<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yoga &#8211; Deva Köy</title>
	<atom:link href="https://devakoy.com/category/yoga/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://devakoy.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Sep 2024 17:21:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Hoşgörü</title>
		<link>https://devakoy.com/2024/09/23/hosgoru/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2024/09/23/hosgoru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 17:19:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=9401</guid>

					<description><![CDATA[Herkes, hepimiz mutlu ve huzurlu olmak istiyoruz ama bunu nasıl gerçekleştireceğimizi bir türlü anlayamadık. Hatta küçük sorunları derin bir kaygıyla yaşarken bize neşe, canlılık ve mutluluk verecek sıradan ve zahmetsizce sahip olduğumuz onca şeyden hiç ama hiç keyif alamaz hale [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Herkes, hepimiz mutlu ve huzurlu olmak istiyoruz ama bunu nasıl gerçekleştireceğimizi bir türlü anlayamadık.</span><br />
<span style="color: #000000;">Hatta küçük sorunları derin bir kaygıyla yaşarken bize neşe, canlılık ve mutluluk verecek sıradan ve zahmetsizce sahip olduğumuz onca şeyden hiç ama hiç keyif alamaz hale geldiğimizi kim reddedebilir?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kendimizi zihnimizdeki düşüncelerle öylesine bütünleştirmiş bir haldeyiz ki bedenlerimiz var mı yok mu belli değil; ancak bir yerimiz ağrıdığında, acıdığında; acıktığımızda fark ediyoruz bedenlerimizi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Zihinler çözümlenmemiş, hatta belki unutulup silinmiş duygusal deneyimlerden arta kalan, benliğe yönelik agresif ve kısıtlayıcı yargılarla yada korku ve kaygıyla doluyken bedenlerimiz şiddete açık hale geliyor. Bir tarafta elindeki güç oranında diğerini hiç düşünmeden hayatı kendi istek ve arzuları doğrultusunda yaşamayı seçen hoşgörüden ve anlayıştan uzak zihniyetler ile diğer tarafta aşırı hoşgörü göstererek yaşamda kalmaya çalışanlar arasındaki eşitsizlik büyürken kaçınılmaz bir şekilde toplumsal bölünme ve çatışma da derinleşiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Nefret, öfke, ve şiddetin giderek arttığı bir dünyada kalplerimiz ard arda duyduğumuz acı haberlerle kapanıp sıkışırken, zihinlerimiz endişe içinde körleşiyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kimsenin kimseye tahammülünün olmadığı bir ortamda özgürlükten bahsetmek mümkün mü?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yaşam tarzı, inancı, cinsel yönelimi, fikirleri, etnik kökeni nedeniyle çoğunluktan ayrışmış ve farklı olana, hoşgörüsüz, cezalandırıcı, dışlayıcı tavrın hakim olduğu korkuyu besleyen bir düzenin içinde sen eşine, çocuğuna, arkadaşına, hatta sokaktaki yabancıya seninle aynı düşüncede ya da yönelimde olmadığında nasıl bir tavır içine giriyorsun?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hoşgörü; çatışmadan kaçınmak için değil ama her birimizin var olma hakkını korumak üzere birbirimize koşullara bağlı olarak verdiğimiz bir destektir ve ilişkilerimizde çok önemli bir yere sahiptir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Her davranışı yada her düşünceyi hoşgörüyle karşılamak zorunda değiliz elbette. Yarattığı sonuçları açısından gösterdiğim anlayış digerini kontrol etmek için değil onun kendi yolunu özgürce bulmasında ona destek vermek için olmalıdır. Ve aynı zamanda birine gösterdiğim anlayış onun diğerine zarar veren bir davranışını yada fikrini görmezden gelmek olmamalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kendime karşı hoşgörülü olmam; seçeneklerimi görebilmem ve gerektiğinde değişiklik yapma cesaretine sahip olmamı gerektirebilir. İstismara dayalı bir ilişkide diğerine yada durumun getirilerine bağımlı olduğum için aldırmıyormuş gibi yapmam kendime karşı hoşgörüsüz ama diğerine karşı aşırı hoşgörülü davrandığım yerdir ve burada başka birine alan açarken kendi alanımı daralttığımı fark etmem bile.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kadınların ve çocukların şiddete maruz kaldığı ve şiddet gösterenlerin mazur görüldüğü günümüzde toplumsal ölçekte hoşgörünün tamamen yanlış anlaşıldığı ortada.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Neye, ne kadar hoşgörü göstereceğimi iyi tartmam gerekiyor. Hoşgörüsüzlük kadar hoşgörü de olumsuz sonuçlar doğurabileceğinden aslında paradoksal bir değer bu. Bir annenin çocuğuna göstereceği sonsuz ve koşulsuz anlayış onu kendisi ve toplum için fayda yaratacak davranışı öğrenme deneyiminden yoksun bırakacaktır; hoşgörüden tamamen yoksun bir ortamda büyüyen bir çocuk ise, sürekli diğerinin ne yapacağına dair kaygı içinde ve dünyanın ona karşı olduğu inancıyla savunma halinde takılı kalmış korku ve öfke dolu bir benliğe sahip olacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hoşgörünün yanlış anlaşıldığı yerde baskı, kontrol ve cezalandırma artarken; korku ve kaygı içinde hep bir savunma halinde yaşayan ve hayatta kendi yolunu bulma özgürlüğü elinden alınmış mutsuz bireyler olarak mutluluğu yanlış yerlerde arıyoruz sanki.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mutluluk tek başımıza erişebileceğimiz bir sonuç olamaz. Birbirimizin mutluluğundan sorumluyuz. Ancak bunu idrak ettiğimizde ve bu sorumluluğu üstlenip davranış ve seçimlerimizi yönlendirmesine izin verdiğimizde o bir türlü ulaşamadığımız yada tam yakalamışken elimizden kaçıp giden huzur ve mutluluk kendini her koşulda yoktan var edecektir. Ben buna gönülden inanıyorum, ya siz?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Funda Ergönül Battle</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #999999;"><a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/photo-of-people-reaching-each-other-s-hands-4672717/" target="_blank" rel="noopener">Fotograf: Anna Shvets</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2024/09/23/hosgoru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçinde Olanı Dışarı Çıkar</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/09/06/icinde-olani-disari-cikar/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/09/06/icinde-olani-disari-cikar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 12:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=9014</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bak bakalım “Şu anda ne istiyorsun? Beni istediğime götürecek hareket ne?”  Hayatın şöyle bir kuralı var, seni isteğine götürecek hareket çoğu zaman içinden gelir, bir sabah yataktan coşku ile kalkarsın o an ne istediğini bilen ve harekete hazır biri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bak bakalım “Şu anda ne istiyorsun? Beni istediğime götürecek hareket ne?” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hayatın şöyle bir kuralı var, seni isteğine götürecek hareket çoğu zaman içinden gelir, bir sabah yataktan coşku ile kalkarsın o an ne istediğini bilen ve harekete hazır biri vardır. İçinden gelen coşku seni yaratmaya doğru yönlendirir ve sen ilk adımları atarsın. Ertesi günlerde sorgu başlar aslında bu yaptığımı kim beğenecek? Allahım ben ne yapıyorum? Aslında anlatmak istediğimi tam anlatamadım… Bunu nereye satarım? Vs vs…  zihin deneyim çuvalına elini atmış ve karıştırmaya başlamıştır “zaten ben…” diye başlayan cümle seni aşağıya doğru çeker. Sen, o yarattığın neyse bir kenara koyar yine kabuğuna çekiliverirsin. Üzgünüm, sen durabilirsin ancak hayat kendi planları ile akmaya devam eder. Hareket etmeyi reddeder, çekilirsen bu kez hareket sana dışarıdan gelir.  Hayat seni konfor alanının dışına iter, artık o yataktan coşku ile değil “ne yapsan da bu berbat alandan çıksam” diye kalkarsın. Sabahın köründe hareket etmen için bas bas bağırır, bacakların ağrır, kasıkların ağrır, gecenin bir saçma saatinde uyanırsın, bir yeme veya hiç yememe hali basar üzerine, elin kolun bedenin hiçbir yere sığmaz bir kıpırda diye dürtülürsün. İçerideki dışarıya çıkamayan potansiyelin seni dürter durur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Haaa sen yine görmezsen hayat boynuzunu geçirir, canın öyle acır ki beş ayda yaratacağını bir haftada dökmeni sağlar çünkü artık kök güçlü ve gövde esnek her yana eğilebilir. Acıya rağmen dökmüyorsan yaratıcılığını, sen acını ızdıraba çevirip girdapta döner durursun (hala girdapta döndüğünü düşünüyorsan kök çakra çalışmasına devam et). Girdapta dönme &#8211; Su gibi akmaya ne dersin? &#8211; Önce merak gelecek, yargılama merakını çocuk heyecanını hatırla onunla kal biraz, yaratma hali bu, durma ve suçluluk duygusu ile birlikte gelebilir onları da gör yine yargılama yok. Şimdi ne hissediyorum? Sorusuna yanıtların artık net hislerinle hemhal oldun sen. Orada gördüğün suçluluk hissi seni aşağıya çekmesin onu sadece gör ve harekete devam et. Suçluluk sakral çakranın gölge duygusu, yani kötü, yani bunun normal olduğunu söyle kendine hareketin durmasına izin verme “sobe” de suçluluk hissine. En önemlisi şu ki bizi doğa etkiliyor ve gökyüzünde gezegenler hiç boş durmuyor, ay tutulması, dolunay, gezegenlerin hareketi, bunların hepsi suyu yönetiyor evrende ve senin bedeninin neredeyse % 70’i su, tüm evrende su çekilirken sende de su çekiliyor ve sakral çakranın elementi su arkadaşım. Bırak çekilsin içinde bir şeyler, sonra geri gelecek, sen hislerde kal ve ne istediğini fark et. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğa sen kabul edersen senin yanında, sen kabul etmez zorlarsan sen onu karşına alırsın, o sana öyle bakar “ne yapmak istiyor acaba bu arkadaş?” diye, akar seni beklemez, ya sürüklenirsin yara bere içinde ya da sırtını bırakırsın akışa, sen bilirsin. Bir de şöyle bir şey var kandıramazsın evreni “eller kalbin önüne, al derin bir nefes bırakıyorum kendimi” diyerek kandırmaya çalışma dürüst ol, ya bırak ya da bırakmadığını gör ve bırakmak için araştırma için de ol. Bırakmadığın sürece akmayacak, hortumun kıvrılan yerini bulman gerek belki yeniden kök çakraya ineceksin korkma, yenildiğini, beceremediğini düşünme. Burada sana kötü bir haber vermek istiyorum ki artık eski gözü kapalı haline dönmen “imkansız” çünkü toprağı kaldırdın, temele girdin, çalışma odasındasın ve hareket etmek zorundasın. Zevk aldığın yerleri bul, haz aldığın çalışmaları bul, bunlar sana basit ya da saçma gelebilir. Koskoca mimar olmuşum yaptığım kek kabardı diye kendimi alkışlayayım mı? evet alkışla o keki herkes kabartamıyor. Kapat gözlerini kendini müziğin kollarına bırak bedenin, nefesin tüm hücrelerin ritmin içinde aksın. Bırak kendine karşı olan yargılarını, dans içinden gelsin bir kural olmasın, herkes gibi de olmasın sadece sen olsun “sen bu müzikle ne hissediyorsun? Sen ne yapmak istiyorsun?” -İnan beden bilge- senin zihnin onu yönetmez, hareket gelmesi gerektiği gibi ihtiyacı olan kadar gelecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Haz aldığın yerde nefes al ve suçluluk hissi duyduğun yerde ver nefesi, bırak bu suçluluk hissi şu ana ait değil. Durduğun yerde sadece dur yargılama, aktığın yere güven bırak sırtını, tutunsan da yara alacaksın, gözlerini kapatıp bıraktığında bir yere çarpsan da, yaralarla varız hayatta, yaraları üflemek bir efor harcamak, o da bir hareket. Harekete geçmek cesarete attığın bir adım aslında yanlış mı? doğru mu? diye yargılama sadece harekete geç.  Sen sorumluluğunu alacak kadar büyüdün, “yanlış yapmışım” diyerek yeniden başlamak sana zor gelmez. Eforsuzluğun içindeki eforu hisset. Uslu uslu duran çocuk mutlaka yaramazlık yapmaya hazırlanıyordur. Çocuk merakını salıver. Burası evin çalışma odası dedik deneme yanılma normal hareket illaki başarı ile sonuçlanmaz hayattaki tek başarı senin kendini iyi hissetmen. Sakral çakranın ilgili salgı bezleri östrojen ve testosteron hormonu yani senin cinsel hayatın da burada merak araştırma, kendini keşif, haz almaya açık olmak ve bırakma hali bu olanı var eder. Nasıl ki su hayat kaynağımız, sekste hayat kaynağımız enerjetik ve üreme, çoğalma açısından özellikle bilinç dışında bizi meşgul eden bir alan. Bedeninin tüm ihtiyaçlarını farkındalık ile karşıla şu andan itibaren yediğin yemek seni hayatta tutsun ama zevkte versin, hareket etmek spor yapmak bedenine iyi gelirken sana haz da versin, sevişmek görev değil haz alanında olsun birikeni boşaltma zevk aldığın yeri bul ve meraklı ol. Kök çakrada hayatta kalmak için beslenmek gerekiyordu, Svadhisthana Çakrada duyguları beslemek gerek, biz reiki uygulayıcıları ikinci çakra ile boğaz çakrayı dengeleriz ki vishuddha çakranın duygusu dürüstlük ve iletişimdir. Kendinle iletişimde olduğunda haz aldığın alanı kendine dürüst, içine dönerek hislerinle hemhal bulduğunda, fark ettiğinde, kendini ifaden değiştiği gibi dışarıdan gelen sesi doğru duyman gerçekleşir. Akış tek başına olmaz aktığın hayatta dokunduğun, tanıştığın bir sürü hayat var, onları duymak, görmek ve onlarla birlikte uyum içinde akmak önemli olan. Bırakmak, akmak Svadhisthana çakranın işiyken, uyumla, ritimle akmak vishuddha çakranın işi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Şimdi sen dön kendine bir bak bırakabilecek misin? Hayatın ritmi değiştiğinde sen ne yapıyorsun? Ritme uy, bazen hareket et bazen durduğunda beslendiğini gör ve gerçek akışa bırak hayatını, akıyor, duruyor, hızlanıyor, yavaşlıyor sen sadece kendi gerçekliğinle ifadeyi şimdi bedeninde hisset gerisini salla şimdi. Sallamayı öğrendiğin yer burası yani salla kalçalarını serbest bırak tüm hisleri, gerçeği gör ve yola devam.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sevgiyle </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Yeşim</span><span style="font-weight: 400;"> Atik </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #808080;">Fotograf: <a style="color: #808080;" href="http://Photo by Jarosław Miś: https://www.pexels.com/photo/photo-of-waterfall-3087666/">Jarosław Miś</a></span></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/09/06/icinde-olani-disari-cikar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yugalar Hakkında</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/24/yugalar-hakkinda/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/24/yugalar-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 11:04:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8724</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; Hint mitolojisi ve kadim öğretilerine göre sonsuz yaşam dört döneme/çağa ayrılır. Öğretiler bu çağları Yuga olarak adlandırır ve sırasıyla Satya Yuga, Tretā Yuga, Dvāpara Yuga, Kali Yuga olarak sıralar. Dharma yani erdemler yasası da bu paralellikte dört ayağın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hint mitolojisi ve kadim öğretilerine göre sonsuz yaşam dört döneme/çağa ayrılır. Öğretiler bu çağları Yuga olarak adlandırır ve sırasıyla Satya Yuga, Tretā Yuga, Dvāpara Yuga, Kali Yuga olarak sıralar. Dharma yani erdemler yasası da bu paralellikte dört ayağın üzerinde duran bir boğa ile tasvir edilir ve her bir yugada boğanın bir bacağını kaybettiği anlatılır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İlk çağ, Satya Yuga insanlığın en iyi çağıdır. Hakikat çağı veya altın çağ olarak da geçer. Bu çağda suç yoktur. İnsanlar nazik ve arkadaş canlısıdır. Dinler yoktur ve vedalar tektir. Herkes bilgedir, nihai mutluluk halinde yaşar. Tarım veya madencilik yapılmamaktadır; çünkü toprak o kadar zengin ve verimlidir ki tüm bunları kendiliğinden verir. Hastalık yoktur, yaşam süresi uzundur. Evren Tanrılar tarafından yönetilir. Boğa bu çağda dört ayağının üzerinde tasvir edilir. Lord Viṣnu, Satya Yuga’da, Matsya (balık), Kūrma (kaplumbağa), Varāha (yaban domuzu) ve Narasiṃha (aslan kafalı insan) olarak tezahür eder.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İkinci çağ Tretā Yuga’dır. Çağın dörtte üçünü erdemler, dörtte birini günahlar oluşturur. Yani dharma’nın temsili boğa bir ayağını kaybetmiştir ve artık üç ayaklıdır. Bu çağda erdemlerin hâkimiyeti azalır. İmparatorlukların dünyayı fethetme arzusu savaşları başlatır. Her kral kendi krallığının zenginliğini ister. Bu istek açgözlülük oklarını doğurur ve imparatorluklar arası güç savaşlarının ortaya çıkmasına neden olur. İklimlerin dengesi bozulmaya başlar. Lord Viṣnu, bu çağda Vāmana (cüce tanrı), Paraśurāma ve Rāma olarak vücut bulur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Üçüncü çağ Dvāpara Yuga’dır. Boğa artık iki bacaklıdır. Çağın dörtte ikisi erdemler, diğer dörtte ikisi ise günahlardır. Bu çağda insanların çoğu ataları kadar güçlü değildir. Erdemler ile terbiye edilmeleri gerekir. Hastalıklar insanlığı ele geçirmeye başlar. İnsanlığın cehaleti kavgaları da artırır. Vedalar bu çağda dörde ayrılır. Açgözlülük ve öfke büyük yıkımlara sebep olur. Büyük Hint destanı Mahābhārata bu çağa aittir. Lord Kṛṣṇa ve Buddha bu çağda yaşamış Lord Viṣnu enkarnasyonlarıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Son çağ Kali Yuga, karanlık çağdır. İnsanlar dharma’yı takip etmez olur. Ataları gibi güçlü ve cesur olan çok az kişi kalır. Toplum değerlerini kaybeder. Artık insanlar yalancı ve iki yüzlüdür. Bilgi kaybolur, yazıtlar değerini yitirir. İnsanlar yasak ve zararlı yiyecekler tüketmeye başlar. Doğa kirlenmiştir. Besin ve su kıtlığı baş gösterir. İnsanlık sağlığını kaybeder. Şehvet ve arzu önlenemez boyutta artar ve yıkımların temel nedeni haline gelir. Çağın dörtte üçünü günahlar oluşturur. Boğa artık tek ayak üstünde durmaktadır. Öğrenciler öğretmene saygı göstermez olur. Kali Yuga, çağların en kötüsüdür. Purāṇalar çağın sonlarında Lord Viṣnu’nun son tezahürü Kalki’nin beyaz atı ve elinde tuttuğu ateş kılıcıyla gelerek erdemlerden uzaklaşmış, adharma’ya düşmüş bu çağı sonlandırıp Satya Yuga’yı tekrar başlatacağını anlatır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu zamansız öğretileri aktaran ve değerini hatırlatan ustalarıma sonsuz hürmet ve minnetle…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Teşekkürler</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Didem GitaDevi Bilge </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">21 Haziran 2021</span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/macro-shot-of-an-hourglass-11069123/">Towfiqu Barbhuiya</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/24/yugalar-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duhkha</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/24/duhkha/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/24/duhkha/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 10:58:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8720</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Kadim Vedik öğretiler Duḥkha yani acıyı 3 kategoride inceler. Bunlara tri-tāpa-yātana denir. &#160; ādhyātmika: Bedensel acı ve zihinsel ıstıraptan kaynaklanan acılardır. Kalıtsal hastalıklar, körlük veya topallık gibi sakatlıklar ve sağlık kurallarının ihlalinden kaynaklanan rahatsızlıklar bunun altında sınıflandırılır. Bununla birlikte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kadim Vedik öğretiler Duḥkha yani acıyı 3 kategoride inceler. Bunlara tri-tāpa-yātana denir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> ādhyātmika: Bedensel acı ve zihinsel ıstıraptan kaynaklanan acılardır. Kalıtsal hastalıklar, körlük veya topallık gibi sakatlıklar ve sağlık kurallarının ihlalinden kaynaklanan rahatsızlıklar bunun altında sınıflandırılır. Bununla birlikte endişeler ve evhamlar, bağımlılık ve hoşnutsuzluktan kaynaklanan zihinsel acılar da bu gruba girer. Acının kaynağı kişinin ta kendisidir. Çözüm de yine kişiden gelecektir.</span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> ādhibhautika: Vahşi hayvanlar veya diğer canlı varlıkların neden olduğu acılardır. Bunlardan bazıları, kalıcı hastalıklara veya fiziksel engellere sebebiyet verebilir. Bu nedenle bu tür acılara katlanmak ve sebat etmek gerekir. Acılar içeriden değil dışarıdan gelir. Onun için bu tür acıların bazıları önlem alınarak önlenebilir. Ve çözüm dışarının desteği ve katılımı ile ortak bulunur.</span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> ādhidaivika: Daiva kelimesi zamanın, doğanın ve görünmeyen elin veya kaderin gücünü anlatır. Değişen mevsimlerin neden olduğu hastalıklar, su, ateş veya toprak gibi doğadaki element dengelerindeki baskın değişimlerin neden olduğu doğal afetler, kara büyüler ve yaşlılıktan kaynaklanan doğal sıkıntılar bu gruba aittir. Acılara sebep olan durumlar kontrol edilebilir, önlem alınabilir durumda değildir. Çözüm için yapılabilecek tek şey sabır ve teslimiyettir.</span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Om Śānti Śānti Śāntī</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Didem GitaDevi Bilge </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Aralık 2020 </span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/sad-woman-standing-on-coast-of-sea-at-sunset-5273059/">Julia Volk</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/24/duhkha/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessizliğin Hazinendir</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/22/sessizligin-hazinendir/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/22/sessizligin-hazinendir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8616</guid>

					<description><![CDATA[Bundan neredeyse 10 sene önce, Hindistan, Paramanand Enstitüsü’ndeki yoga eğitimimden döndüğümde yazmıştım aşağıdaki satırları. Dışarıdakinden çok, kafamın içindeki sessizlikmiş kıymetli olan. Anlamıştım anlamasına ama okulumdaki iki aylık süre içinde aldığım her bilgi gibi bu “tohum” da yavaş yavaş toprağıma yerleşti, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bundan neredeyse 10 sene önce, Hindistan, Paramanand Enstitüsü’ndeki yoga eğitimimden döndüğümde yazmıştım aşağıdaki satırları. Dışarıdakinden çok, kafamın içindeki sessizlikmiş </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">kıymetli olan. Anlamıştım anlamasına ama okulumdaki iki aylık süre içinde aldığım her bilgi gibi bu “tohum” da yavaş yavaş toprağıma yerleşti, andan ana filizlendi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ne demişti iç sesim, aşramda bir akşamdı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">&#8220;Sessizliğin hazinendir. Sessizliğine sahip çık.&#8221;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Maun.” Düşün ki bir okyanussun. Yüzeyinde dalgalar, martılar, irili ufaklı balıklar&#8230; Dışarıda ne olursa olsun, ister güneş açsın ister fırtınayla dünya yıkılsın, sen dipte ve derindesin. O muazzam akışa bakıyorsun.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Maun. &#8220;Sessizlik&#8221; Önce dışarıda. Diyelim ki yemektesin, kaşığı daldırırken aklın, gözün, </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">kulağın, her duyun seninle olsun. Yapabiliyor musun? Yoksa lokmanı bir an önce bitirip</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">konuşmak mı istiyorsun?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">&#8220;Ben&#8221; demiştim gururla, Guruji’ye, &#8220;kahvaltımı bahçede yapıyorum! Tabağımı alıp her </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">sabah, kuru otların üstüne çöküyorum. Yemek sohbetinden uzakta, doğayla baş başa&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Köpekler de geliyor bazen.&#8221; </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Peki,” demişti, “köpeklerle, doğayla konuşuyor musun?&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bilememiştim. Epey de bozulmuştum. İçten içe bir aferin beklerken&#8230; Ne yalan söyleyeyim, sinir olmuştum. Hani, neredeyse, “Siz de çok biliyorsunuz ama!” diyecektim, Guruji’ye 🙂</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İki ay boyunca bu anlardan ne kadar çok yaşayacağımı henüz bilmiyordum tabii. İyi ki de yaşamışım, iyi ki de öğretmenimin şefkatli alanında o pek tatlı kibirim bir top gibi zıp zıp, </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">oradan oraya sekip durmuş. Ne zamanki o minik top sakinleyip bir kenarda durdu, tohum toprağa oturdu ve ben kalkıp kendimden bildiğimi konuşmaya başladım.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Maun. Sessizlik, içeride. Susmak desem, değil. Her gördüğünü ve yaşadığını ötekiyle </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">kıyaslamaya koşullanmış zihin, göklere çıkarıp yerlere vurmadan yalnızca &#8220;gören&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">olmayı öğrenebilir mi?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Maun.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kusursuz denge.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Derinlerde saklı hazine.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bırak dışarıda dalgalansın sular.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Seni en çok çiğnemeden yuttuğun o anlar yorar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Deniz Yalım Kadıoğlu</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kasım 2021 </span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/girl-and-dog-sleeping-on-gray-pavement-573258/">Matheus Bertelli</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/22/sessizligin-hazinendir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gönlümüzün Ferahlığı İçin Meditasyon</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/22/gonlumuzun-ferahligi-icin-meditasyon/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/22/gonlumuzun-ferahligi-icin-meditasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 10:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8612</guid>

					<description><![CDATA[Hoşnutluk, memnuniyet, tatmin&#8230; “Gönül ferahlığı” içimde tam karşılık geliyor bu hisse. İnsanlara, koşullara, koşullanmalara bağlı olmayan bir hal. Sen nefeslerinle sadece sisleri aralıyorsun, hep orada olanı ortaya çıkarmak için. Kendine yaklaşıyorsun. Gönlünün, ferahlığının, huzurunun anahtarını kimselere vermeden, kendi avucunda tutmaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hoşnutluk, memnuniyet, tatmin&#8230; “Gönül ferahlığı” içimde tam karşılık geliyor bu hisse. İnsanlara, koşullara, koşullanmalara bağlı olmayan bir hal. Sen nefeslerinle sadece sisleri aralıyorsun, hep orada olanı ortaya çıkarmak için. Kendine yaklaşıyorsun. Gönlünün, ferahlığının, huzurunun anahtarını kimselere vermeden, kendi avucunda tutmaya devam ediyorsun. İşte tam bunun için sana rehberlik edecek bir meditasyonu paylaşmak istiyorum seninle. Hepimize, Bütün’e şifa olsun.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Meditasyonda kullandığımız Mudra, işaret parmağını uzatarak yapılıyor. İşaret parmağı &#8220;guru&#8221;, öğretmen parmaklardan birincisi. Guru seni karanlıktan aydınlığa, cehaletten erdeme götüren, seni dönüştüren her şey, her türlü kişi, bilgi ve bilgelik. İşaret parmağı, Jüpiter gezegeniyle ve Hava elementiyle ilişkili. Öğretiyor: Varlığını genişleterek, yüksek bilinç seviyesine ulaşma yolunda kendi sınırsızlığının, sonsuzluğunun farkına varmanı sağlayarak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Meditasyon için omurgan dik bir şekilde Rahat Oturma Pozu&#8217;na geç. Çeneyi hafifçe boğaza doğru çekip boynunun arkasını uzat ve göğsü hafifçe kaldır. Bu &#8220;Boyun Kilidi&#8221;ni tüm meditasyon boyunca uygula.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Gözlerini kapa, önce sadece nefeslerini izle. Aldığın her nefesin burun deliklerinden içeriye girmesini, tüm bedene yayılmasını izle. Verdiğin her nefeste biraz daha, biraz daha yerleş bedenine.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Üç kere Adi Mantra söyleyerek Kundalini Yoga pratiğimize başlıyoruz:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ong Namo Guru Dev Namo</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">(Tüm varlıkların içinde akan Yaratıcı Bilinç&#8217;i selamlıyorum. Kendi içimdeki bilgeliğin, kendi içimdeki öğretmenin önünde eğiliyorum.)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Birinci Bölüm</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Duruş: Rahat Oturma Pozu</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mudra: İki eli omuz hizasında kaldır, dirsekler rahat bir şekilde aşağıya bakarken avuç içleri karşıya dönük olsun. İşaret parmaklarını yukarıya doğru çevir ve diğer parmaklarını içeriye kıvırarak baş parmaklarla tut.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Gözler: Kapalı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes: &#8220;O&#8221; şekline getirdiğin ağızdan bilinçli, Uzun Derin Nefesler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Süre: 11 dakika</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İkinci Bölüm</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Aynı duruşta kalmaya devam et ve nefesini daha da derinleştirirken her nefes verişte göbek deliğini omurgaya doğru çek. Zihnin üzerine meditasyon haline geç. Kim ne derse desin, zihninin dengede kalacağı bir hale ulaş.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Süre: 11 dakika</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitirirken: Derin bir nefes al, nefesi tut ve tüm omurgayı, omurga çevresindeki her bir kası sık. Nefes ver. İki kere tekrarla, son nefeste başından ayak parmağına dek bedenin her bir parçasını sık. Rahatla.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kundalini Yoga pratiğimizi “Sat Nam” mantrasını (Gerçek benim kimliğimdir, ben Gerçek&#8217;im) söyleyerek sonlandırıyoruz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><i><span style="font-weight: 400;">Açıklama:</span></i><span style="font-weight: 400;"> Bu meditasyon sınırlama ve memnuniyeti sağlayabilir. Işık bedene doğrudan bir bağlantı yaratır ve bize zihnin kontrolünü kazandırır. Zihnin kontrolü bize hoşnutluğa bir seçim olarak izin vermek fırsatı sunar &#8211; günlük farkındalığımızda ve psişede (ruh ve kapsadığı duygular) özümsenebilecek bir var oluş hali.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kaynak: <a href="http://www.3ho.org">www.3ho.org</a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Deniz Yalım Kadıoğlu </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nisan 2021 </span></p>
<p><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/woman-meditating-near-sea-5201527/">Nataliya Vaitkevich</a></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/22/gonlumuzun-ferahligi-icin-meditasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Svadhisthana Chakra</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/10/svadhisthana-chakra/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/10/svadhisthana-chakra/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 17:12:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[chakra]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8494</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Klasik 7 chakra sisteminin ikincisi. Turuncu rengi ile kendini parlatan, rahman ve rahim olan, yaratılışın uyum ve zıtlıklarını kucakladığımız, yaratılışın 6 lotuslu cinsel yaratım merkezi. &#160; Bu enerji merkezini anlamak, tüm yaşamı anlamak ile ilgilidir. Bireyin zihinsel ve duygusal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Klasik 7 chakra sisteminin ikincisi. Turuncu rengi ile kendini parlatan, rahman ve rahim olan, yaratılışın uyum ve zıtlıklarını kucakladığımız, yaratılışın 6 lotuslu cinsel yaratım merkezi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu enerji merkezini anlamak, tüm yaşamı anlamak ile ilgilidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bireyin zihinsel ve duygusal tüm zıtlıklarını, bilinçaltı ve zihinsel bağlantısı ile birlikte hem bireysel, hem de kolektif bilinçaltının bağlantısını kuran chakra enerji merkezlerinden biridir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yaşamın her yönündeki ilişkilerin, karmik yaşamsal deneyimlerin öğretilerinin anne ve baba polaritesinin yansıması, en derin duygusal acı ve travmaların yerleştiği yerdir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Maddi, evlilik, partner ya da arkadaşlık ilişkileri, bireyin çocukluk dönemlerinde oluşturduğu deneyimsel hafızasının yaşamsal yansıması, kendi ve bütün olma birlikteliği içinde yaşamın verdiği akış ile hizanın dengelerinin kurulduğu yerdir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hayata ve varoluşun sunduğu tüm olanaklara ve akışa evet dediğimiz ana merkez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Dengelenmesi yaşamlar süren ve dengelendikçe yaşamın tadına doygun, doğurganlığımızı bir yaratıcı olarak yaşadığımız, yaşam pınarında aktığımız haznemiz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Çocukluk ihtiyaçlarının giderilmemesinden, dünyanın etrafımızda döndüğünü sandığımız, belki olgunlukta küstah yapının bir arada çarpışarak kendini katılıklardan suyun nehrine bırakarak bir oyuna dönüştürdüğümüz şuurumuzdur Svadhisthana.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hırs ve Tutku’yu, İlahi Aşk’a</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İstek ve İhtiyaçları, teslimiyet ve haz’a bıraktığımız yerdir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tüm zıtlıkların içinden sevgi ile yükseldiğimiz ve kendi içimizden yeniye bütüne akan bir nehir olduğumuz okyanustur Svadhisthana.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Zuhal Özyurt </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Şubat 2021 </span></strong></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/light-man-people-woman-6931924/" target="_blank" rel="noopener">Mikhail Nilov</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/10/svadhisthana-chakra/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önce Kalp Bağlanır, Sonra Zihin</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/10/once-kalp-baglanir-sonra-zihin/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/10/once-kalp-baglanir-sonra-zihin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 17:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8491</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Korona döneminde yoga ve meditasyon belki de her zamankinden daha çok konuşuldu. Türkiye’de ve Dünya’da birçok yoga eğitmeni bir tür karma yoga olarak hiçbir karşılık talep etmeksizin online olarak herkese açık yoga ve meditasyon çalışmaları yaptılar. Bu çalışmalar kısmen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Korona döneminde yoga ve meditasyon belki de her zamankinden daha çok konuşuldu. Türkiye’de ve Dünya’da birçok yoga eğitmeni bir tür karma yoga olarak hiçbir karşılık talep etmeksizin online olarak herkese açık yoga ve meditasyon çalışmaları yaptılar. Bu çalışmalar kısmen hala daha devam etmekte.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Korona günlerine yoganın hızlı adaptasyonu, dolayısıyla da kabul görmesi yoganın doğasından kaynaklanır, zira bu uyumlanabilme olmasa, yazılı olarak bilinen üç bin yıllık bir geçmiş de söz konusu olamazdı. Yoga bir yandan dönüştürürken kendi de dönüşür. Her ne kadar belli başlı aksiyomlara dayansa da bu aksiyomların çoğu yoruma açıktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu kısa yazı yogaya yapanların üzerinde çok da düşünmediği bir konu üzerine yazılmıştır. Konunun derinlerine girilmeyecektir, zira bazı konular öyle iki satırlık blog yazılarında yer alamaz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Raptiye kelimesiyle yoga kelimesi arasında ne gibi bir bağ var ona değinelim. Raptiye kelimesinin kökü rapt’tır. Rapt dediğimde bir şey anlamayabilirsiniz, ama bununla bağlantılı kelimeler olan </span><span style="font-weight: 400; color: #000000;">irtibat, zapturapt dediğimde zihninize bir şeyler belirir. Yani kontrol altına alma, yönlendirme, bağlama.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Aynı kökten gelen rabıta sözcüğü de bağlantı demektir. Aynı zamanda bir mimarlık, inşaat terimidir. Tasavvufta kalbini ilahi güce bağlama anlamına gelir. 1800’lü yıllarda Hintli Müslüman bilgelerden eğitim alan, bu ustalardan etkilenen bazı sufilerin Anadolu’ya bir takım yoga bilgilerini getirdiği malumdur. Meraklılar konunun üzerine gidebilir. İşte rabıta bir tür yoga anlamına gelir bu sufilerin nezdinde.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Aynı kelimeden üretilen murabıt da kalbi ilahiye bağlanan anlamındadır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yoga, tasavvuf, meditasyon her ne olarak adlandırırsanız adlandırın fark etmez, konu kalptedir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kalp zaten ilahidir, zihin dünyevidir. Önce kalp bağlanır, sonra zihin…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Bora Ercan</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Ekim 2022</span></strong></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/brown-rope-tangled-and-formed-into-heart-shape-on-brown-wooden-rail-113737/" target="_blank" rel="noopener">Pixabay</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/10/once-kalp-baglanir-sonra-zihin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefes ve Hareketi Birleştirerek Işığını Canlandır</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/10/nefes-ve-hareketi-birlestirerek-isigini-canlandir/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/10/nefes-ve-hareketi-birlestirerek-isigini-canlandir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 16:59:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8488</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Desikachar’ın çok sevdiğim bir sözü var: ‘’Nefes ve hareketi birleştirmiyorsan yoga yapmıyorsun.’’ &#160; Çok çarpıcı aslında. Yogayı diğer hareket tarzlarından ayırıyor. Ama o kadar da kolay değil nefes ve hareketi birleştirmek. Zihin sadece yapmak istiyor, nefesle uğraşmak yerine daldan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Desikachar’ın çok sevdiğim bir sözü var: ‘’Nefes ve hareketi birleştirmiyorsan yoga yapmıyorsun.’’</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Çok çarpıcı aslında. Yogayı diğer hareket tarzlarından ayırıyor. Ama o kadar da kolay değil </span><span style="font-weight: 400;">nefes ve hareketi birleştirmek. Zihin sadece yapmak istiyor, nefesle uğraşmak yerine daldan dala dolaşmak istiyor. Ama nefes ve hareket birleşince bir de bakıyorsun ki ufkun genişlemiş, önünde </span><span style="font-weight: 400;">yeni alanlar açılmış ve her şey daha meditatif olmuş.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Krishnamacharya ile birebir çalışmış Srivatsa Ramaswami’den bir anekdot aktarayım; Krishnamacharya, nefes ve hareketi birleştirmeyi ihmal eden öğrencilerin dikkatini toparlamaları </span><span style="font-weight: 400;">için savasanada biraz dinlenmelerini söylüyormuş. Yani, bir türlü sınıfın önünde tek ayak üstüne kaldırıyormuş.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Dikkati nefese taşıyoruz. Nefesin hareketi omurgayı hareket ettirmeye başlıyor ve bunu kolların, bacakların ve başın hareketi izliyor. Asana dediğimiz şey aslında sadece nefes alışın ve verişin hareketi. Nefes her şeyin temeli. Nefes sayesinde hareket başlıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Hikâye bu ya; Shiva ve Parvati yeryüzüne inerken bir göl kenarında mola verirler ve birlikte </span><span style="font-weight: 400;">asanaları yapmaya başlarlar. Onları pür dikkât izleyen bir balık nefesini kullanmayı zaten bildiği </span><span style="font-weight: 400;">için bütün asanaları Shiva’nın ardından kusursuz bir şekilde tekrarlamaya başlar. Bu balık Shiva’nın ilk müridi: Matsyendra. Hatırladınız mı? Hani oturarak kendimizi çevirdiğimiz asana: Ardha matsyendrasana. Hatha Yoga Pradipika Matsyendra’yı ilk insan öğretmen olarak tanımlar.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Belki şöyle bir soru gelebilir aklınıza; ‘’Asanaları yaparken zaten nefes alıp veriyoruz. Bu yeterli değil mi?’’ Yeterli değil; çünkü o zaman hareketi başlatan nefes olmuyor. Asana pratiği esnasında nefesin istemli olarak kontrolünden bahsediyorum. Nefes ve hareket birleşince bedenin ihtiyaçlarına bağlı olarak nefes gaza veya frene basmamıza yardımcı oluyor. Doğal nefesten çok farklı.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Deneyimlemek için gerçekten nefes verirken ardha matsyendrasana pozunda omurganızı çevirin. Nefes alırken hafifçe gevşetip nefes verirken daha derin çevrilmeye çalışın…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes ve hareket birleştikçe hem fiziksel hem enerji bedeni etkiliyoruz. Sıkışık alanlar rahatlıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes ve hareket birleştikçe fiziksel bedeni etkiliyoruz. Nefesle birlikte kaslar kasılıp gevşedikçe bedende alan açılıyor. Sadece kaslar değil çalıştığımız bölgedeki yumuşak dokular, sinirler, kan ve lenf damarları ve hatta iç organlar etkileniyor. Kanlanma ve oksijenlenme artıyor. Adeta prana pompalıyoruz. Nefes ve hareket birleşince kas-gevşetlerle birlikte kirli kanın damarlardan atılması daha kolaylaşıyor. Nefesin yeni ritmiyle birlikte kalbe binen yük azalıyor ve kalp rahatlıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes ve hareket birleştikçe nefes ve enerji bedenini etkiliyoruz. Nefesten sorumlu kasları daha etkin ve daha rahat kullanmaya başlıyoruz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes ve hareket birleştikçe zihin bedeni etkiliyoruz. Nefes, beden ve zihin arasında bir köprü. Zihin sakinleşmeye başladıkça nefes uzayıp pürüzsüzleşmeye başlıyor. Zihinde alan açıyoruz. Asana pratiği sonrasında nefes çalışması ve meditasyona oturmaya hazır hale geliyoruz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes ve hareket birleştikçe duyguları etkiliyoruz. Sıkışık duygular rahatlıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nefes ve hareketi birleştirmenin fiziksel ve fizyolojik faydalarının yanı sıra prana bedende daha rahat akmaya başlıyor ve ışığımızı canlandırmaya devam ediyoruz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Banu Çadırcı </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Temmuz 2021</strong></span></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/pretty-woman-sitting-doing-yoga-9004270/" target="_blank" rel="noopener">Olia Danilevich</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/10/nefes-ve-hareketi-birlestirerek-isigini-canlandir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devi</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/10/devi/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/10/devi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 16:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[devi]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8485</guid>

					<description><![CDATA[&#160; देवी  Devī * Devī, ilâhî olanın dişi formunu temsil eder. Tanrıçadır. Tanrıça kavramı çok yönlüdür. Sayısız isimle tanınır, birçok biçimde kişileştirilir ve birbirinden farklı yöntemle ibadet edilir. Örneğin Devī Lakṣmī, servet, talih ve refah; Sarasvatī, sanat, bilgelik ve öğrenme; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">देवी</span><span style="font-weight: 400;"> </span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Devī</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">*</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Devī, ilâhî olanın dişi formunu temsil eder. Tanrıçadır. Tanrıça kavramı çok yönlüdür. Sayısız isimle tanınır, birçok biçimde kişileştirilir ve birbirinden farklı yöntemle ibadet edilir. Örneğin Devī Lakṣmī, servet, talih ve refah; Sarasvatī, sanat, bilgelik ve öğrenme; Pārvatī aşk, bereket ve bağlılık; Durgā, güç tanrıçasıdır. Kāli, Devī’nin kızgın halidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">*</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Devī, Sanskrit dilinde parlamak anlamına gelen “div” kökünden gelir. Devi Śakti’dir, &#8220;kozmik enerji&#8221;dir. Tanrı Śiva’nın tinsel ve tarihsel yoldaşıdır. Tüm yaratımın arkasındaki güçtür, ilâhedir. Yaratılmış şeylerin hepsi, yer-gökte varlıkların ve mahlûkatların tümüdür.  Bütün âlemdir. Doğa Ana’dır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">*</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Devī altı ana işlevi aracılığıyla gözlemlenebilir. İlki, dünyanın dengesini tehdit eden şeytani güçleri yok eden kozmik bir güçtür. Evreni yaratır, yok eder ve yeniden yaratır. Sonra, nazik ve ışıltılı formunda, nimet, servet, talih ve başarının zarif bağışçısı olarak çıkar karşımıza. Üçüncü tezahüründe, kahraman bir sevgili olarak dünyaya gelir. Maddesel âlemde kadınlar için ilham verici örnek kişilikler sunar. Devī dördüncü olarak köylerin, kasabaların ve kabile halkının yerel koruyucusu olarak görülür. Beşinci ve altıncı yönlerinde devi yarı ilâhî olarak temsil edilebilir. Yeryüzünde doğan, ancak derin ruhsal ve diğer sözlü güçlere sahip kadın azizlere yansır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">*</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Devī&#8217;ye genellikle &#8216;Mā&#8217; da denir. Bunun temel nedeni, tüm evreni yaratma ve besleme konusundaki annelik içgüdüsüdür. Dişil güç, sevgi ve şefkatle doludur. Bir annenin çocuğunu her koşulda sevmesi gibi Devī de evreni çocuğu gibi sever. Sunduğu şey, koşulsuz sevgiden başka bir şey değildir. Bir annenin çocuğunu kendi vücudunda taşıyıp beslemesi gibi Devī de tüm dünyayı kucaklar, sarmalar besler. Aynı zamanda kontrol eder. Gerekmeyen her şeyi ortadan kaldırarak ilâhî dengeyi muhafaza eder. Her ilâhîyatın, her varlığın ve her zerrenin enerji verici kuvvetidir. Bütün evren Devī Mā&#8217;nın tezahürüdür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Didem GitaDevi Bilge </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aralık 2020 </span></strong></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/person-s-hands-with-traditional-tattoo-8229247/" target="_blank" rel="noopener">Anna Tarazevich</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/10/devi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
