<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>beslenme &#8211; Deva Köy</title>
	<atom:link href="https://devakoy.com/tag/beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://devakoy.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Sep 2024 11:57:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Ekadashi</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/11/ekadashi/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/11/ekadashi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2023 08:48:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8518</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bir Ekadashi Gününde.. &#160; Ayurvedanın sihirli kelimelerinden olan &#8220;Ekadashi&#8221;yi, güne uyumlu bir metin olarak yeniden hatırlayalım istedik. Keyifli uygulamalar… &#160; Ekadashi orucu, ay döngüsü ile bağlantılıdır. “Ekadashi” on bir anlamına gelir. Ekadashi ay döngüsünün 11. gününde tutulur ve bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bir Ekadashi Gününde..</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedanın sihirli kelimelerinden olan &#8220;Ekadashi&#8221;yi, güne uyumlu bir metin olarak yeniden hatırlayalım istedik. Keyifli uygulamalar…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ekadashi orucu, ay döngüsü ile bağlantılıdır. “Ekadashi” on bir anlamına gelir. Ekadashi ay döngüsünün 11. gününde tutulur ve bu nedenle ayda iki kez, 15 günde bir tutulabilir. Ayurveda&#8217;da bugün yediklerinizin 3-4 gün içinde zihninizi ve bedeninizi etkileyeceğine inanılır. Yani ay döngüsünün 11. gününde oruç tutarsanız, o gün tükettiğiniz meyve ya da süt, döngünün 14-15. gününde vücudunuzu etkiler. Bu dolunay veya yeni ay gününe denk gelir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hayatın üç gunası (nitelik) vardır:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Satva – Saflık ve iyilik hali. Bu nitelik bizi ayakta tutar, karmamızı gerçekleştirmemiz ve sorumluluklarımızı yerine getirmemiz için bize enerji verir. Taze meyve, sebze, süt, pirinç gibi Prana&#8217;sı (hayat enerjisi) yüksek besinler tüketmek hayat enerjimizi yükseltir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Rajas – Tutku ve enerji modu. Soğan, sarımsak veya kırmızı et gibi keskin yiyecekler rajası artırır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tamas &#8211; Cehalet, donukluk ve hareketsizlik modu. Bu tür yiyecekleri tüketmek uyuşukluğa, tembelliğe ve karanlık hissetmeye yol açar. İşlenmiş gıdalar, abur cuburlar, konserve ve dondurulmuş gıdalar taması arttırır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tükettiğimiz her gıdanın zihnimiz üzerinde bir etkisi vardır. Gördüğümüz, yediğimiz ve yaptığımız her şeyin zihin ve beden üzerinde farklı bir etkisi oluşur. Yaşadığımız herşey satvik, rajasik veya tamasik özelliklere sahiptir. Dolunay veya yeni ay günlerinde enerjilerin rajas ve tamas özellikler tarafından yönetildiğine inanılır. Sağlığı korumak, enerjimizi yüksek tutmak için hayatımızda Satva&#8217;yı (saflık ve iyilik) yüksek tutmalıyız. Ay döngüsünün 11. gününde oruç tutup sadece Satvik yiyecekleri yeriz ki orucun Satvik etkisi 3-4 gün sonra vücudumuzda etkisini gösterecektir. Böylece ay döngüsünün 15. gününde çevremizdeki rajasik ve tamasik nitelikleri hissetme olasılığımız azalır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu nedenle Rajas ve Tamas nitelikleri beni tembel, açgözlü ve yorgun hissettirdiğinde &#8211; sadece satvik yiyecekleri tüketerek kendimi daha iyi hissedebilirim. Ekadashi zamanlarında oruç tutarsak kendimizi daha iyi, enerjik hissedecek ve enerjilerden etkilenmeden hayatımıza devam edebileceğiz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Hatice Kapudere </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">21 Eylül 2022</span></strong></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/rice-with-sliced-carrots-and-green-vegetable-on-a-bowl-8746403/" target="_blank" rel="noopener">VD Photography</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/11/ekadashi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayurveda ve Beslenme</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/10/ayurveda-ve-beslenme/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/10/ayurveda-ve-beslenme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 18:46:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8503</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Ayurveda&#8217;ya göre hayatımızın bir amacı vardır. Bu amaç Yaradan&#8217;ı (Kozmik Bilinç) tanımak, idrak etmektir. O&#8217; nunla ilişkimizi anlamak tüm yaşamımızı kökünden etkileyecektir. Bu büyük amaca, yaşamımızın dört temel yönünü dengeleyerek ulaşabiliriz: görev veya doğru eylem olan dharma; maddi başarı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda&#8217;ya göre hayatımızın bir amacı vardır. Bu amaç Yaradan&#8217;ı (Kozmik Bilinç) tanımak, idrak etmektir. O&#8217; nunla ilişkimizi anlamak tüm yaşamımızı kökünden etkileyecektir. Bu büyük amaca, yaşamımızın dört temel yönünü dengeleyerek ulaşabiliriz: görev veya doğru eylem olan dharma; maddi başarı veya zenginlik artha; olumlu arzu kama ve manevi kurtuluş moksha. Bunlara, hayatımızdaki dört büyük amaç veya kazanım olan, dört purusarthas denir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hayatın tüm bu yönlerinin temeli sağlıktır. Dharma&#8217;yı sürdürmek ve kendimize ve başkalarına karşı görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmek ancak sağlıklıysak mümkündür. Aynı şekilde, refah yaratmak ve eylemde başarıya ulaşmak için, iyi sağlık olmazsa olmazımızdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yaratıcı ve olumlu arzuya sahip olmak için sağlıklı bir zihne ve bilince, sağlıklı bir bedene ve sağlıklı algıya ihtiyacımız vardır. (Arzu-kama bazen seks olarak tercüme edilir, soy ve aile hayatına atıfta bulunulur. Ancak gerçekte herhangi bir yaratıcı çalışmayı yaratan ve harekete geçiren şey aslında arzunun pozitif enerjisi veya gücüdür. Ve kastedilen de budur.) Ve moksha yani manevi kurtuluş, beden, zihin ve ruhun mükemmel uyumundan başka bir şey değildir. Bu nedenle, hayatta başarı ve tatmin olma olasılığının tamamı sağlığa bağlıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sağlıklı olma ve kalabilme halimizi devam ettirebilmemiz için iyi beslenme ve iyi alışkanlıkların </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">günlük yaşamımızda yer alması çok önemlidir. Yoga ve nefes çalışmaları kuşkusuz sağlığımız için en kritik birkaç alışkanlığın başında gelir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik Beslenme, sağlığımız, mutluluğumuz, neşemiz, algımız ve yaşam ile uyumumuz açısından müthiş önemlidir. Öğrendiklerimi, derlediklerimi sizlere Devaköy aracılığı ile iletmek hepimize şifa ve yol gösterici olsun.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Öğrendiklerimin ve yaptığım derlemelerin kaynağı; Ferhan Yüksel, Dr. Vasant Lad, Usha Lad</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Figen Palanduz</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kasım 2022 </span></strong></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/flat-lay-photography-of-vegetable-salad-on-plate-1640777/" target="_blank" rel="noopener">Ella Olsson</a></span></em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/10/ayurveda-ve-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biberiye</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/08/biberiye/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/08/biberiye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2023 18:11:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[biberiye]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8381</guid>

					<description><![CDATA[Biberiye, (Rosmarinus officinalis), ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından iğneye benzeyen ince yapraklı, daima yeşil kalan, değerli bir uçucu yağ ve baharat bitkisidir. Yarı çalı veya çalı formunda çok yıllık bir bitki olan biberiye, Akdeniz’in karakteristik bitkilerinden birisidir. Akdeniz’e komşu olan ülkelerin özellikle sahil [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Biberiye, (Rosmarinus officinalis), ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından iğneye benzeyen ince yapraklı, daima yeşil kalan, değerli bir uçucu yağ ve baharat bitkisidir. Yarı çalı veya çalı formunda çok yıllık bir bitki olan biberiye, Akdeniz’in karakteristik bitkilerinden birisidir. Akdeniz’e komşu olan ülkelerin özellikle sahil ve sahile bakan dağ yamaçlarında doğal olarak yetişir. Rosmarinus Latincede ‘denizin çiği’ anlamına gelir. Deniz kenarlarında çok yaygın bulunmasından ve deniz iklimini çok sevmesinden dolayı bu ismi almıştır. Türkiye’de Akdeniz ve Ege sahil şeridinden 1000 m yüksekliklere kadar yayılış gösterir. Ancak ekonomik olarak en fazla Mersin ve Adana illerinde, 100-250 m rakımlarda, sahil ve sahile bakan dağ yamaçlarından yabani olarak toplanır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">‘Kuşdili’ olarak da bilinen biberiyenin ekonomik olarak değerlendirilen kısımları yaprakları, çiçekleridir.  </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye uçucu yağı özellikle parfüm, kozmetik ve aromaterapide çok değerlidir. Biberiye uçucu yağından cilt bakım kremleri ve losyonları hazırlanır. Doğal parfüm yapımında diğer uçucu yağlarla karıştırılır. Dinlendirici, sakinleştirici ve kas gevşetici aromatik banyo sularına, selülit ve karın çatlaklarını önleyici masaj yağlarına, nefes açıcı ve ağız kokusunu giderici ağız sularına katılır. Biberiye suyunun antiseptik ve ciltte kan dolaşımını hızlandırıcı etkisi vardır; bu nedenle özellikle yağlı ciltlerde saç kepeklenmesini ve dökülmesini engeller. Biberiyenin taze ya da kurutulmuş yaprakları koku ve tat vermek amacıyla et, balık, sebze yemeklerine ve çorbalara katılır. Eski Yunanistan’da biberiyenin hafızayı güçlendirdiği ve yenilediğine inanıldığından, hafızası zayıf olan insanlar başlarında biberiye tacı ile dolaştıkları söylenir. Biberiye içerisinde bulunan karnosik asit beyni serbest radikallere karşı koruduğu ve bu nedenle Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılabileceği rapor edilmektedir. Biberiye antioksidanları başta Omega yağ asitlerince zengin bitkisel yağlar olmak üzere raf ömrü kısa olan gıda ürünlerinin bozulmasını engellemek amacıyla kullanılmaktadır. Roma da sadakatin simgesi olarak bilinir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye tipik bir Akdeniz bitkisidir. Sıcağı ve güneşi çok sever, ancak kış mevsiminin aşırı soğuklarına karşı çok duyarlıdır. Bu nedenle fazla yüksek rakımlarda yetişmez, rakım arttıkça ve denizden uzaklaştıkça biberiyede uçucu yağ oranı azalır. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çok yıllık çalı formunda bir bitki olduğundan her 10-12 yılda bir toprak yüzeyinin 5 cm yukarısından budanarak gençleştirilir. Biberiye uçucu yağının güçlü anti mikrobiyal ve repellent etkisi olması nedeniyle, biberiye hastalıklara ve zararlılara karşı oldukça dirençli bir bitkidir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tedavide yaprakları (Rosmarini folium) kullanılır. Çiçek açma zamanında topraküstü aksamı toplanır. Kuruduktan sonra yaprakları ayıklanır.  </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hoş kokusundan faydalanmak için kuru dallarını yakarak tütsü olarak değerlendirilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Antioksidan ve antienflamatuar özelliklidir. Antifungal etkisiyle Candida mantarına karşı etkili olduğu belirtilmiştir. Hazımsızlık, konsantrasyon kaybı, şişkinlik, baş ağrısı, solunum yolu iltihapları ve mide kramplarında da kullanılır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Uçucu yağı hafızayı güçlendirir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayı son dönemde popülerliği artan bitki çaylarından biridir.  Sindirimden hafızaya, baş ağrısından regl ağrılarına birçok şeye iyi gelen biberiye çayının faydaları; taze ya da  kurutulmuş  biberiyeyi  çayı 5 dakikada hazır olur. İşte biberiye çayının tarifi,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayı yapmak için gereken malzemeler:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1 su bardağı içme suyu</span><br />
<span style="color: #000000;">1 tatlı kaşığı biberiye</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Suyu kaynatıp bardağa alın. İçine bir tatlı kaşığı biberiye eklenir. Ağzı kapalı bir halde 5 dakika kadar demlenmesi için beklenir, sonra süzüp bardağa alınır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Eğer biberiye çayının tadı size acı geliyorsa içine bir tatlı kaşığı bal da eklenebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayının lezzetini artırmak istiyorsanız içine lavanta ve dağ kekiği de ilave edebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayını bol miktarda yapıp saçınızı yıkadıktan sonra durulama suyu olarak da kullanabilirsiniz.  Biberiye çayı saçınızın uzamasını kolaylaştıracaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>BİBERİYENİN YAN ETKİLERİ</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiyenin yüksek dozda kullanımı toksit etki yapabilir. Kansızlık varsa ve demir takviyesi alınıyorsa biberiye kullanılmamalıdır. Hassas ciltlerde irritasyona sebep olur. Hamile ve emzirenler kullanmamalıdır. Her şeyin olduğu gibi biberiye çayının aşırı tüketiminin de vücuda bazı zararları bulunabilir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayı fazla tüketilirse zehirlenme riski olabilir. Epilepsi krizlerini tetikleme riski olan biberiye çayını, bu hastalığa sahip olanların tüketmesi önerilmez.  Biberiye çayının kan dolaşımı artırıcı özelliği de bulunuyor. Bu sebeple yüksek tansiyonu olan kişilerin de doktor kontrolünde tüketmesi gerekir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sema KIRLIOĞLU (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri) </strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aralık 2020</span></strong></p>
<p><span style="color: #999999;"><em>Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/herbs-on-teal-surface-5968221/" target="_blank" rel="noopener">Vanessa Loring</a></em></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/08/biberiye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AYURVEDA &#8211; BESLENME VE SİNDİRİMDE ALTI TAT</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/08/beslenme-ve-sindirimde-alti-tat/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/08/beslenme-ve-sindirimde-alti-tat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2023 10:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8304</guid>

					<description><![CDATA[Ayurveda; Ayur “yaşam” ve Veda “bilme, bilgi” kelimelerinden oluşur. Yaklaşık beş bin senelik geleneksel Hint tıp bilimidir. Gizli, saklı değil açık, net ve sadedir. Sağlıklı ve uzun yaşama sanatıdır. Ayurvedanın kendini ifade ettiği bakış açısını yakalamak önemlidir. Evrenin dokusunun mükemmel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Ayurveda; Ayur </span><b>“yaşam” </b><span style="font-weight: 400;">ve Veda </span><b>“bilme, bilgi”</b><span style="font-weight: 400;"> kelimelerinden oluşur. Yaklaşık beş bin senelik geleneksel Hint tıp bilimidir. Gizli, saklı değil açık, net ve sadedir. Sağlıklı ve uzun yaşama sanatıdır. Ayurvedanın kendini ifade ettiği bakış açısını yakalamak önemlidir. Evrenin dokusunun mükemmel halini gözlemleyerek oluşturulmuştur. Yaşamda evren ile büyük bir ahenk vardır.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda’ nın da dayandığı yaradılış felsefesine göre evren ve evrende yaratılmış olan her şey beş elementten oluşur. Boşluk, hava, ateş, su ve toprak. Bu noktada adım adım ilerlediğimizde yaratılmış olan her besin kaynağı da bu elementleri içerir. Ayurvedaya göre altı tat vardır ve bu tatlar da beş elementi kapsar. Her bir tatta bazı elementler daha baskındır. Tatların taşınmasında esas olan element sudur. Su molekülleri tatları taşır, ağzımız kuru ise tat alamayız. Bildiğimiz bir tadı sadece düşünmek bile ağzı sulandırır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Beden tipimiz yani doshalarımız da elementlerden oluştuğuna göre her tadın </span><b>vata, pitta ve kapha dosha</b><span style="font-weight: 400;"> üzerinde etkisi farklıdır.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedada Beslenme “Rasa” dır. Kavram olarak hayattan tat alma, ilgi duyma, öz, nektar, plazma anlamlarına da gelir. Bunlar çok güçlü kavramlardır. Beslenme sadece fiziksel değil zihinseldir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Tatlar ve elementler arasında çok derin bir iletişim vardır. </span><b>Ateş</b><span style="font-weight: 400;">, hava ve boşluk elementleri yukarı eğilimli olup hafif tatlardır ve bedenin yukarı bölümünde toplanır, hafiflik hissi verir. </span><b>Su ve toprak elementleri</b><span style="font-weight: 400;"> ise aşağı eğilimli olup ağır tatlardır ve bedenin aşağı bölümünde toplanır ve ağırlık oluşturur. Buna bağlı olarak da yediğimiz besinler ile hafiflik ve ağırlık hisleri oluşur. Beslenmede bu şekilde sınıflandırdığımız ağır ve hafif tatları oluşturan her bir elementi de besleyen yiyecekler vardır. Buna göre; toprak elementini besleyen yiyecekler; tohumlar, kuruyemişler, etler, mantarlar, kök sebzeler,pirinç gibi hububatlar, fasulye, barbunya, güneşte kurutulmuş meyveler ve minerallerdir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Su elementini</b><span style="font-weight: 400;"> besleyen yiyecekler; süt ve süt ürünleri, kavun, karpuz gibi sulu meyveler, kabak,salatalık gibi sulu sebzeler ve tuzdur.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ateş elementini</b><span style="font-weight: 400;"> besleyen yiyecekler; baharatlar, ananas, limon, greyfurt gibi ekşi meyveler, tütünler ve alkollerdir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Hava elementini</b><span style="font-weight: 400;"> besleyen yiyecekler; sert ve ham halde toplanıp kurutulmuş meyveler, ham sebze ve meyveler, brokoli, lahana gibi sert sebzeler, patates, patlıcan, domates ve baklagillerdir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Boşluk elementini</b><span style="font-weight: 400;"> besleyen yiyecekler; filizler, taze sebze suları, yosunlardır. Bu elementleri ve beslendikleri yiyecekleri göz önünde bulundurarak doshamızın hangi tatlardan nasıl etkileneceğini ve hangi tatlarla dengelenebileceğini görebiliriz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedada altı tadın dengesi yaşamın anahtarlarından biridir. Yaratılışımızdaki beş elementi bu altı tadın elementler kombinasyonunda görürüz. Ayurveda, bir yemekteki yağ, protein ve karbonhidrat miktarlarını dengelemeyle ilgili Batı beslenme modelinden farklı olarak, beş elementi dengelemeye de odaklanır. Her bir tadın yapısını ve bize etkisini çözdüğümüzde sindirimimizi dengeleyebilir ve doğru beslenebiliriz. Ayurveda, her öğünde bu altı tat bulunursa doshaların da dengede olur demektedir. Beslenmede denge, sağlıklı bir beden ve sağlıklı bir zihin demektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Bu altı tat sırası ile: </span><b>Tatlı-Ekşi-Tuzlu-Keskin -Acı-Buruk</b><span style="font-weight: 400;"> tur. Bizde ve batı yemeklerinde en çok tatlı, ekşi, tuzlu tatlar ön plandadır. Diğer tatlar olmadığında dengesizlik söz konusudur. ”Benzer benzeri arttırır, zıtlar denge getirir” kavramı doshaları dengelemek için anahtar Ayurvedik bir ilkedir. Yani kendimizi bildiğimiz ve niteliklerimizin farkında olduğumuzda, tatlar da zıttı ile dengelenecek ve sanki sırlar çözülecektir. Örneğin; tatlı, ekşi ve tuzlu yiyecekleri çok tüketiyorsak, öğünlerimize acı, keskin ve buruk tatlar ekleyerek</span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">dengemizi sağlayabileceğiz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tatların elementlerine ve özelliklerine bakacak olursak;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>1.Tatlı Tat-Madhura:</b><span style="font-weight: 400;"> Toprak ve su elementleri baskındır. Ağır, serinletici, yağlı, yumuşak niteliklere sahiptir. Pitta ve vata doshayı azaltarak, kapha doshayı da arttırarak dengeye getirir. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır, yaşamın tadı… dediğimizde aslında vurguladığımız sevgidir. Sevgi tatlıdır. Sevdiklerimize tatlım, balım, şekerim deriz değil mi? Tatlılar da kendi içinde sert ve hafif tatlılar olarak ayrılır. Sert tatlılar; bal, hurma, şeker… Hafif tatlılar; süt, pirinç, buğday… Bunlardan birini yediğimiz an tüm hücrelerimiz sevgi olur. Tatlıyı tamamen hayatımızdan çıkarmak da çok tatlı yemek de tehlike sınırıdır, dengeli tüketilmelidir. Fazla tatlı tüketmek kapha doshayı ağırlaştıracağı için tembellik, ağırlık tıkanıklık, ödem yapar. Ölçülü tüketildiğinde uzun ömürlü oluruz. Cilt sağlığı, duyular, vücudun genel gelişimi için faydalıdır. Psikolojik olarak da aşırı tatlı tüketimi kin, sahiplenme, açgözlülük ve bağımlılık yaratır. Kararında alındığında zihni ve sinirleri yatıştırır, neşeyi, sevgiyi şefkati arttırır, canlandırır.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>2.Ekşi Tat-Amla:</b><span style="font-weight: 400;"> Toprak ve ateş elementleri baskındır. Akışkan, sıvı, hafif, yağlı, sıcak niteliklere sahiptir. Vatayı azaltarak, pitta ve kaphayı da arttırarak dengeye getirir. Yoğurt, sirke, peynir, narenciye, yeşil üzüm, fermante yiyecekler ekşi tat örnekleridir. Ekşi tat zekayı ve duyuları keskinleştirir. Tüm spazmlara iyidir, metabolizmayı uyarır ve kalbimizi besler. Fazlası ise akciğerleri tıkar. Psikolojik olarak; bütünü algılama, takdir etme ve ayırt etme gücünü arttırır, dikkatin süresini uzatır. Miktar arttıkça kıskançlık, yargılama başlar. Örneğin; bir ilişki sona erdiğinde ağzınızın tadı ekşi olur çünkü yargı devrededir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>3.Tuzlu Tat-Lavana:</b><span style="font-weight: 400;"> Su ve ateş elementleri baskındır. Ağır, yağlı ve ısıtıcı niteliklere sahiptir. Vatayı azaltarak, pitta ve kaphayı arttırarak dengeye getirir. Kaya tuzu, susam, deniz börülcesi tuzlu tat örnekleridir. Yemeğin ve her tadın tadını iyileştirir, ortaya çıkarır ve güzelleştirir. Biraz fazla olduğunda ise diğer tatları siler. Kolondaki gazların emilimini ve elektrolit dengeyi sağlar. Psikolojik olarak; şevk, ilham, güven ve cesaret verir. Fazla tüketilirse de kan kalınlaşır, ödem oluşur, cilt kırışır, erken yaşlanır, depresif hal oluşur. Hayatın tadı tuzu demek boşuna değildir. Tuz olmadan tüm hayat tatsız bir hal alır.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>4.Keskin Tat-Katu:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava ve ateş elementleri baskındır. Hafif, kurutucu, sıcak, berrak ve yayılımcı niteliklere sahiptir. Kaphayı azaltarak, pitta ve vatayı arttırarak dengeye getirir. Acı biberler, karabiber, hardal, zencefil, turp, sarımsak keskin tat örnekleridir. Az ve ölçülü alınan keskin tat ağzı temizler, dolaşımı hızlandırır, yağı yakar, kanı inceltir ve parazitleri atar. Sindirim ateşi tutuşur, sindirim ve emilim sağlanır. Çok tüketilirse de susuzluk, yorgunluk ve üreme hormonları etkilenir, eklem ağrılarını arttırır. Psikolojik olarak; engelleri aşma, yaşam gücünün artması ve odaklanmış zihin ile kararlılık artar. Agresiflik, kıskançlık olabilir. Tatlı tat keskin tadın olumsuz etkilerini siler.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>5.Acı Tat-Tikta:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava ve boşluk elementleri baskındır. Hafif, kuru, berrak ve serinletici niteliklere sahiptir. Vatayı arttırarak, pitta ve kaphayı da azaltarak dengeler. Narın beyaz kısmı, kahve, zerdeçal kökü, anason acı tat örnekleridir. Acı tat kendi başına lezzetsiz ama diğer tatların altındaki tatdır. Ölçülü acı tat bağırsaklara ve sindirime iyi gelir, cildi güçlendirir. Fazla acı kuruluk yapar, kemik iliğini azaltır. Psikolojik olarak; fazlası şüphecilik yapar, kararında alındığında zihni içe döndürür, tutku ve arzuları azaltır, farkındalığı arttırır. Hayatınızda acı varsa tatlı yemek zihinsel denge sağlayacaktır. Aslında baktığımızda topraklarımızdaki geleneklerde de bunu görürüz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>6.Buruk Tat-Kashaya:</b><span style="font-weight: 400;"> Hava ve toprak elementi baskındır. Ağır, kuru, sert ve serinletici niteliklere sahiptir. Pitta ve kaphayı azaltarak, vatayı arttırarak dengeler. Ham meyveler, nar,</span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">bakla, yeşil yapraklı sebzeler buruk tat örnekleridir. Ölçülü tüketilirse iltihaplara ve tıkanmalara iyi gelir. Fazlası spazm, ağızda kuruluk ve kabızlık yapar. Psikolojik olarak; fazlası zihni dağıtır, korku, endişe, takıntı, sinir yapar, kararında alındığında zihni organize eder.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda sindirime “Pachana” der. Beslenme ve sindirim bir ipteki iki cambaz gibidir ve denge ile hareket ederler. Dilin farklı bölgeleri farklı organlarımızla ilgili olduğu gibi altı tadı da farklı bölgelerden alır. Sindirimi başlatan dildeki tat algısıdır. Dilin ucu her zaman tatlı tadı alır. Ayurvedaya göre bir öğünün tamamen sindirilmesi için altı saat gerekir. Altı tadı içeren bir beslenme ardından sindirim tamamlandıktan sonra yenen yemek hem çok sağlıklı hem de çok tatminkar olur. Bununla birlikte tatmin eden bir öğünden sonra gereksiz ara öğünler de olmayacaktır. Tüm sindirim süreci, ilk lokmayı ağzımıza aldığımız ve tükürüğümüz ile temas ettiği anda başlar. Yemeği yavaş yemek ve çok çiğnemek sindirim sürecine önemli bir katkıdır. Beslenmede belirttiğimiz tat sıralaması sindirimde de aynı şekilde ilerler. Yani;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>1.saat tatlı tat aşamasıdır. </b><span style="font-weight: 400;">Yiyecek ağızdan mideye yol alır ve parçalara ayrılır. Toprak ve su elementleri baskındır. İlk aldığın tat tatlı tat olduğunda bu iki element bağ kurar. Kapha dosha artar. Toprak elementinin yarattığı ağırlığa biz aramızda yemek sonrası üzerime bir ağırlık çöktü deriz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>2.saat ekşi tat aşamasıdır.</b><span style="font-weight: 400;"> Yiyecek hala midededir ve daha küçük parçalara ayrılır. Toprak ve ateş elementleri baskındır. Oluşan hidroklorik asit yediğimiz proteini parçalamaya başlar ve yiyecekler ekşir, ateş elementi her şeyi yukarı ittiği için midede hafiflik hissedilir. Sindirim sırasında aşırı pitta enerjisi, egzama ve kızarıklık gibi dengesizliklere neden olabilir. Eğer bünyemizde pitta dosha baskın ise buna dikkat etmek gerekir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>3.saat tuzlu tat aşamasıdır.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu aşamada artık toprak elementi yoktur ve su ile ateş elementleri baskındır. Yiyecek ince bağırsağa geçmiştir. Besini duodenumun tüm uzunluğu boyunca hareket ettirmek yaklaşık bir saat sürer, bu sindirim aşaması tamamen pittadır. Bunun nedeni, ateş olan asidik yiyecek ve safra karışımı, su olan pankreas özsuyu ile buluşur ve tuzlu olur. Safra ve pankreas enzimleri alkalidir. Asidik ve alkalin kombinasyonu, tuzlu suya çok benzeyen bir madde üretir. Sindirimin tuzlu aşamasında, yemeğimizde bulunan yağları, proteinleri ve karbonhidratları sindiririz. Bu aşamada yalancı acıkma olur. Yemek yemeden bu durumu bastırmak için birkaç kuruyemiş atıştırabiliriz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>4.saat keskin tat aşamasıdır. </b><span style="font-weight: 400;">Hava ve ateş elementleri baskındır yani gaz devrededir. Ateş havayı ısıttığı için gaz oluşur. Bu durum ince bağırsağımızın ikinci kısmı olan jejunumda meydana gelir. Bu aşamada, iyice parçalanmış yemeğimiz enzimlerle dolar. Bünyemiz ağırlıklı pitta dosha ise bu evrede aşırı ısınabilir ve döküntü, kurdeşen gibi cilt rahatsızlıkları görülebilir. Bünyemiz ağırlıklı vata dosha ise de aşırı şişkinlik veya gaz oluşabilir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>5.saat acı tat aşamasıdır.</b><span style="font-weight: 400;"> Hava ve eter elementleri baskındır. Şimdiye kadar yediğimiz yiyecekler ince bağırsağımızın son bölgesi olan ileuma inmiştir. Mide ve bağırsaklar iyice hafifler ve açlık başlar. Beden serinler ve pitta sakinleşir. Genellikle bu aşamada hakim olan elementler nedeniyle hafiflik hissi oluşur ve açlık sinyalleri çalmaya başlar. Ancak tam sindirim süreci tamamlanana kadar tekrar yemek yememek önemlidir.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>6.saat buruk tat aşamasıdır. </b><span style="font-weight: 400;">Bu aşamada toprak elementi tekrar devrededir. Belli minerallerin, vitaminlerin ve suyun emilimi için buruk tat gereklidir. Artık yediğimiz yemekler çekumdadır ve sindirim tamamlanmış olup bedensel atıklar oluşmuştur. Sindirim sistemimiz, oluşan atıklarla beraber bedendeki ama (toksin) yı da dışarı atar. Artık tekrar yemek yiyebilirsin.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her öğünün altı saatte sindirildiğini göz önüne alırsak bu aralıkta tekrar bir şeyler yemek sindirimin zekasını bozar. Yani bir yola çıktınız varışa gelmeden başa dönüp tekrar yola çıkmak gibi. Hücresel ve bedensel zeka algısı bozulduğunda hastalıklara ortam hazır olur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Tülay Kospançalı</b></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Aralık 2021</b></span></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf : <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/bowls-vegetables-dish-over-a-tree-stump-6232611/" target="_blank" rel="noopener">Anastasia Shuraeva</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/08/beslenme-ve-sindirimde-alti-tat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Defne</title>
		<link>https://devakoy.com/2022/10/05/defne/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2022/10/05/defne/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2022 13:59:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[defne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=7887</guid>

					<description><![CDATA[Romalılar ve Yunanlılar savaş ve spor zaferlerin de defne yapraklarından yapılan çelenkleri taç olarak kullanırlardı. Romalılar ayrıca defne yaprağının insanları yıldırım çarpmasına karşı koruyucu olduğuna inanır ve fırtınalı havalarda yanlarında birer defne dalı bulundururlardı. Defne, Anadolu’dan köken almış ve başta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Romalılar ve Yunanlılar savaş ve spor zaferlerin de defne yapraklarından yapılan çelenkleri taç olarak kullanırlardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Romalılar ayrıca defne yaprağının insanları yıldırım çarpmasına karşı koruyucu olduğuna inanır ve fırtınalı havalarda yanlarında birer defne dalı bulundururlardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne, Anadolu’dan köken almış ve başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere dünyanın benzer ekolojilerine uyum sağlamıştır. Türkiye başta olmak üzere Akdeniz ülkelerinde hem kültür hem de doğal plantasyonlarda defne üretimi yapılmaktadır Türkiye dünya kuru defne yaprağı üretiminin yaklaşık %90’ ını gerçekleştirmektedir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Defnenin yaprakları daha çok baharat ve uçucu yağ meyvelerinden ise daha çok sabit yağ elde etmek için faydalanılmaktadır. Bu yağdan Hatay ve Muğla yörelerinde sabun (ghar) üretilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne sabunu bilhassa cilt ve saç bakımında çok tercih edilir. Ayrıca temizlik ürünlerinde ve dondurulmuş gıdalara koruyucu olarak katılır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Defne tipik bir Akdeniz bitkisidir. Kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçen iklim bölgelerine çok iyi uyum sağlamıştır. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sıcağa çok dayanıklı olmakla birlikte soğuğa oldukça duyarlıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne toplama mevsimi yaz ve güz aylarıdır. Defnenin ekonomik olarak değerlendirilen kısımları yaprakları (Folium Lauri) ve meyveleri (Fructus Lauri)’ dir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne tohumundan elde edilen yağ konsantrasyon ve odaklanma sağlar. Canlandırıcı bir aromaya ihtiyaç duyduğunuz da yağının kokusunu içinize çekebilirsiniz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Saçlar üzerinde de canlandırıcı ve uyarıcı bir etkisi vardır. Defne tohumu yağını hem vücudunuza ve hem de saçınıza rahatlıkla uygulayabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vücut için cildinize uyumlu olan susam yağı, hindistan cevizi ya da tatlı badem yağı içerisine birkaç damla defne tohumu yağı ekleyerek vücudunuza masaj yapabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Saçınız için ise eşit miktarda zeytinyağı ve tatlı badem yağının içerisine birkaç damla defne tohumu yağı, lavanta yağı ve biberiye ekleyerek canlandırıcı bir bakım yağı edebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Uçucu yağ kullanımı hassas bir konudur. Bu nedenle 30 ml sabit yağ içerisine toplamda en fazla 6 damla uçucu yağ ekleyin.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Sema Kırlıoğlu</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kasım 2020</span></strong></p>
<p><span style="color: #999999;"><em>Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/close-up-shot-of-bay-leaves-on-a-spoon-10487772/" target="_blank" rel="noopener">Victoria Bowers</a></em></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2022/10/05/defne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
