<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deva Köy</title>
	<atom:link href="https://devakoy.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://devakoy.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Sep 2024 17:21:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Hoşgörü</title>
		<link>https://devakoy.com/2024/09/23/hosgoru/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2024/09/23/hosgoru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 17:19:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=9401</guid>

					<description><![CDATA[Herkes, hepimiz mutlu ve huzurlu olmak istiyoruz ama bunu nasıl gerçekleştireceğimizi bir türlü anlayamadık. Hatta küçük sorunları derin bir kaygıyla yaşarken bize neşe, canlılık ve mutluluk verecek sıradan ve zahmetsizce sahip olduğumuz onca şeyden hiç ama hiç keyif alamaz hale [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Herkes, hepimiz mutlu ve huzurlu olmak istiyoruz ama bunu nasıl gerçekleştireceğimizi bir türlü anlayamadık.</span><br />
<span style="color: #000000;">Hatta küçük sorunları derin bir kaygıyla yaşarken bize neşe, canlılık ve mutluluk verecek sıradan ve zahmetsizce sahip olduğumuz onca şeyden hiç ama hiç keyif alamaz hale geldiğimizi kim reddedebilir?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kendimizi zihnimizdeki düşüncelerle öylesine bütünleştirmiş bir haldeyiz ki bedenlerimiz var mı yok mu belli değil; ancak bir yerimiz ağrıdığında, acıdığında; acıktığımızda fark ediyoruz bedenlerimizi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Zihinler çözümlenmemiş, hatta belki unutulup silinmiş duygusal deneyimlerden arta kalan, benliğe yönelik agresif ve kısıtlayıcı yargılarla yada korku ve kaygıyla doluyken bedenlerimiz şiddete açık hale geliyor. Bir tarafta elindeki güç oranında diğerini hiç düşünmeden hayatı kendi istek ve arzuları doğrultusunda yaşamayı seçen hoşgörüden ve anlayıştan uzak zihniyetler ile diğer tarafta aşırı hoşgörü göstererek yaşamda kalmaya çalışanlar arasındaki eşitsizlik büyürken kaçınılmaz bir şekilde toplumsal bölünme ve çatışma da derinleşiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Nefret, öfke, ve şiddetin giderek arttığı bir dünyada kalplerimiz ard arda duyduğumuz acı haberlerle kapanıp sıkışırken, zihinlerimiz endişe içinde körleşiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kimsenin kimseye tahammülünün olmadığı bir ortamda özgürlükten bahsetmek mümkün mü?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaşam tarzı, inancı, cinsel yönelimi, fikirleri, etnik kökeni nedeniyle çoğunluktan ayrışmış ve farklı olana, hoşgörüsüz, cezalandırıcı, dışlayıcı tavrın hakim olduğu korkuyu besleyen bir düzenin içinde sen eşine, çocuğuna, arkadaşına, hatta sokaktaki yabancıya seninle aynı düşüncede ya da yönelimde olmadığında nasıl bir tavır içine giriyorsun?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hoşgörü; çatışmadan kaçınmak için değil ama her birimizin var olma hakkını korumak üzere birbirimize koşullara bağlı olarak verdiğimiz bir destektir ve ilişkilerimizde çok önemli bir yere sahiptir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Her davranışı yada her düşünceyi hoşgörüyle karşılamak zorunda değiliz elbette. Yarattığı sonuçları açısından gösterdiğim anlayış digerini kontrol etmek için değil onun kendi yolunu özgürce bulmasında ona destek vermek için olmalıdır. Ve aynı zamanda birine gösterdiğim anlayış onun diğerine zarar veren bir davranışını yada fikrini görmezden gelmek olmamalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kendime karşı hoşgörülü olmam; seçeneklerimi görebilmem ve gerektiğinde değişiklik yapma cesaretine sahip olmamı gerektirebilir. İstismara dayalı bir ilişkide diğerine yada durumun getirilerine bağımlı olduğum için aldırmıyormuş gibi yapmam kendime karşı hoşgörüsüz ama diğerine karşı aşırı hoşgörülü davrandığım yerdir ve burada başka birine alan açarken kendi alanımı daralttığımı fark etmem bile.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kadınların ve çocukların şiddete maruz kaldığı ve şiddet gösterenlerin mazur görüldüğü günümüzde toplumsal ölçekte hoşgörünün tamamen yanlış anlaşıldığı ortada.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Neye, ne kadar hoşgörü göstereceğimi iyi tartmam gerekiyor. Hoşgörüsüzlük kadar hoşgörü de olumsuz sonuçlar doğurabileceğinden aslında paradoksal bir değer bu. Bir annenin çocuğuna göstereceği sonsuz ve koşulsuz anlayış onu kendisi ve toplum için fayda yaratacak davranışı öğrenme deneyiminden yoksun bırakacaktır; hoşgörüden tamamen yoksun bir ortamda büyüyen bir çocuk ise, sürekli diğerinin ne yapacağına dair kaygı içinde ve dünyanın ona karşı olduğu inancıyla savunma halinde takılı kalmış korku ve öfke dolu bir benliğe sahip olacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hoşgörünün yanlış anlaşıldığı yerde baskı, kontrol ve cezalandırma artarken; korku ve kaygı içinde hep bir savunma halinde yaşayan ve hayatta kendi yolunu bulma özgürlüğü elinden alınmış mutsuz bireyler olarak mutluluğu yanlış yerlerde arıyoruz sanki.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mutluluk tek başımıza erişebileceğimiz bir sonuç olamaz. Birbirimizin mutluluğundan sorumluyuz. Ancak bunu idrak ettiğimizde ve bu sorumluluğu üstlenip davranış ve seçimlerimizi yönlendirmesine izin verdiğimizde o bir türlü ulaşamadığımız yada tam yakalamışken elimizden kaçıp giden huzur ve mutluluk kendini her koşulda yoktan var edecektir. Ben buna gönülden inanıyorum, ya siz?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Funda Ergönül Battle</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #999999;"><a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/photo-of-people-reaching-each-other-s-hands-4672717/" target="_blank" rel="noopener">Fotograf: Anna Shvets</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2024/09/23/hosgoru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçinde Olanı Dışarı Çıkar</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/09/06/icinde-olani-disari-cikar/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/09/06/icinde-olani-disari-cikar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 12:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=9014</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bak bakalım “Şu anda ne istiyorsun? Beni istediğime götürecek hareket ne?”  Hayatın şöyle bir kuralı var, seni isteğine götürecek hareket çoğu zaman içinden gelir, bir sabah yataktan coşku ile kalkarsın o an ne istediğini bilen ve harekete hazır biri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bak bakalım “Şu anda ne istiyorsun? Beni istediğime götürecek hareket ne?” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hayatın şöyle bir kuralı var, seni isteğine götürecek hareket çoğu zaman içinden gelir, bir sabah yataktan coşku ile kalkarsın o an ne istediğini bilen ve harekete hazır biri vardır. İçinden gelen coşku seni yaratmaya doğru yönlendirir ve sen ilk adımları atarsın. Ertesi günlerde sorgu başlar aslında bu yaptığımı kim beğenecek? Allahım ben ne yapıyorum? Aslında anlatmak istediğimi tam anlatamadım… Bunu nereye satarım? Vs vs…  zihin deneyim çuvalına elini atmış ve karıştırmaya başlamıştır “zaten ben…” diye başlayan cümle seni aşağıya doğru çeker. Sen, o yarattığın neyse bir kenara koyar yine kabuğuna çekiliverirsin. Üzgünüm, sen durabilirsin ancak hayat kendi planları ile akmaya devam eder. Hareket etmeyi reddeder, çekilirsen bu kez hareket sana dışarıdan gelir.  Hayat seni konfor alanının dışına iter, artık o yataktan coşku ile değil “ne yapsan da bu berbat alandan çıksam” diye kalkarsın. Sabahın köründe hareket etmen için bas bas bağırır, bacakların ağrır, kasıkların ağrır, gecenin bir saçma saatinde uyanırsın, bir yeme veya hiç yememe hali basar üzerine, elin kolun bedenin hiçbir yere sığmaz bir kıpırda diye dürtülürsün. İçerideki dışarıya çıkamayan potansiyelin seni dürter durur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Haaa sen yine görmezsen hayat boynuzunu geçirir, canın öyle acır ki beş ayda yaratacağını bir haftada dökmeni sağlar çünkü artık kök güçlü ve gövde esnek her yana eğilebilir. Acıya rağmen dökmüyorsan yaratıcılığını, sen acını ızdıraba çevirip girdapta döner durursun (hala girdapta döndüğünü düşünüyorsan kök çakra çalışmasına devam et). Girdapta dönme &#8211; Su gibi akmaya ne dersin? &#8211; Önce merak gelecek, yargılama merakını çocuk heyecanını hatırla onunla kal biraz, yaratma hali bu, durma ve suçluluk duygusu ile birlikte gelebilir onları da gör yine yargılama yok. Şimdi ne hissediyorum? Sorusuna yanıtların artık net hislerinle hemhal oldun sen. Orada gördüğün suçluluk hissi seni aşağıya çekmesin onu sadece gör ve harekete devam et. Suçluluk sakral çakranın gölge duygusu, yani kötü, yani bunun normal olduğunu söyle kendine hareketin durmasına izin verme “sobe” de suçluluk hissine. En önemlisi şu ki bizi doğa etkiliyor ve gökyüzünde gezegenler hiç boş durmuyor, ay tutulması, dolunay, gezegenlerin hareketi, bunların hepsi suyu yönetiyor evrende ve senin bedeninin neredeyse % 70’i su, tüm evrende su çekilirken sende de su çekiliyor ve sakral çakranın elementi su arkadaşım. Bırak çekilsin içinde bir şeyler, sonra geri gelecek, sen hislerde kal ve ne istediğini fark et. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğa sen kabul edersen senin yanında, sen kabul etmez zorlarsan sen onu karşına alırsın, o sana öyle bakar “ne yapmak istiyor acaba bu arkadaş?” diye, akar seni beklemez, ya sürüklenirsin yara bere içinde ya da sırtını bırakırsın akışa, sen bilirsin. Bir de şöyle bir şey var kandıramazsın evreni “eller kalbin önüne, al derin bir nefes bırakıyorum kendimi” diyerek kandırmaya çalışma dürüst ol, ya bırak ya da bırakmadığını gör ve bırakmak için araştırma için de ol. Bırakmadığın sürece akmayacak, hortumun kıvrılan yerini bulman gerek belki yeniden kök çakraya ineceksin korkma, yenildiğini, beceremediğini düşünme. Burada sana kötü bir haber vermek istiyorum ki artık eski gözü kapalı haline dönmen “imkansız” çünkü toprağı kaldırdın, temele girdin, çalışma odasındasın ve hareket etmek zorundasın. Zevk aldığın yerleri bul, haz aldığın çalışmaları bul, bunlar sana basit ya da saçma gelebilir. Koskoca mimar olmuşum yaptığım kek kabardı diye kendimi alkışlayayım mı? evet alkışla o keki herkes kabartamıyor. Kapat gözlerini kendini müziğin kollarına bırak bedenin, nefesin tüm hücrelerin ritmin içinde aksın. Bırak kendine karşı olan yargılarını, dans içinden gelsin bir kural olmasın, herkes gibi de olmasın sadece sen olsun “sen bu müzikle ne hissediyorsun? Sen ne yapmak istiyorsun?” -İnan beden bilge- senin zihnin onu yönetmez, hareket gelmesi gerektiği gibi ihtiyacı olan kadar gelecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Haz aldığın yerde nefes al ve suçluluk hissi duyduğun yerde ver nefesi, bırak bu suçluluk hissi şu ana ait değil. Durduğun yerde sadece dur yargılama, aktığın yere güven bırak sırtını, tutunsan da yara alacaksın, gözlerini kapatıp bıraktığında bir yere çarpsan da, yaralarla varız hayatta, yaraları üflemek bir efor harcamak, o da bir hareket. Harekete geçmek cesarete attığın bir adım aslında yanlış mı? doğru mu? diye yargılama sadece harekete geç.  Sen sorumluluğunu alacak kadar büyüdün, “yanlış yapmışım” diyerek yeniden başlamak sana zor gelmez. Eforsuzluğun içindeki eforu hisset. Uslu uslu duran çocuk mutlaka yaramazlık yapmaya hazırlanıyordur. Çocuk merakını salıver. Burası evin çalışma odası dedik deneme yanılma normal hareket illaki başarı ile sonuçlanmaz hayattaki tek başarı senin kendini iyi hissetmen. Sakral çakranın ilgili salgı bezleri östrojen ve testosteron hormonu yani senin cinsel hayatın da burada merak araştırma, kendini keşif, haz almaya açık olmak ve bırakma hali bu olanı var eder. Nasıl ki su hayat kaynağımız, sekste hayat kaynağımız enerjetik ve üreme, çoğalma açısından özellikle bilinç dışında bizi meşgul eden bir alan. Bedeninin tüm ihtiyaçlarını farkındalık ile karşıla şu andan itibaren yediğin yemek seni hayatta tutsun ama zevkte versin, hareket etmek spor yapmak bedenine iyi gelirken sana haz da versin, sevişmek görev değil haz alanında olsun birikeni boşaltma zevk aldığın yeri bul ve meraklı ol. Kök çakrada hayatta kalmak için beslenmek gerekiyordu, Svadhisthana Çakrada duyguları beslemek gerek, biz reiki uygulayıcıları ikinci çakra ile boğaz çakrayı dengeleriz ki vishuddha çakranın duygusu dürüstlük ve iletişimdir. Kendinle iletişimde olduğunda haz aldığın alanı kendine dürüst, içine dönerek hislerinle hemhal bulduğunda, fark ettiğinde, kendini ifaden değiştiği gibi dışarıdan gelen sesi doğru duyman gerçekleşir. Akış tek başına olmaz aktığın hayatta dokunduğun, tanıştığın bir sürü hayat var, onları duymak, görmek ve onlarla birlikte uyum içinde akmak önemli olan. Bırakmak, akmak Svadhisthana çakranın işiyken, uyumla, ritimle akmak vishuddha çakranın işi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Şimdi sen dön kendine bir bak bırakabilecek misin? Hayatın ritmi değiştiğinde sen ne yapıyorsun? Ritme uy, bazen hareket et bazen durduğunda beslendiğini gör ve gerçek akışa bırak hayatını, akıyor, duruyor, hızlanıyor, yavaşlıyor sen sadece kendi gerçekliğinle ifadeyi şimdi bedeninde hisset gerisini salla şimdi. Sallamayı öğrendiğin yer burası yani salla kalçalarını serbest bırak tüm hisleri, gerçeği gör ve yola devam.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sevgiyle </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Yeşim</span><span style="font-weight: 400;"> Atik </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #808080;">Fotograf: <a style="color: #808080;" href="http://Photo by Jarosław Miś: https://www.pexels.com/photo/photo-of-waterfall-3087666/">Jarosław Miś</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/09/06/icinde-olani-disari-cikar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yugalar Hakkında</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/24/yugalar-hakkinda/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/24/yugalar-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 11:04:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8724</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; Hint mitolojisi ve kadim öğretilerine göre sonsuz yaşam dört döneme/çağa ayrılır. Öğretiler bu çağları Yuga olarak adlandırır ve sırasıyla Satya Yuga, Tretā Yuga, Dvāpara Yuga, Kali Yuga olarak sıralar. Dharma yani erdemler yasası da bu paralellikte dört ayağın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hint mitolojisi ve kadim öğretilerine göre sonsuz yaşam dört döneme/çağa ayrılır. Öğretiler bu çağları Yuga olarak adlandırır ve sırasıyla Satya Yuga, Tretā Yuga, Dvāpara Yuga, Kali Yuga olarak sıralar. Dharma yani erdemler yasası da bu paralellikte dört ayağın üzerinde duran bir boğa ile tasvir edilir ve her bir yugada boğanın bir bacağını kaybettiği anlatılır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İlk çağ, Satya Yuga insanlığın en iyi çağıdır. Hakikat çağı veya altın çağ olarak da geçer. Bu çağda suç yoktur. İnsanlar nazik ve arkadaş canlısıdır. Dinler yoktur ve vedalar tektir. Herkes bilgedir, nihai mutluluk halinde yaşar. Tarım veya madencilik yapılmamaktadır; çünkü toprak o kadar zengin ve verimlidir ki tüm bunları kendiliğinden verir. Hastalık yoktur, yaşam süresi uzundur. Evren Tanrılar tarafından yönetilir. Boğa bu çağda dört ayağının üzerinde tasvir edilir. Lord Viṣnu, Satya Yuga’da, Matsya (balık), Kūrma (kaplumbağa), Varāha (yaban domuzu) ve Narasiṃha (aslan kafalı insan) olarak tezahür eder.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İkinci çağ Tretā Yuga’dır. Çağın dörtte üçünü erdemler, dörtte birini günahlar oluşturur. Yani dharma’nın temsili boğa bir ayağını kaybetmiştir ve artık üç ayaklıdır. Bu çağda erdemlerin hâkimiyeti azalır. İmparatorlukların dünyayı fethetme arzusu savaşları başlatır. Her kral kendi krallığının zenginliğini ister. Bu istek açgözlülük oklarını doğurur ve imparatorluklar arası güç savaşlarının ortaya çıkmasına neden olur. İklimlerin dengesi bozulmaya başlar. Lord Viṣnu, bu çağda Vāmana (cüce tanrı), Paraśurāma ve Rāma olarak vücut bulur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Üçüncü çağ Dvāpara Yuga’dır. Boğa artık iki bacaklıdır. Çağın dörtte ikisi erdemler, diğer dörtte ikisi ise günahlardır. Bu çağda insanların çoğu ataları kadar güçlü değildir. Erdemler ile terbiye edilmeleri gerekir. Hastalıklar insanlığı ele geçirmeye başlar. İnsanlığın cehaleti kavgaları da artırır. Vedalar bu çağda dörde ayrılır. Açgözlülük ve öfke büyük yıkımlara sebep olur. Büyük Hint destanı Mahābhārata bu çağa aittir. Lord Kṛṣṇa ve Buddha bu çağda yaşamış Lord Viṣnu enkarnasyonlarıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Son çağ Kali Yuga, karanlık çağdır. İnsanlar dharma’yı takip etmez olur. Ataları gibi güçlü ve cesur olan çok az kişi kalır. Toplum değerlerini kaybeder. Artık insanlar yalancı ve iki yüzlüdür. Bilgi kaybolur, yazıtlar değerini yitirir. İnsanlar yasak ve zararlı yiyecekler tüketmeye başlar. Doğa kirlenmiştir. Besin ve su kıtlığı baş gösterir. İnsanlık sağlığını kaybeder. Şehvet ve arzu önlenemez boyutta artar ve yıkımların temel nedeni haline gelir. Çağın dörtte üçünü günahlar oluşturur. Boğa artık tek ayak üstünde durmaktadır. Öğrenciler öğretmene saygı göstermez olur. Kali Yuga, çağların en kötüsüdür. Purāṇalar çağın sonlarında Lord Viṣnu’nun son tezahürü Kalki’nin beyaz atı ve elinde tuttuğu ateş kılıcıyla gelerek erdemlerden uzaklaşmış, adharma’ya düşmüş bu çağı sonlandırıp Satya Yuga’yı tekrar başlatacağını anlatır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu zamansız öğretileri aktaran ve değerini hatırlatan ustalarıma sonsuz hürmet ve minnetle…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Teşekkürler</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Didem GitaDevi Bilge </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">21 Haziran 2021</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/macro-shot-of-an-hourglass-11069123/">Towfiqu Barbhuiya</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/24/yugalar-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duhkha</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/24/duhkha/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/24/duhkha/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 10:58:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8720</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Kadim Vedik öğretiler Duḥkha yani acıyı 3 kategoride inceler. Bunlara tri-tāpa-yātana denir. &#160; ādhyātmika: Bedensel acı ve zihinsel ıstıraptan kaynaklanan acılardır. Kalıtsal hastalıklar, körlük veya topallık gibi sakatlıklar ve sağlık kurallarının ihlalinden kaynaklanan rahatsızlıklar bunun altında sınıflandırılır. Bununla birlikte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kadim Vedik öğretiler Duḥkha yani acıyı 3 kategoride inceler. Bunlara tri-tāpa-yātana denir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> ādhyātmika: Bedensel acı ve zihinsel ıstıraptan kaynaklanan acılardır. Kalıtsal hastalıklar, körlük veya topallık gibi sakatlıklar ve sağlık kurallarının ihlalinden kaynaklanan rahatsızlıklar bunun altında sınıflandırılır. Bununla birlikte endişeler ve evhamlar, bağımlılık ve hoşnutsuzluktan kaynaklanan zihinsel acılar da bu gruba girer. Acının kaynağı kişinin ta kendisidir. Çözüm de yine kişiden gelecektir.</span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> ādhibhautika: Vahşi hayvanlar veya diğer canlı varlıkların neden olduğu acılardır. Bunlardan bazıları, kalıcı hastalıklara veya fiziksel engellere sebebiyet verebilir. Bu nedenle bu tür acılara katlanmak ve sebat etmek gerekir. Acılar içeriden değil dışarıdan gelir. Onun için bu tür acıların bazıları önlem alınarak önlenebilir. Ve çözüm dışarının desteği ve katılımı ile ortak bulunur.</span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> ādhidaivika: Daiva kelimesi zamanın, doğanın ve görünmeyen elin veya kaderin gücünü anlatır. Değişen mevsimlerin neden olduğu hastalıklar, su, ateş veya toprak gibi doğadaki element dengelerindeki baskın değişimlerin neden olduğu doğal afetler, kara büyüler ve yaşlılıktan kaynaklanan doğal sıkıntılar bu gruba aittir. Acılara sebep olan durumlar kontrol edilebilir, önlem alınabilir durumda değildir. Çözüm için yapılabilecek tek şey sabır ve teslimiyettir.</span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Om Śānti Śānti Śāntī</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Didem GitaDevi Bilge </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Aralık 2020 </span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/sad-woman-standing-on-coast-of-sea-at-sunset-5273059/">Julia Volk</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/24/duhkha/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astroloji Zamanı Ölçen Büyük Bir Saattir</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/24/astroloji-zamani-olcen-buyuk-bir-saattir/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/24/astroloji-zamani-olcen-buyuk-bir-saattir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 10:52:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8717</guid>

					<description><![CDATA[Tıpkı gece yarısı 00:00’da başlayan yeni günün 24 saat sonra yerini bir başka güne bırakması gibi astrolojide de 20, 28, 45, 84, 200 yıl gibi pek çok döngü vardır. Bir dönemin perdesi açılırken diğer bir dönemin perdesi kapanmak üzeredir&#8230; &#160; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tıpkı gece yarısı 00:00’da başlayan yeni günün 24 saat sonra yerini bir başka güne bırakması gibi astrolojide de 20, 28, 45, 84, 200 yıl gibi pek çok döngü vardır. Bir dönemin perdesi açılırken diğer bir dönemin perdesi kapanmak üzeredir&#8230;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2021 yılı dünyayı derinden etkiyen 2020 yılının selefi olarak sahnede yerini almaya hazır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her ne kadar 6 tutulmanın yaşandığı 2020 yılı gibi olmasa da 2021 yılı da nadir bir göksel olayın ev sahipliğinde başlıyor; Jüpiter-Satürn kavuşumu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Jüpiter bize inancı, kadim bilgileri, bizden büyük bir güce teslim olmayı, şifayı, şefkati, merhameti, ufkumuzu genişletmeyi anlatır. 2021 yılı hem İkizler-Yay aksı tutulmalarının bir yöneticisi olarak Jüpiter konularına dikkati çekiyor hem de yine çok nadir bir göksel kavuşumun bir küresel pandemi ile</span> <span style="font-weight: 400;">yarattığı büyük yıkımdaki Jüpiter’in rolünün altını çiziyor.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2021 yılı İkizler-Yay aksında gerçekleşecek tutulmalara sahne olacak. Bu burçlar bilim ile inancın, analiz etme ile sorgusuz kabul etmenin, varsayımda bulunmak ile iletişim kurmanın arasında dengeyi kurmayı öğreneceğimiz bir yıl olacak. Öyle bir tutulma döngüsündeyiz ki bilgiye dair aklımıza gelecek her tür olaya şahit olacağız; bilginin iletilmesi, bilginin içeriği, iletişim kazaları, bilgi fanatikliği, bağnaz bilgi, körü körüne inanılanlar, detaylarda boğulup asıl bilginin göz ardı edilmesi, bilgi etiği, bilgi maliyesi vs. vs.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;"> 2021’de yaşanacak tutulmalar genel olarak geçmişten getirdiğimiz, bir zamanlar sadece belirli kişilerin ya da toplulukların erişiminde olan bilgiler, artık daha basit ve anlaşılır ve daha geniş toplulukların erişebileceği bir hal alacağını gösteriyor. Devaköy’ün şifa dağıtma misyonuna, kadim bir bilgiyi daha geniş kitlelere ulaştırma misyonuna ne kadar da uygun bir dönem </span><span style="font-weight: 400;">❣</span><span style="font-weight: 400;">️</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Diğer yandan dünyamız özgürleşme, yeni düzenlerin kurulması sancılarını bol bol çekecek 2021 yılında. Bir yandan değişken akslarda gerçekleşecek tutulmalar durumların ne kadar da hızlı değişeceğini, gündemi yakalamakta zorlanacağımızı gösterirken. Bir yandan da sabit bir burç olan Boğa’daki 7 yıllık seyrinin daha ilk çeyreğinde yer alan Uranüs, değişim tam tamlarını çalıyor. Bu öyle </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">bir değişim rüzgarı ki Berlin Duvarı’nın yıkılması görüntülerini, Scorpions’un Wind of Change şarkısı eşliğinde yine dinleyeceğiz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2021 yılı yıkılan düzene yeniden şekil verilme gayretlerine sahne olacak ama böylesi bir küresel şekillenmenin sabahtan akşama, 2020’den 2021’e geçişle tamamlanmayacağını söylemek doğru olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">21 Aralık 2020’de bir hava burcu olan Kova’da yaşanan Jüpiter-Satürn kavuşumu da (Kova’da en son 800 yıl önce kavuşmuşlardı) kitleler ve bilgi konusunda yaşanacak yeniliklerle yeni düzen kuruluşunun ilk adımlarının habercisi. Gerek yazılı gerekse sözlü toplumsal düzen kurucu olan Satürn ve Jüpiter, değişim rüzgarlarını savuran Uranüs ile sert bir açı ilişkisi içinde olacaklar. Yeni buluşlar, kitlesel hareketler, toplumsal olaylar, göç dalgaları işte bu yeni toplumsal düzen kuruluşu ile değişim baskıları arasındaki gerilim içinde gerçekleşecek. Bu iki ana konunun sabit burçlar ekseninde yaşanacak olması, özellikle elinde olana sıkı sıkı tutunan, esnemeyen, aman rahatım bozulur diye değişimin karşısında duran, kendinden büyük ilahi düzene teslim olmakta zorlananlar için zorluklarla hüküm </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">sürecek. Gelin bedeninizi, ruhunuzu ve zihninizi Devaköy’ün türlü türlü şifalı uygulamalarına bırakın, kâh Ayurvedik bir masaj kâh bir meditasyon kâh yoga seansıyla her yönden yumuşayın, esneyin ki değişim rüzgarları sert bile esse kırılmayın…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Özellikle şu burcu böyle etkiler demiyorum çünkü sabit burçlardan biri (Boğa, Aslan, Akrep, Kova) olmasanız da haritanızın bir yerlerinde bu burç enerjisi var, hepimiz aynı gökyüzü altında yaşamı paylaşıyoruz 🍀</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hepimiz biricik varlıklarız, sizi aynılaştırmaya çalışan hiçbir uygulamaya kendinizi teslim etmeyin.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu küçük yeni yıl değerlendirmesinin, Devaköy takipçilerine biricik yolculuklarında hoş bir nefes olmasını umuyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yeni yılınız kutlu olsun.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yıldız Öztürk-Astroloji Terzisi</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">30 Aralık 2020</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/the-prague-astronomical-clock-tower-4610741/">SHAHBAZ ZAMAN</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/24/astroloji-zamani-olcen-buyuk-bir-saattir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devaköy Röportaj</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/24/devakoy-roportaj/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/24/devakoy-roportaj/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 10:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8708</guid>

					<description><![CDATA[Sizleri tanıyarak başlayalım mı? Özlem Fraser: Çalışma hayatından emekliyim. 2017 yılında Köyceğiz Sokak Yogası Günlerine ailece katıldık. Köyceğiz’e, bu mesire alanına girdiğimiz anda başka bir dünyaya adım atmış gibi hissettik, sonrasında da yerleştik..  Ruhsan Sencer: Emekli diş hekimiyim.  Funda Yalılı: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Sizleri tanıyarak başlayalım mı?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser: </b><span style="font-weight: 400;">Çalışma hayatından emekliyim. 2017 yılında Köyceğiz Sokak Yogası Günlerine ailece katıldık. Köyceğiz’e, bu mesire alanına girdiğimiz anda başka bir dünyaya adım atmış gibi hissettik, sonrasında da yerleştik.. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsan Sencer: </b><span style="font-weight: 400;">Emekli</span> <span style="font-weight: 400;">diş hekimiyim. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Funda Yalılı:</b><span style="font-weight: 400;"> Emekli fizik öğretmeniyim. 41 yıldır Köyceğiz’de yaşıyorum eş durumundan Köyceğizliyim. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> 20 yıl kadar sigorta sektöründe, çok uluslu şirketlerde bütçe planlama ve mali koordinatörlük yaptım. Aksigorta mali koordinatörlüğünden emekli oldum. Kısa bir süre mentorluk ve </span><i><span style="font-weight: 400;">coaching</span></i><span style="font-weight: 400;"> ile ilgilendim ama asıl uzmanlık alanım bütçe raporlama oldu. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ebru Gümüş:</b><span style="font-weight: 400;"> Tekstil sektöründe çalıştım, genel müdürlük yaptım. Daha sonra çok yorulduğumu anlayıp bir mümessillikte çalıştım. 2017’de Köyceğiz’de festivale katıldım. Doğayı gerçekten çok seven birisi olarak Köyceğiz’e vuruldum diyebilirim, beni bir şekilde çekti. Geçtiğimiz Mart ayından beri de burada yaşıyorum.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Elif Kuleyin:</b><span style="font-weight: 400;"> Fizik bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra öğretmenlik, deney merkezinde bölüm sorumluluğu ve iş güvenliği uzmanlığı yaptım. 2017’den beri profesyonel olarak yoga yapıyorum. Köyceğiz’e 2019’da yerleştim.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ahu Başer:</b><span style="font-weight: 400;"> Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümünü bitirdim. Otelcilik sektörünün çeşitli alanlarında çalıştım. Daha sonra yönetici asistanlığı yaptım. 2013 yılında ana-baba toprağıma, çocukluğumun geçtiği Muğla’ya yerleştim.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Devaköy Doğal ve Sağlıklı Yaşam Derneği’nin çıkış noktasının Köyceğiz Sokak Yogası Günleri etkinlikleri olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Sokak Yogası Günlerini konuşmadan olmaz. Nasıl başladı ve nasıl devam etti bu etkinlikler?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Funda Yalılı:</b><span style="font-weight: 400;"> Emekli olduğumda ‘vaktimi nasıl geçiririm’ diye düşünüp üzülürken; Ferhan Anıkyöş Yüksel’in Ankara’dan Köyceğiz’e geldiğini duydum. Onun yoga derslerine katılmaya başladım. Zaman içinde grubumuz büyüdü, eve sığamadık. Ferhan ve biz, 10 kişilik grup burada, Kulak Mesire alanında açık havada yoga yapmaya başladık.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsan Sencer: </b><span style="font-weight: 400;">Ben</span> <span style="font-weight: 400;">yogaya 55 yaşında Ferhan Hoca ile başladım. Köyceğiz’e yerleşmiş bir grup olan bizler burada Ferhan hocamız ile yoga yaparken Ferhan’ın talebeleri, eşi dostu arkadaşları kendisini ziyarete gelmek istiyorlar. Ferhan da onlara “hadi gelin burada sokaklarda yoga yapalım” diyor. Sokak Yogası Günleri’nin başlangıcı bu. Öyle planlı programlı bir şey değildi. Facebook’tan yazıldı, Ferhan’ın çevresi çok geniş olduğu için sanıyorum 100-150 kişi civarında bir katılım oldu. Yanlış hatırlamıyorsam 29 Ekim 2016 gibi bir tarihti. </span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Böyle bir katılım olunca, çok keyifli ve güzel geçince ‘bunu festival havasına dönüştürelim’ fikri ortaya çıktı. Tarih olarak Ekim ayının ilk haftası belirlendi. Onun üzerine, Ferhan programları yaptı. Programların yapılmasında Gamze Polatoğlu Bozacı çok yardımcı oldu, festivalde bize inanılmaz destek verdi. Biz burada yoga yapmaya devam eden grup olarak ‘ev sahipliği yapalım’ dedik; tamamen gönüllü olarak. Aslında gönüllüğün dışında hiçbir sorumluluğumuz yoktu. Yani herkesin aslında sorumlu olduğu ama kimsenin sorumluluğunun olmadığı enteresan bir organizasyondu. Yeri geldi ben kendi adıma tuvaletleri bile temizledim. Öyle bir sistem ki ekip olarak bütün Mesire alanını temizledik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Süreç keyifli gitti, her sene katılımcı sayısı arttı, biz de gönüllü yardım etmeye devam ettik. Acayip keyifliydi. O bir haftaya inanılmaz konsantre olup her şeyi bırakıp sabah altıdan gece ona kadar buralardaydık. Köyceğiz Sokak Yogası Günleri böyle büyüdü.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp</b><span style="font-weight: 400;">: Köyceğiz Sokak Yogası beş sene üst üste gerçekleştirildi. Ferhan hocanın ismi söz konusu olunca birçok değerli yoga hocası beş sene üst üste, hiç aksatmadan büyük bir içtenlikle buraya geldi. Her sene ayrı bir tema altında buluşuldu ve harika şeyler yaşandı. Ama Köyceğiz Sokak Yogası Günleri’nin bence en can alıcı özelliği, bir karma yoga olması; yani para pulun işin içine girmediği, tamamen gönüllülüğün işin içinde olduğu bir etkinlik olması. Bunun ‘bu dünyada, bu acımasız kapitalizm içerisinde bir örneği yaşanır mı’ sorusunun cevabı kendiliğinden çıktı. Bu etkinlik etrafında toplanan insanlar hiçbir zaman bir bedel beklemediler. Hiçbir zaman da bir tartışma, bir sıkıntı, bir çekişme olmadan bu dünyada da böyle işlerin yapılabileceğinin örneğini bize gösteren işler yapıldı. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Funda Yalılı:</b><span style="font-weight: 400;"> Festivalde hiç tanımadığım insanlarla konuştuğumda, çok etkilendiklerini ve kesinlikle bir daha geleceklerini söylüyorlardı.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsan Sencer:</b><span style="font-weight: 400;"> Kendi adıma yoga ve etrafındaki çeşitliliği bu festivalle öğrendim. Ayrıca buraya gelen hocaların kendi egolarını nasıl törpülediklerini yıllar içerisinde birebir izledim. Dolayısıyla bu festival, hocalarda dahi çok büyük farkındalık yarattı. Tam bir eğitim alanı oldu. Burada toplanan kalabalığın sinerjisinin çok etkili ve mükemmel bir şey olduğu düşünüyorum. Son festivalde katılımcı sayısı 500 kişiyi bulmuştur. 500 kişi, 1 kişiyi etkilese alan genişliyor zaten; müthiş bir </span><i><span style="font-weight: 400;">network</span></i><span style="font-weight: 400;"> oluşuyor.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ahu Başer: </b><span style="font-weight: 400;">Ben de ilk 2017 yılında geldim Köyceğiz Sokak Yogası günlerine. Çok iyi hatırlıyorum; etkinliğin bittiği gün, gelecek yıl için otel rezervasyonumu yaptırmıştım. Çünkü çok etkileyici bir deneyimdi. Bu bir ruh işi, emek işi ve bir sinerji. Aynı niyette olan insanlar festivalde birleşti.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Sokak Yogası günlerinden sonra neden Devaköy Derneği çatısı altında örgütlenmeyi tercih ettiniz?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser: </b><span style="font-weight: 400;">Çalışma hayatımın tamamı köklü bir dernekte geçti. Dernek, sahibi olan bir organizasyon değil; üyeleriyle, gönüllüleriyle var olan bir oluşum. Sokak Yogası Günleri’nin ruhu da organizasyon açısından böyle bir yapı ile uyumlu. </span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Burada da dernek bünyesinde birtakım şeyleri kurumsal olarak yapmakla daha çok kişiye ulaşabileceğimizi ve sürdürülebilirliğe biraz daha yaklaşabileceğimizi düşündük. Aynı zamanda biraz daha görünür olmakla, ne yaptığımızı gören ve bilenlerin dâhil olmasıyla kurumsallaşma “daha kolay” olacaktı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp: </b><span style="font-weight: 400;">Dernek olmadan üç yıl öncesinden itibaren şöyle bir kaygı başlamıştı. Aklımıza fikirler geliyor, projeler üretiyoruz ancak bunları yapmaya kalktığınızda bir tüzel kişilik gerekliliği karşımıza çıkıyordu. Şirketleşme fikrine sıcak bakmadık, çeşitli nedenlerden dolayı. Sonunda, Özlem’in deneyiminden hareketle, dernek olarak istediklerimizi yapabileceğimize karar verdik. Pandeminin ortasında ‘olur mu olur, yapar mı yaparız; hadi’ dedik. Sonrası kendiliğinden aktı. Yani kuruluş öyküsü üç yıl, kurulma kararı ve gerçekleştirilmesi 17 Eylül 2020. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Devaköy ismi nereden geliyor?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ortak Whatsapp grubumuza yazarak herkesin isim önerilerini aldık. Gamze eski Vedik metinlerdeki &#8220;Deva”dan gelen ve aynı zamanda devanın şifa anlamını da içeren bu sözcüğü önerdi. Köyceğiz’in gölüyle, ormanıyla, Ölemez ve Sandras dağlarıyla, kaynak suları ve ayrıca kükürtlü sularıyla; kısaca her şeyiyle bir şifa kaynağı oluşu bu isimde bütünleşir dedik. Aynı zamanda biz köyüz, yani Köyceğimizin köy ruhunu da içine koyduk; Devaköy oldu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Derneğin üye ve gönüllü sayıları nedir?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> Şu anda 25 üyemiz var. Gönüllü olarak da hepimiz zaten gönüllüyüz.  Instagram’da 1300’ü aşkın takipçimiz ve sosyal medyada olmayıp da bizimle birlikte olan gönüllülerimiz var. Festivale katılan herkes zaten doğal gönüllüsü bu işin. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Devaköy üyelerini bir araya getiren, ortaklaştığınız değerler neler? </span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ebru Gümüş:</b><span style="font-weight: 400;"> Ruhlar ve gönüllülük bizi birleştirdi. Bu iş, gönül işi yani siz gönlünüzü oraya akıtmadan olmuyor. Canı gönülden yapıyorsunuz, sizi herhangi bir şey zorlamıyor bunu yapmak için. Zaten içinizde olan bir şeyi aktarıyorsunuz, o kadar. Eğer öyle bir ruhu, öyle bir gönüllülüğü taşıyamıyorsanız çok zor.  </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ahu Başer:</b><span style="font-weight: 400;"> Bence her oluşumda egosal şeyler var. Dürüst olalım; her oluşumda olduğu gibi yoga camiasında da çok çekişmeler var. Bu da doğal çünkü insanız; kimlikler, etiketler ve ego hepimizde var olan şeyler. Festivalde de hissettiğim şey, insanlar burada bütün katmanlarını atıp öz olarak bir araya geliyorlar. Ne giydiğinin önemi yok, nasıl göründüğünün önemi yok… Bunlar gerçekten özgürlük veriyor. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsan Sencer:</b><span style="font-weight: 400;"> Samimiyet ana değer bence.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Bizi birleştiren şey bence yoganın felsefi kuralları oldu. Hepimizin bir egosu var, yaşanmışlıkları var, yapabildiklerimiz ve yapamayacaklarımız var. Ama hepimiz birbirimizi biliyoruz ve birbirimize karşı şeffafız. O yüzden, bir şeyleri daha farklı göstermek, olması gerektiği gibi sunmak zorunda hissetmiyoruz. Böyle olunca hayat daha kolay; neysek oyuz. Bence bizi bir araya getiren, bir arada tutan harç, sıva bu oldu. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Funda Yalılı:</b><span style="font-weight: 400;"> Daha en başta Ferhan buraya geldiğinde verdiği tüm derslerde işin içine hiç para girmedi. Esas olan gönüllülüktü. O karşılıksız yaptığı için biz bir şey beklemeden bir araya geldik. Bir şey beklemeden birbirimize destek olduk. Bunu Ferhan Hoca öğretti.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Bu değerleri derneğin yönetimine ve iç işleyişine nasıl aktarıyorsunuz?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> Derneğin oluşumu kendiliğinden olduğu için hiyerarşik bir yapıya hiç evrilmedi. Mümkün olduğunca kapsayıcı olmaya çalışıyoruz. Tüm üyelerin yaşam ve iş deneyimleri devreye giriyor. Bunu şansımız olarak görüyoruz. Herkesin yetenekleri ve becerileri doğrultusunda elinden geleni ortaya koyduğu bir güven havuzu oluşuyor. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ebru Gümüş: </b><span style="font-weight: 400;">Derneğin ayakta durması için gönüllülerin de katılması gerekiyor. ‘Burada ben hâkimim, bu derneği yöneteceğim’ dediğinizde o iş yürümez. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Herkesin ayrı bir konuda üstünlüğü buna karşılık zayıf olduğu bir alan var. İş bölümü için bir görev dağılımı yapmadık. Her birimiz iyi olduğu alanı getirip masaya kendiliğinden koydu. Dolayısıyla iş bölümü kendiliğinden ortaya çıktı.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsan Sencer: </b><span style="font-weight: 400;">Her ne kadar kurumsal olmaya dirensek de bir sistem olması gerekiyor. Dolayısıyla kendi aramızda bir iş bölümü var. Tamamen güvene dayalı bir sistem. Birine bir iş verdiğinizde işin yürüyeceğinden eminsiniz, denetlemeniz gerekmiyor. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Her ne kadar çok böyle yatay organizasyonlarda iş kontrasyonunun dağılma ihtimali olsa da bizde o çok olmuyor. Çünkü birbirimizi iyi tanıyoruz, ayrıca önceki iş deneyimlerimiz sayesinde iş konusunda çok kurumsal davranabiliyoruz. Hem dostane hem kurumsal olabiliyoruz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Kuruluşunuzdan bu yana Devaköy çatısı altında neler yaptınız?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> Programı Ferhan Hoca ve Gamze tarafından hazırlandığı halde pandemi nedeniyle Sokak Yogası Günleri 2020 Ekim’inde gerçekleştirilemedi. Parklarda yoga yapmaya alışkın bir kitle olarak online programlara  hemen giriş yapamasak da baktık ki olmuyor Zoom üzerinden etkinlikler düzenlemeye başladık. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp</b><span style="font-weight: 400;">: Zoom çok güzel bir platform sağlıyor. Farklı yerlerden katılımcıları ve ders verenleri bir araya getiriyoruz. Örneğin bir hoca Hindistan’dan ders verebilirken, ABD’den ya da Hollanda’dan derse katılanlar olabiliyor. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ahu Başer: </b><span style="font-weight: 400;">Bu organizasyonlarla ilgili şunu söyleyebilirim. Katılanların geri bildirimleri öyle olumluydu ki…Bu, en güzel hediye. Online da olsa, dezavantajları da olsa hepimize çok çok iyi geldi. O hislerle yapmaya devam edeceğiz. Ders veren hocalar da buradaki yapıyı, ruhu bildikleri için organizasyonda hiç sorun yaşamadık. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Yanılmıyorsam Devaköy’ün oluşturduğu bir sosyal sorumluluk fonu da var. Bu fonu nasıl değerlendiriyorsunuz?</span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> İlk başta aklımızda bir Tıbbi Aromatik Bitkiler-TAB bahçesinin kurulması vardı. DevaM platformundan tanıdığımız tarım alanı hocamızın aklındaki projenin Devaköy ile buluşması bizi lise ile protokole doğru götürdü. Devaköy olarak Şehit Seyhan Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin alanında kurulacak TAB bahçesi için finansman /destekçi bulmaya giriştik. Projenin oradaki öğrencilere ilerisi için iş imkânları yaratabilecek olması bizi çok heyecanlandırdı. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Bizim de çorbada tuzumuz olur diye düşündük. Orman Haftasında 9. Sınıfların tarım dersinde, götürdüğümüz fideleri öğrencilerin hazırladıkları tarhlara onlarla birlikte diktik. Lisenin büyük bir sera yapılması projesi var ancak maddi imkânları yok. Fideleri Köyceğiz Meslek Yüksekokulu’nun Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı bağışladı. Tabii biz de geniş kaynaklara sahip değiliz ama en azından küçük bir sera kurarız. Şimdilik tarım bölümü öğrencileriyle bir iş birliği yaptık ama ileride bütün çocukları kapsayacak projeler yürütülebilir. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Finansal anlamda sürdürülebilirliği nasıl sağlayacaksınız?  </span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> Şu anda sadece üye aidatları ve bağışlar var. Herkes gönüllü olarak emeği ile katkıda bulunuyor.Bölgede tüketim kooperatiflerinin kurulmasıyla ilgili buradaki çalışmalara derneğin de ortak olması yönünde niyetimiz var. Henüz çok başındayız.</span></span></p>
<blockquote><p>
<span style="color: #000000;">Devaköy olarak geleceğe dair planlarınızı ve hayallerinizi bizimle paylaşır mısınız?</span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ebru Gümüş: </b><span style="font-weight: 400;">Şu anda her şey güzel gidiyor güzel başlangıçlar var. Çok iyi bir sistemle giderse, planlaması çok iyi yapılırsa bu derneğin uzun yıllar boyunca devam edeceğini düşünüyorum. Gelecekte sadece yoga ve ayurveda değil daha başka türlü etkinliklere de girebilmemiz gerekiyor. Özlem’in çok istediği gibi kooperatifçilik çalışmaları olabilir veya kadınların yaptığı el emeği ürünlerini değerlendirecek girişimler olabilir. Umarım tekrar geldiğinizde daha değişik konularda söyleşi yapabiliriz.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Devaköy çatısı altında tıbbi aromatik bitkilerden yağlar, tentürler, kremler üretmek ve bu üretimlerin satışını gerçekleştirmek ya da bağış karşılığı vermek gibi bir hayalimiz var. Çünkü dernekte bir araya gelenler olarak şifaya katkıda bulunma isteğimiz var. İnsanlar iyi olsun istiyoruz. Bu kısmı da bir kenarda tutuyor. Çok uzun olmayan bir gelecekte bunları gerçekleştirebilmek için bir iktisadi işletme kuracağız gibi görünüyor.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> İclal’in söylediği konuda, Köyceğiz Meslek Yüksekokulu’ndan da destek alabileceğiz. Okulun burada olması çok güzel bir imkân bizim açımızdan.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsar Sencer:</b><span style="font-weight: 400;"> Gamze’nin fikriydi; bizim donanımlarımızla gençlere eğitimler verip meslek edinebilmelerine yardımcı olmak. Bizim kendi alanımızdaki hocalarımızdan istifade ederek ya da daha iyi hocaların gerekirse ücretlerini ödeyerek çocuklara kısa soluklu eğitimlerle para kazanabilecekleri meslekler edindirmek… Üniversite mezunlarının bile kolayca iş bulamadığı ortamda onlara gelir elde edebilecekleri beceriler kazandırma fikrini çok sevdim. Bir de tüzüğümüzde de var zaten çocuk okutabilmek, yani eğitimlerine katkıda bulunabilmek…</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Daha kurulmadan önce birbirimize fikirler, hayaller ve niyetleri sormuştuk. Gelen fikirlerin hepsini bir dosyada topladık ve sakladık. Harika proje önerileri var burada elimizin altında, inşallah yapabilir hale geliriz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Söyleşimizi okuyanlara bir mesajınız var mı? </span></span></p></blockquote>
<p><span style="color: #000000;"><b>İclal Sarp:</b><span style="font-weight: 400;"> Başka bir dünya mümkün!</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ruhsan Sencer:</b><span style="font-weight: 400;"> Başka bir dünya var. Onu fark edin ve gelin.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Özlem Fraser:</b><span style="font-weight: 400;"> Devaköy ismi bir mantra, zihnin ötesine geçtiğimiz bir alan. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Elif Kuleyin:</b><span style="font-weight: 400;"> İster gönüllü ister üye olarak böyle bir alanda olmak çok keyifli bir şey, ki herkes bunu hayatında fark ediyor.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ahu Başer:</b><span style="font-weight: 400;"> Pandemiden sonra eski dünya mı yeni dünya mı sorusunun yanıtı bu. Yeni dünyayı, kendi dünyanı kendin yarat: Eylemlerinle, niyetinle ve seçimlerinle. </span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/24/devakoy-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abhyanga</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/22/abhyanga/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/22/abhyanga/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:36:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8634</guid>

					<description><![CDATA[Bedende yaşam enerjisi kendi ritmi ile akmadığında hastalıklar oluşmaya başlar, bi ağırlık, sebepsiz bir öfke, şişkinlik, bitmeyen bir yorgunluk, uykusuzluk durumu ortaya çıkar ve sen bedenindeki bu deneyimleri izlemeyi öğrenebilirsen dengenin gizliden gizliye bozulduğunu birşeyler birikmeden fark edebilirsin. &#160; Ayurveda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bedende yaşam enerjisi kendi ritmi ile akmadığında hastalıklar oluşmaya başlar, bi ağırlık, sebepsiz bir öfke, şişkinlik, bitmeyen bir yorgunluk, uykusuzluk durumu ortaya çıkar ve sen bedenindeki bu deneyimleri izlemeyi öğrenebilirsen dengenin gizliden gizliye bozulduğunu birşeyler birikmeden fark edebilirsin.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda da uygulanan abhyanga ile beden atıklarından kurtulur ve sağaltılmış olur. Abhayanga abhyangadır ve masaj değildir yapılan “Abhyanga” uygulanan kişiye verdiği faydaya ek olarak uygulayıcının fayda gördüğü bir uygulamadır. Abhyanga ile dokular rahatlar ve beden doğal ritmine döner. Her ne kadar deri ve kaslarla uğraşılıyor gibi görünse de abhyanga bedendeki tüm sistemlerle çalışır. Yağın bedeninde akmasıyla zihnin yumuşar, kalbin yumuşar, nefesin derinleşir ve sen bu yumuşaklığın içinde güçlendiğini fark edersin ve masaj bittiğinde bu etki tüm hücrelerinde sağlıkla titreşir, bir huzur içinde güzellik uykundan uyanmışsın, yenilenmişsin gibi kalkarsın yattığın yerden.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Düzenli abhyanga ile sindirim sistemi rahatlar, iştah dengelenir, güzel bi uyku uyunur ve tüm bunların yanında daha neşeli oluruz. Bedende rahatça dolaşan vayunun, yaşam enerjisinin farkıdır bu…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Abhyanga da kullanılan yağlar kişiye özeldir ve mevsime, bedene ve o anki ihtiyacınıza göre değişebilir. Tek değişmeyen beslediğimiz bedenimiz ve kendimizle kurduğumuz bağdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Elif Kuleyin </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ağustos 2022</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/clear-glass-bottles-on-white-surface-8450508/">MART PRODUCTION</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/22/abhyanga/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayurveda ve Mevsimler-Sonbahar</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/22/ayurveda-ve-mevsimler-sonbahar/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/22/ayurveda-ve-mevsimler-sonbahar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8631</guid>

					<description><![CDATA[Beş bin yıllık yaşam bilimi Ayurveda, beslenme, yaşam tarzı ve gençleştirme yoluyla vücudun zihin ve ruhun iyileşmesini sağlıyor. Ayurveda’nın bilgisi açısından baktığımızda Sonbahar mevsiminde neler yapılır, beslenme nasıl olmalıdır, bir göz gezdirelim. &#160; Her mevsimin kendine özgün bir döngüsü var. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Beş bin yıllık yaşam bilimi Ayurveda, beslenme, yaşam tarzı ve gençleştirme yoluyla vücudun zihin ve ruhun iyileşmesini sağlıyor. Ayurveda’nın bilgisi açısından baktığımızda Sonbahar mevsiminde neler yapılır, beslenme nasıl olmalıdır, bir göz gezdirelim.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her mevsimin kendine özgün bir döngüsü var. Sonbahar ayı doğanın içe dönüş ve dinlenme zamanı. Ağaçlar bu mevsimde enerjilerini yapraklardan alıp gövdeye ve köklerine doğru çekmeye ve yeşil yapraklarını yavaş yavaş sararmaya ve dökmeye başlarlar. Kış hazırlıkları başlamıştır doğada. Bu saf ve kullanılır enerjisini hayatta kalabilmesi için köklerine doğru yönlendirirler.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sonbahar ayına girmek üzere doğa başka bir dalgalanmaya doğru hareket eder. Doğa mevsim geçişlerini bilir ve uygular.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Peki doğa tüm bunları biliyorsa bizler de mevsimlere göre nasıl davranmamız gerektiğini biliyor muyuz?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda bilgisi der ki, doğa ve insan bir bütündür. Nasıl ki mevsim geçişlerinde ağaçlar kendilerini o mevsime hazırlıyorsa bizler de bedenimizi mevsimlere göre hazırlamalıyız.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu nasıl olmalı? Ayurveda&#8217;da bütün maddelerin özünün temeli beş unsurdan oluşmuştur. Fakat yalnızca canlı olanların üç dosha’sı vardır. Bu üç kuvvet biyolojik süreçleri yönetir. Dosha kelimesi “varlığın bozulmasına yol açan” anlamına gelir ve dengede olmadıkları zaman dosha’ların hastalık süreçinde olduğu gösterir. Bu üç dosha’nın adı Vata, Pitta, Kapha’dır. Vücudumuz bu üç dinamik enerji tarafından yönetilir. Bu enerjiler vücudumuzda sürekli dalgalanır ve hareket halindedir. İyi bir sağlık durumu ya da karşıt dengesizlikler üretebilir. Dengesizlikler başladığında hastalıklar da başlar. Bizim seçtiğimiz yaşam tarzı, beslenmemiz, yediğimiz yemekler, uyguladığımız aktiviteler, yaşam için seçtiğimiz yerler, bütün bunlar belirleyicidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Dengede kalabilmemiz için bize bağlı faktörler var fakat esas olarak günün doğaya özgü olan ve organizmamızla bağdaşan saatleri de vardır, yani mevsimler gibi hareket eden başka faktörlerin de olduğu gibi. Tüm bunları farkındalık içinde görmeye ve anlamaya başladığımızda yapabileceğimiz şey, bu doğa hareketliliği içinde bizi etkilememesi için bize nelerin uygun olduğunu bilmek ve öğrenmektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sonbahar mevsiminin enerjisi Vata dosha’dır. Sonbahar bazı bölgelerde daha keskin, bazı bölgelerde ise daha yumuşak geçer. Geneli kuru, soğuk, hareketli bir mevsimdir. Vata dosha insanları genellikle sıcaklık değişimlerine duyarlıdır. Soğuk havayı ve rüzgârı beğenmezler. Bedenimizde ve zihnimizde çok fazla Vata biriktiğinde dengesizlik oluşmaya başlar. Uykusuzluk, kabızlık, yüksek tansiyon, anksiyete, depresyon ve kuru bir cilt oluşması gibi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Beslenmeyi ele alırsak;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Beslenme konusunda Vata’yı daha fazla yükseltmemek için, yani dengede olmasını sağlamak için nelere dikkat edelim , neler yiyelim gibi … Sıcak, yağlı, tuzlu, tatlı yiyecekler yemeli baharatlı tatlardan öncelikle kaçınmalıyız . Sıcak çorbalar, güveç yemekleri, ev yemekleri, basmati pirinç, yulaf, bulgur gibi güçlendirici tahıllar yemeliyiz. En önemlisiyse, mevsiminde olan özellikle kök sebzeler ve meyveler şeftali, kayısı, elma, nar gibi sulu meyveler ve tatlı meyveler. Süt ürünleri, kefir, lor peyniri iyi gelir. Birde öğün atlamamak, kızartma yerine buharda pişirmek, sıcak, ılık sular içmek. Bunlardan yola çıkarsak kısaca saf öz gıdalarla beslenmek,</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mümkünse günlük yemek, pişirmek yani beklememiş zamanında hazırlanmış yiyecekler sevgiyle yapılmış yemekler gibi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğal meyve suları yapmak özellikle havuç ve portakal suyu Vataya çok iyi gelir, içine biraz tarçın koymak Vatayı sakinleştirir. Ayrıca hindistan cevizi barsaktaki Vata’yı azaltmaya da yardımcı olur. Taze zencefil gazı azaltır. Portakal ve havuç suyu birçok özelliği yanında yüksek antioksidan içerir ve hücresel yaşlanmayı önleyebilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yağlar da Ayurveda’nın temel parçasıdır. Vücudumuzun ve zihnimizin sağlığını korumak için yağların dış ve iç kullanımı önemlidir. Susam yağı Vata dosha’lar için uygun yağlardandır. Çünkü sıcak, tatlı, besleyici ve nemlendirici niteliktedir. Vata dosha hava, rüzgâr ve soğuk nedeniyle dengesizleşebilir. Ciltte kuruluk, gerginlik, eklem ağrıları, uyku zorluklar gibi sorunlar olabilir. Bu dosha’yı dengelemek için bedeni susam yağıyla yağlamak gerekir. Ayrıca yemeklerimizi Ghee (sade yağ) ile pişirmek bu mevsimde içimizi ısıtır ve doshamızı dengeler.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Vata dosha’da hava kuru ve soğuk olduğunda ağırlaşır. Solunum hastalıkları, öksürük, üşütme, ani sıcaklık değişimlerinin sonucu olarak soğuk algınlıkları olur. Bitkisel çaylarla beden sakinleştirilebilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Vatalar için altı adet kakule, bir çubuk tarçın, bir çay kaşığı kadar kök zencefil ve bir çay kaşığı meyan kökü suyla kaynatılıp süzülerek, isteğe göre bal koyup içilebilir, bu, uykusuzluğu da dengeleyecektir. Sadece beden değil, zihinde doshalarla etkilenebiliyor. Bir örnek verirsem: Beden Pitta dosha iken zihin Vata dosha olabiliyor. Bu durumda ne yapabiliriz? Ayurveda ve Yoga’ya ayrılmaz bir bütün olarak baktığımızda meditasyon, yoga asanaları, twist’ler (bükme duruşları, omurgayı bükme) denge hareketleri, ayakta duruşlar, nefes çalışmaları yapabiliriz. Bu çalışmalar stres ve anksiyete seviyelerini düşürme yeteneğine de sahip, ayrıca bizi besliyor, iyileştiriyor sakinleştiriyor ve doğru kararlar almamızı da sağlıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu mevsimde ağır sporlar yapmak yerine daha az pratik yapmak, bol bol sabah yürüyüşleri, sakinlik içinde konuşmadan yürümek, dinlenmek ve bunlarla zihni sakinleştirmek gibi. Ayrıca kabullenme, inanç, cesaret, farkındalık ve sevgi oluşmaya başladığında zihinde sakinleşebiliyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Rüzgârlı havalarda başımızı örtmek iyi gelir. Soğuk yerlerde uyumamak, bedeni sıcak tutmak ve susuz kalmamak Vata doshanın sakinliği için önemlidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ebru Gümüş</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kasım 2022</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/yellow-dry-maple-756903/">Kadri Võsumäe</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/22/ayurveda-ve-mevsimler-sonbahar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayurveda</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/22/ayurveda/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/22/ayurveda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:24:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8628</guid>

					<description><![CDATA[Ayurveda farkındalığını artırır; kendini tanımanı sağlar; varsa sorunlarına doğal çözümler getirir. Ama benim için daha da özel bir yanı herkesi, herşeyi daha da kabule geçmeni sağlar. &#160; Mesela toprak elementi fazla olan biri yani Kapha; daha sakindir, daha durağandır, daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda farkındalığını artırır; kendini tanımanı sağlar; varsa sorunlarına doğal çözümler getirir. Ama benim için daha da özel bir yanı herkesi, herşeyi daha da kabule geçmeni sağlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mesela toprak elementi fazla olan biri yani Kapha; daha sakindir, daha durağandır, daha az konuşur. Kapha bir eşiniz ya da çocuğunuz varsa onu sosyalleştirmek için boşuna ugraşmayın; yalnız olmayı sever o. Ya da Vata (yani hava elementi fazla) bir arkadaşınız var; o hep endişeli olacak, havadan nem kapacak, herşey onu daha çok etkileyecek. Ya da Pitta (ateş elementi fazla) duygularını ifade etmek için her fırsatı kullanacak. (Benim gibi😜)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Şimdi herkes duygularını ifade etsin istiyoruz bazı kişisel gelişim çalışmalarında. Kapha ya bunu yaptıramazsınız; ancak çok yakınlarına, çocukluktan bu yana görüştüğü arkadaşlarına anlatır duygularını. Bunlar normal hallerimiz ayurveda da; prakriti diyoruz. Yani parmak izi gibi, göz rengi gibi. Bunların aşırılıkları hastalık yapıyor ya da doğan gibi davranmıyorsan.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Örneğin Vata nın masa başı iş yapması, 8 saat oturması çok zor. Konsantrasyon süresi en fazla 2-3 saat, zorlarsan böyle bir iş için çok mutsuz olur. Ya da kapha masa başı iş sever 8-10 saat bilgisayar başında çalışabilir ama onun da süresi 18 saate çıkarsa; aşırı kaçarsa insanlardan bu da toprak elementini aşırı artırır bünyede ve sorun başlayabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda hepimizin çok farklı olduğunu, biricik ve tek olduğunu anlatıyor. Bir kendini tanıma, anlama yolculuğu. Yolculuğumuzu kolaylaştırıyor ve daha da eşsizleştiriyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hatice Kapudere </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ocak 2023</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/group-of-people-standing-indoors-3184396/">fauxels</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/22/ayurveda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borcht Çorbası</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/22/borcht-corbasi/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/22/borcht-corbasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:18:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8622</guid>

					<description><![CDATA[2 küp doğranmış kırmızı pancar Isırgan otu yoksa pancarın yaprağı yaklaşık 1 su bardağı 1 küp doğranmış havuç 1 doğranmış soğan 3 diş sarımsak Evdeki malzemelere göre ikişer yemek kaşığı taze maydanoz, kereviz sapı, taze kişniş 4 su bardağı sıcak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2 küp doğranmış kırmızı pancar</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Isırgan otu yoksa pancarın yaprağı yaklaşık 1 su bardağı</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1 küp doğranmış havuç</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1 doğranmış soğan</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">3 diş sarımsak</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Evdeki malzemelere göre ikişer yemek kaşığı taze maydanoz, kereviz sapı, taze kişniş</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">4 su bardağı sıcak su</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1 çay kaşığı zerdeçal</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yeteri kadar tuz</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1/2 çay kaşığı karabiber</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bir tutam kakule(toz)</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">2 yemek kaşığı Ghee (sade yağ)</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1 çay kaşığı kişniş tohumu</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yağda soğanı, sarımsağı ve kişniş tohumunu soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Pancar ve havucu ekleyin ve soteleyin. Diğer baharatları ve sıcak suyu ekleyip 20 dakika pişirin. Kapatmadan taze kişniş ve kereviz sapını ekleyin. Taze maydanoz ve limon suyu ile servis </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">yapınız.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sonbahar mevsiminde hepimizin sağlıklı ve huzurlu olması dileğimle,</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ebru Gümüş </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kasım 2022</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/red-liquid-in-clear-glass-container-8599742/">Polina Tankilevitch</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/22/borcht-corbasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
