyice zıvanadan çıktı artık!” “Kuzum filanca iyice dibe battı son günlerde, yüzünden düşen bin parça.” “Aman kızım annenin yanına yaklaşma şimdi, yoksa haşlanırsın!” &#160; Nedir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Peki şimdi neden böyle davrandı?”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Bu kadar sinirlenmenin yeri miydi canım?” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Bizim oğlan iyice zıvanadan çıktı artık!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Kuzum filanca iyice dibe battı son günlerde, yüzünden düşen bin parça.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Aman kızım annenin yanına yaklaşma şimdi, yoksa haşlanırsın!”</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nedir bu duygu durumlarının dalgalanması, depresif ruh halleri, ayda bir 3-4 gün yanına yaklaşılamayan sevgili, ele avuca sığmayan ergen öğrenciler, evlatlar, nedensiz alınan onca kilonun nedeni?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Çoğu zaman hormon sorunları yaşıyormuş diye özetleyiverdiğimiz vakalardaki bu sorunları hiç anlamaya çalıştık mı acaba?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnsanoğlu doğal olarak hiçbir şeyi başına gelmedikçe araştırmaz; ya kendi ya sevdiği birinin canı yanacak ya da iş gerekçesiyle konuyla ilgili bilgilenmek ve şifalanmak isteyecektir. En doğalı da budur zaten.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">O yüzden bu bilgiye dayanarak şimdi yazımı okuyanların hormon sorunları olduğunu ya da hormon düzensizliği yaşayıp ta farkında olmadığını ve şüphelendiğini düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon düzensizliği yaşadığınıza dair 9 ipucunu sizlerle paylaşarak başlamak isterim.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1.İnatçı bir kilo artışınız varsa ve bazı diyet ve egzersiz programlarına rağmen kilo vermeyi başaramadınız ise.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2.Göbek çevresinde yağlanma ve kas kitlesinde azalma genelde fazla stres altında bazı hormonların salgısının azalması ve diğerlerinin artmasıyla oluşur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">3.Libidonuz düşük mü? Hormon dengesizliği düzensiz uykuya yol açar ve düzensiz uyku seks hormonlarının salgılanmasını azaltır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">4.Yorgunluk, öğlene doğru güçten düşüyor musunuz? Ya da öğlen yemeğinden sonra şekerleme ihtiyacınız var mı?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">5.</span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Anksiyete, hassasiyet ve depresyon gibi durumlarınız varsa zaten bedeniniz fazla stres altında bazı hormon salgılama sorunları yaşıyor ve de yeterince gerektiği gibi beslenmiyor demektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">6.Uykusuzluk ve düzensiz uyku alışkanlığı gibi durumlar hemen bedenin strese girmesini ve fazla kortisol salgılamasını sağlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">7.Sıcak basmalar ve terleme, menopoz öncesi ve menopoz sırasında yaşanan en büyük iki sıkıntıdır ve yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">8.Sindirim sorunları, gaz, şişkinlik, besin intoleransı ve yiyecekleri sindirememe sorunları</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">9.Aşermeler ve bir oturuşta yemeniz gerekenin iki katı yemek ya da bir şişe şarabın yarısını içmek gibi durumlar genelde insulin hormon direnci, adrenalin hormonu yorgunluğu ve diğer başka hormonların salgılanma sorunlarından kaynaklanır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">10.Adet öncesi ve sürecinde aşırı ağrı, ağır kanama ve derin ruh hali iniş çıkışları</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sözünü ettiğimiz bu sorun ve sıkıntılar aynı zamanda hem hormon hem başka nedenlerden de olabilir. Bu yüzden bir kan testiyle hormon durumuna baktırabilirsiniz. Ama bu belirtiler varsa ve artık yaşam kalitenizi olumsuz etkilemeye başlamışsa harekete geçmenizin zamanı gelmiş demektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon nedir ve endokrin yani hormon sistemimiz hangi organları kapsar ve ne yapar kısaca açıklamaya çalışayım.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bedende beş tane sistem vardır ve bu beş sistem hayati önem taşıyan görevleri üstlenmiş durumdadır. Hormon sistemi bunlardan biridir. Herbir sistem tek başına belli görevleri üstlendikleri gibi, birbirleriyle de iletişim halindedir. Beden bir bütün olarak inanılmaz bir koordinasyon ve titizlikle bütün unsurları birbirine destek olarak aynı bir saat gibi tıkır tıkır çalışır. Sistemler ve organlar arası iş bölümü ve yardımlaşma öyle üst düzeydedir ki bir organ işlevini yerine getiremez duruma geldiği zaman komşu organ onun görevini üstlenip bu dev hücre, organ sistem kompleksinin yaşamını sorunsuz sürdürmesini sağlar ya da sağlamaya çalışır. Bir eksikliğin olagelmesi ve bunun başka organ ya da sistemlerce giderilmeye çalışılması sürece uzun olursa, iki işi yapmaya çalışan organda ya da uzuvda sıkıntılar başlar. Bazen de beden dışarıdan destek almaya ihtiyaç duyar zira gerekli adaptasyon organizmanın sağlıklı yaşamaya devam etmesi için yeterli olmaz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon sorunları bu bağlamda örnek bir alandır. Hormon sistemine genel olarak bakarsak birçok başka sistemin görevini iyi yapabilmesine destek bir sistem olduğu gibi, kendi alanında bedenin sağlıklı ve düzgün işlemesini sağlama açısından muazzam bir önem taşır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Baş bölgesinde hipofiz ve epifiz, boğaz bölgesinde tiroid ve paratiroid, göğüs bölgesinde timus, bedenin orta kısmında solda pankreas sağda karaciğer, sırt bölgesinde her iki tarafta yanlara doğru böbreküstü yani adrenalin bezleri ve alt karın bölgesinde yumurtalık ya da erbezleri bulunur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu bağlamda yoga anatomisine göre bedende her bir enerji merkezine tekabül eden bir hormon bezi vardır. Bu enerji merkezlerine daire ya da üç boyutlu düşünürsek enerji küresi anlamında çakra denir. Çakra, Sanskrit dilinde doğal yapısı gereği sürekli dönen tekerlek anlamına gelir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu çakralar ve hormon bezleri yakın  ilişki içindedirler. Sağlıklı ve aktif çakra bulunduğu bölgenin fizik bedene izdüşümünde bulunan tüm organların sağlıklı çalışmasını sağlar. Dolayısıyla bu bölgelerde bulunan organ ya da hormon bezi sorunlarına yönelik yoga çalışmaları çakralar üzerine yoğunlaştırılmış çalışmaları kapsar. Hormon sorunları ya yaş dönemlerinde; ergenliğe geçiş, menopoz ya da andropoza geçiş ya da tam tespit edilemeyen bir travma sonucu belli bir hormon bezinin zarar görmesi, bir kısmının çalışmaz hale gelmesi ve hatta ameliyatla alınması ya da özellikle kadınların ay döngülerindeki doğal hormon değişikliklerini bedenin rahat tolere edememesinden kaynaklanır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kadınların 40 yaş civarında östrojen hormonu salgısının azalması ve buna bağlı olarak yumurtlamanın önce azalıp sonunda tamamen durması( ya da sayılı olan yumurtanın gittikçe azalıp progestron salgısının azalmasını sağlaması) kadının bu değişikliğe adaptasyon döneminde ciddi sorunlar yaşamasını sağlar. Özellikle de 21. Yüzyıl insanının adrenalin bezlerinin de yorgun olduğunu düşünürsek, normal organizmada üretkenlik sona ererken bedenin sadece sağlıklı bir yaşam sürmesi için gerekli östrojeni adrenalin ve hipofiz bezlerinin sağlayabilmesi gerekirken, yorgun bezler tam kapasite östrojen üretemedikleri için kadınlar sıcak basmaları, gece uykudan uyandıracak şiddette terlemeler, sinirlilik, hassasiyet, libido düşüklüğü, en fazla vajinada görülmek üzere tüm ciltte kuruluk, duygu iniş-çıkışları ve depresyon yaşarlar. Bu sıkıntılarla baş edemeyen kadın etrafına da sıkıntılarını yansıtır ve bu durum hem özel hem iş ilişkilerini olumsuz yönde etkiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Benzer sorunlar erkeklerin de 40lı yaşlarda başlayan andropoz dönemlerinde ereksiyon sorunları, erken boşalma, prostat sıkıntıları, sık idrara çıkma, idrarı tutamama ve buna bağlı olarak ruh durumları değişimi ve hatta eşinin kendisini tanıyamayacağı denli davranış değişiklikleri göstermeler şeklinde gelişir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayrıca ileri yaşlara gelmeden de yaşanan hormon sorunlarıyla karşı karşıyayız artık. Yaşam biçimi insanın kendi doğasına aykırı seyreden hemen herkes yaşamının belli bir döneminde çeşitli hormon sorunu yaşamaya mahkumdur. Özellikle öncelikle metabolizmayı sonrasında diğer hormon bezlerinin çalışmasını da etkileyen tiroid bezi bozuklukları çağımızın yine en fazla kadınlarda görülen bir rahatsızlık sorunudur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tiroid bezi türlü nedenlerden ötürü ya hiper (fazla çalışma) ya da hipo (az çalışma) fonksiyon göstererek kişiye tüm bedenini ve ruh halini etkileyen türlü rahatsızlıklar hissettirir. Tüm bunların yanı sıra hiçbir zaman hormon rahatsızlığı olarak görmediğimiz diyabet ya da halk dilinde şeker hastalığı yine bir hormon bezi olan pankreasın insülin hormonunu salgılayamaması ya da yüksek düzeyde insülin direnci yüzünden yaşanılan bir hastalıktır. Bu bezin fonksiyon bozukluğu doğuştan ya da kalıtsal olmakla beraber kişinin doğasına aykırı bir yaşam biçimi sürmesinden dolayı ileri yaşlarda da görülebilir. Bu iki farklı oluş nedeni diyabetin tip 1 ve tip 2 olarak iki türünü belirler. Tip 1 daha çok genlerden gelerek kalıtsal nedenli olarak kategorize edilirken, tip 2 şeker hastalığı zaman içinde yanlış beslenme, yaşam tarzı ve insülin direncinin ilerlemesi sonucu oluşur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon rahatsızlıkları genelde tıpta sentetik hormon takviyeleri ile çözülür. Ancak sentetik hormon takviyeleri artık bazı yan etkileri yüzünden birçok kişi tarafından kullanılmak istenmez. Özellikle menopoz dönemi alınan sentetik hormon takviyeleri uzun süre kullanıldığı zaman kadınlarda kansere yol açabilir. Bu bağlamda özellikle ailesinde kanser vakası bulunan kadınların sentetik hormon takviyesi yerine doğal hormon takviyesi kullanması önerilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ancak hormon takviyesi almanın yanı sıra artık bedendeki hormon bezlerinin bazı kombine yoga uygulamalarıyla stimüle edilip çalışmalarının düzenlenmesi ve ekstra hormon salgılaması mümkün. Brezilyalı Yoga eğitmeni Dinah Rodriguez uzun zamandır bazı yoga tekniklerini birleştirerek ve kendisi kendi üzerinde ve yakın çevresindeki kişiler üzerinde uygulayarak çok olumlu sonuçlar almıştır. Yıllar içinde bu sisteme hormon yoga terapi diyerek bu alanda dünyanın değişik yerlerinde yaşayan kişiler de hizmet versin ve daha fazla insan yararlansın diye geliştirdiği bu sistemi paylaşmaya başlamış ve son 10 yılda hormon yogası ya da hormon yoga terapi adıyla özellikle batı ülkelerinde yayılmaya başlamıştır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon yogası yoga asanaları, özel yoga nefes teknikleri, yogada bedenin belli bölgelerine uygulanan kilitler, stres düşürücü bazı teknikler ve yoga nidra (yogik uyku ya da derin gevşeme) harmanlarak kullanılmakta ve bedende baş bölgesinde bulunan epifiz, hipofiz ana kontrol hormon bezlerinden başlayarak, tiroid, para-tiroid (beden orkestrasının kondüktörü), timus, pankreas, böbrek üstü-adrenalin bezleri ve over-testisler olmak üzere tüm hormon sistemini regüle ve stimüle eder. Az çalışan, dengesiz olan ya da hiç çalışmayan bezleri zaman içinde uyararak çalıştırır ve bedenin tümünde denge ve sağlıklı bir ortamın oluşmasını sağlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2015 Ocak ayında Hindistan’da ileri seviye yoga eğitmenlik kursumun hemen ardından Dinah Rodriguez’in öğrencisi olan Alman bir yoga hocasının sadece yoga eğitmenlerine yönelik bir haftalık yoğunlaştırılmış Hormon Yoga Terapi Eğitmenlik kursuna katılma fırsatı yakaladım. Bir hafta boyunca günde iki seans uygulamalı  hormon yogası ve ayrıca teori dersler sonucunda bu tekniğin kendi bedenim üzerinde ilk fark ettiğim yaptığı olumlu etki metabolizmamın hızlanması oldu.  Zira ben bizzat yaklaşık 3 yıldır haşimoto hipo-tiroidi rahatsızlığım nedeniyle bu hastalığın en büyük dezavantajı olan metabolizma yavaşlığı, insülin direnci ve dikkat edilmezse kilo alma vb gibi negatif etkileriyle yoga ve ayurveda aracılığıyla başeden biriyim. Doğal olarak böyle bir sistemi hemen öğrenip hem ondan kendim yarar görmek hem de Türkiye’de bu rahatsızlıktan muzdarip birçok kadınla bu tekniği paylaşıp onlara da faydalı olmak istedim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon Yoga Terapi çalışmalarının faydalarını aşağıda fiziksel, zihinsel ve enerjisel anlamda üç grupta toplayabiliriz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Fiziksel;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hormon bezlerini çalıştırır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Karın ve pelvik bölgesini çalıştırır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Pelvik tabanını çalıştırarak o bölgenin fit olmasını sağlar.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kasları çalıştırır ve kemiklerin güçlenmesini sağlar.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Esnekliği arttırır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sindirimi düzenler  ve metabolizmayı hızlandırır </span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sinir sistemini dengeler</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Genel bir rahatlama ve yenilenme sağlar</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sıcak basmaları azaltır.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Zihinsel;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kişinin kendini nasıl algıladığı ve farkındalığı üzerinde olumlu etkisi vardır</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kendine güveni ve bedenine olumlu yaklaşmayı arttırır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İniş çıkış yaşayan ruh durumlarını dengeler</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hafızayı ve konsantrasyonu arttırır.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Enerjisel;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">     Prana (yaşam gücü enerjisi) nin maksimum düzeyde alınmasını ve bedene yayılmasını  sağlar</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">     Hormon bezleriyle denk düşen enerji merkezleri yani çakraların canlanmasını sağlar, çalışmasını düzenler.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her türlü hormon sorunu olan (tiroid, adrenalin bezleri, polikistik-over sendromu, menstrüasyon öncesi sıkıntıları, kısırlık, prostat, andropoz ve menopoz sıkıntıları) yaşayan herkes verdiğim workshop ve kurslara katılabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Eğer bu çalışmalarla ilgili daha fazla bilgi almak ve yararlanmak isterseniz bana sedashambhavi@gmail.com ya da  05379618572 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Seda Shambhavi Kervanoğlu</b></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Mayıs &#8211; Temmuz 2021</b></span></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/shallow-focus-photo-of-a-cairn-12955767/" target="_blank" rel="noopener">Oleksandr Pidvalnyi</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/09/hormon-bilmecesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
