<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bitkiler &#8211; Deva Köy</title>
	<atom:link href="https://devakoy.com/category/bitkiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://devakoy.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Sep 2024 11:56:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>
	<item>
		<title>Doğa ile Bağlantı</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/10/doga-ile-baglanti/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/10/doga-ile-baglanti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 19:26:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8515</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Doğa yürüyüşleri yapanlar kayaların üzerinde açan çiçekleri görünce fotoğraf makinelerine sarılıp bu muhteşem görüntüyü ölümsüzleştirirler. Doğanın sıralı değişimi (süksesyon) sonucu meydana gelen bu güzellik, hayret ve hayranlık uyandırır. Bu yaratıcılıkta önemli bir rolü olan likenleri anlatacağım size. &#160; Likenler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğa yürüyüşleri yapanlar kayaların üzerinde açan çiçekleri görünce fotoğraf makinelerine sarılıp bu muhteşem görüntüyü ölümsüzleştirirler. Doğanın sıralı değişimi (süksesyon) sonucu meydana gelen bu güzellik, hayret ve hayranlık uyandırır. Bu yaratıcılıkta önemli bir rolü olan likenleri anlatacağım size.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Likenler algler ve mantarların ortak yaşamları (simbiyotik ilişkileri) sonucu oluşmuş yaşam formlarıdır. Liken basit bir canlı olmayıp, iki ayrı canlının, algin ve mantarın, bir araya gelmesi ve bir birlik meydana getirmesi ile ortaya çıkan karmaşık bir canlıdır. Şekil ve yaşayış bakımından kendilerini oluşturan alg ve mantarlardan tamamen ayrı bir yapı gösterirler. Çok farklı morfolojik özellikleri vardır. Kayaların üzerinden tutun da ağaç kabuklarına kadar birçok yerde yaşar. Oluşumları çok uzun yıllar sürer.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Likenin süksesyon dediğimiz sıralı değişimde yani toprağın oluşumunda çok büyük bir önemi vardır. Bir kayaya önce liken yerleşir. Metabolik faaliyetleri sonucunda oluşan liken asitleri tarafından kaya bir miktar erir ve bu erime sonucunda kayadaki minareller serbest kalır. Bu likenin üzerine kara yosunları yerleşmeye başlar ve çorak düz bir kayanın üzerinde organik bir tabakalaşma başlar. Artık diğer bitkilerin de yetişebileceği, beslenebileceği toprağın temelleri atılmış olur. Ve o toprağa rüzgârda uçan bir tohum konar veya bir hayvanin derisine, ayağına yapışmış bir tohum dökülür ve bir bitki büyür ve çiçek acar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Likenler o kadar hassastırlar ki kirliliğin başladığı yerlerde yok olmaya mahkumdurlar. Bu yüzden temiz hava, temiz ortam göstergesidirler. İşte size doğayı korumak için bir büyük sebep daha.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Nancy Gönen Çalış </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Şubat 2021</strong></span></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/tree-roots-covered-with-moss-612962/" target="_blank" rel="noopener">Will</a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/10/doga-ile-baglanti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ardıç</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/08/ardic/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/08/ardic/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2023 18:51:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ardıç]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8397</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Ardıç, servigiller (Cupressaceae) familyasından Juniperus cinsine ait iğne yapraklı ağaç ve çalı formundaki taksonların ortak adıdır. Ardıç ağacı 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Bu ağacın yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokulu bir ağaç türüdür. Bu ağacın üzerindeki meyveleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Ardıç, </span><a style="color: #000000;" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Servigiller"><span style="font-weight: 400;">servigiller</span></a><span style="font-weight: 400;"> (Cupressaceae) familyasından Juniperus cinsine ait iğne yapraklı </span><a style="color: #000000;" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/A%C4%9Fa%C3%A7"><span style="font-weight: 400;">ağaç</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve çalı formundaki </span><a style="color: #000000;" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Takson"><span style="font-weight: 400;">taksonların</span></a><span style="font-weight: 400;"> ortak adıdır. Ardıç ağacı 2-5 metre boyunda bir ağaçtır. Bu ağacın yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokulu bir ağaç türüdür. Bu ağacın üzerindeki meyveleri siyah, parlak kozalak şeklindedir. Ardıç ağacının bu meyvelerine ardıç tohumu denir. </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kasım ve Aralık aylarında toplanıp, kurutulur. Her daim yeşil kalan ağaç türüdür. Ardıç, Juniperus cinsi kuzey yarım kürede yaygın olup dünyada 60, yurdumuzda 8 türü mevcuttur. 4 tanesi iğne, 4 tanesi pulsu yapraklıdır. Ülkemizde Cupressus (servi) ve Juniperus (ardıç) cinsleri tabii olarak yetişir. Ardıç ülkemizde geniş bir yetişme alanı bulur ve yetiştiği alanlara göre çalı formunda kısa boylu olabileceği gibi büyük geniş bir ağaç formunda da olabilir. Kurak yerde çalı gibi olurken sulak yerde ağaç formuna bürünür. Bazı türleri zehirlidir. Kış aylarında yaprak dökmez. Soğuğa ve kuraklığa dayanıklılıklarıyla bilinen ardıçlar küresel ısınmanın yoğun bir şekilde hissedilmeye başlandığı dünyada, ülkemizin gelecekteki sigortası olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç ağacının üremesi başka bir türe bağlı olabilmektedir. Ardıç ağacının tohumlarının kabukları açılır. Ardıç tohumları yere dökülür ancak bu tohumlar bir ardıç kuşu tarafından yenmedikçe çimlenme gerçekleşmez. Ardıç kuşunun sindirim sisteminde öğütülür. Ardıç kuşu dışkısı ile birlikte toprağa karışan tohumlar kolayca çimlenir. Ancak tüm dünyada yakın zamana kadar ardıç tohumlarının yalnızca ardıç kuşlarınca yenilerek dışkı yoluyla atıldığında çimlenebileceği, ardıç tohumlarını üretmede başka bir yol olmadığı düşünülüyordu. Ancak OGM, Isparta Eğridir’de bulunan fidanlığında yaptığı çalışmalar ile ardıç ormanlarının oluşmasında ardıç kuşlarının tekelini ortadan kaldırdı. Meşakkatli bir iş olan suni çimlendirme için her yıl Kasım ve Şubat ayları arasında orman köylüleri olgunlaşmamış ardıç kozalaklarını topluyor ve fidanlıklarda açık hava koşullarında kurutuyor. Bazı işlemlerin ardında ham tohumlar elde ediliyor. Tuzlu su vasıtasıyla bu tohumların boş ve doluları belirlenerek, dolu olanları %5-10’luk küllü suda 3 gün bekletilir. Her gün suyu değiştirilerek karıştırılan tohumlar eleklerde yıkanıp 1-2 saat güneşte serilerek kurutulur. Daha sonra %5-10’luk limon tuzu ve su karışımında 1 gün bekletilen tohumlar yüzdürme havuzunda tekrar yıkanır. Böylece tohumların çimlenme engeli giderilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Daha sonra soğuk hava deposunda +4 derecede 45-50 gün katlamaya alınan tohumlar çimlenmek üzere Eylül ayının ilk haftası toprakla buluşturulur. Ardıçlar tohumla üretilebildiği gibi çelik aşı yöntemleri ile de üretilebilir. Çelik aşı yönteminde; 15 cm uzunluğa sahip bir yıllık sürgünler kullanılır. Yatık olarak büyüyenler dik olarak büyüyenlere göre daha kolay köklenir. Doğada oldukça kolay yetişen ardıç, bir insan elinde bu yöntemler ile daha zor şekilde yetişir. Ardıçlar ülkemiz ormanlarının yüzde 3’ünü kapsamaktadır. Ardıçlar ekstrem iklim koşullarına dayanıklı olmalarının yanında sık ibre yapıları ve besi değeri yüksek kozalakları ile yabanıl hayvanlara iyi bir sığınak ve besin maddesi sağlarlar. Yaygın kök sistemleri sayesinde de erozyon ile mücadelede ülkemiz için son derece önemlidir. Ardıç ağacının 2 metre boya ulaşması bile yıllar alır. Yavaş büyür ama uzun ömürleri vardır.  Türkiye&#8217;deki en eski ardıç ağacının Konya, Taşkent Alata (Balcılar)&#8217;da bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya göre bin veya 2300 yaşında olan bu ağaca yöresel olarak ağıl ağaç denilmektedir. Ardıç ağacı dağlık alanlarda rahatlıkla üremekte ve yetişmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu nedenle dağ yaşamını benimsemiş konargöçer kültürlerde ardıç ağacı önemli bir yere sahiptir. Ayrıca kimi göçebe halklara ait kültürlerde dinsel törenler genellikle ardıç ağacının dumanı ile yapılmaktadır. Şaman Türkmenlerde kutsal olarak kabul edilen bir ağaçtır. Dallarına bez bağlanarak dilek tutulur veya dalları tekkelerde tütsü olarak kullanılır. Ardıç gövdesi özellikle kuruduğunda çok güzel kokar. Kök, gövde ve meyveleri birçok hastalığın tedavisinde başvurulan bir ağaçtır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Juniperi fructus (Ardıç meyvası) Juniperus communis L. Cupressaseace aktif bileşenleri: Başlıca α- ve β-pinen, mirsen, sabinen, kamfen, terpineol gibi monoterpenler ile karyofillen gibi seskiterpenlerce zengin uçucu yağ ile şeker, glukronik asit, L-askorbik asit, kateşinler, proantosiyaninler, yağ asitleri ve steroller içermektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç tohumları pek çok hastalığın tedavisinde &#8220;bitkisel ilaç&#8221; olarak yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Ardıç tohumları yemeklere koku ve tat vermek maksadıyla da kullanılırlar. Özellikle yağlı et yemeklerinde yemeği hafifletmekte de çok yararlıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Şifa kaynağı olan bu mucizevi meyvenin çayı genellikle kullanım şekli hangi sağlık problemini çözmeye yardımcı olacağına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ardıç ağacının bu meyvelerine ardıç tohumu denir. Kasım ve Aralık aylarında toplanıp, kurutulur. Daha sonra harici olarak veya çayı yapılarak da tüketebilirsiniz. Bu meyvenin çayı oldukça faydalıdır. Mideyi kuvvetlendirici, antiseptik özelliği vardır. Bu çay, duruma bağlı olarak doğrudan cilde uygulanabilir ya da içilerek tüketilebilmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>ARDIÇ MEYVESİ ÇAYI FAYDALARI</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Şifa kaynağı olan ardıç ağacının üzerinde bulunan meyveleri yani diğer adı ile tohumlarının faydası olduğu gibi birde bu tohumlar ile elde edilen çayının faydaları da saymakla bitmez. Bunlardan ilki antiseptik yani mikrop öldürücü etkisi bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde soğuk kış aylarında alınan soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi hastalıklardan korunmanıza yardımcı olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç ağacının meyvesi sindirimi teşvik eder. Bu sayede tıbbi uygulamalarda müshil ve idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Vücuttan su ve ödem atılmasını destekler,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kanı temizleyici özelliği bulunan ardıç çayı, vücut direncini artırırken, metabolizmanın hızlanmasını sağlar.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu meyvenin çayının keskin tadı nedeniyle iştah açıcı özelliği bulunmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sindirim sisteminin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mide ağrıları, şişkinlik, mide ekşimesi ve iştahsızlık problemlerini gidermeye yardımcı olmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İdrar yollarında görülen enfeksiyonları gidermeye yardımcı olmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kan şekerinin düşürülmesine ve dengelenmesine yardımcı olmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Taze meyvelerin ezilmesiyle elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.  </span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç terletici bir bitki olduğundan romatizma ve soğuk algınlığına iyi gelir.  </span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>ARDIÇ ÇAYI NASIL HAZIRLANIR?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç çayı hazırlarken ilk önce mevsiminde toplanan meyveleri güneş görmeyen bir yerde kurutulur.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Daha sonra tamamen kuruyan bu meyveler, hafifçe ezilerek parçalanır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Parçalanan meyvelerden 1 tatlı kaşığı alınarak, 1 bardak kaynamış suyun içine atılır ve 20 dakika demlenmesi için beklenilir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Daha sonra süzülüp, tüketebilirsiniz.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Siyah ya da kırmızı renkli olan ardıç meyvesi ile ünlü olan ardıç ağacının inanılmaz faydası bulunur. Fakat bazı ardıç türlerinin meyveleri zehirli olduğu için dikkat edilmelidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Topikal uygulama:</b></span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Dallarından yapılan merhem deri üzerine sürülerek ovulursa, cilt hastalıklarına iyi gelir.  </span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Rendelenmiş meyveleri sirke içine konup bekletildikten sonra bir bezle alın üzerine sarılırsa baş ağrılarını giderir.  </span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Yan Etkileri:</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Böbrek hastalarına ve hamilelere yasaktır. 6 haftadan fazla kullanılmaz.  Uzun süre kullanımda ve doz aşımında böbrek iltihablanmasına neden olabilir. Hamilelikte ve emzirme süresince glikoz seviyesini arttırdığı için diabetlilerce kullanılmamalıdır. Ardıç meyvesi tüketmek genellikle güvenli kabul edilir, ancak alerjik reaksiyonlar, ilaç etkileşimleri ve yüksek miktarlarda tüketildiğinde olası toksisite olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>ARDIÇ AĞACINDAN ELDE EDİLEN KATRAN</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayrıca Ardıç Ağacından elde edilen katranının birçok faydası vardır. Katran eldesinde kıyılmış odunlar toplama kabına dibindeki bir boru vasıtasıyla bağlı, içi oyuk bir kabın içerisine yerleştirilir. Kabın havayla teması tamamen kesilir ve üzerindeki demir potada kömür yakılır. Meydana gelen aşırı sıcaklık etkisiyle ısı ile bozunma sonucu odundan ayrılan yağımsı madde dipteki toplama kabında birikir. Bu materyal 15-20 gün içinde üç tabakaya ayrılır. Katran en dipte kalır, yağımsı tabaka ise ortadaki suyun üzerinde toplanır. Katranlar, siyah renkli, özel kokulu, akıcılığı fazla olmayan sıvılardır. Tanınma ve miktar tayinleri için özel yöntemler yoktur. İskandinavya, Polonya ve Rusya gibi çeşitli ülkelerde katran elde edilmektedir. Ülkemizde de bazı bitkilerin katranı elde edilmektedir;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Pinus silvestris odunundan Çam katranı (Liquida pix)</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Juniperus oxycedrus odunundan Ardıç katranı (Juniperi pix)</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> Betula alba odunundan Huş katranı (Betulae pix)</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Elde edilen Katranlar antiseptik özellikte maddelerdir. Haricen deri hastalıklarında ve bazı yaraların tedavisi amacıyla halk arasında hala kullanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Birçok hastalığın tedavisinde kullanılan Ardıç Katranı da özellikle saçkıran, ergenlik sivilceleri, egzama, uyuz ve sedef hastalığı gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç katranı sabunu olarak bilinen ardıç sabunu, ardıç ağacından çıkarılan katranın yağından üretilen bir sabundur. Çok eski bir geçmişi olan ardıç sabunu, uzun yıllardan beri cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Özellikle egzama gibi vücutta dökülme gibi hastalıklara sebep olan rahatsızlıklar için kullanılır. Alternatif tıp yöntemi olan ardıç katranı sabunu, saça ve cilde olan faydaları saymakla bitmez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Anadolu’da binlerce yıldır cilt hastalıkları için tedavi amaçlı kullanılan sabun, alternatif tıbbın en iyi örneklerinden biridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;"> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İşte Ardıç katranı sabununun faydaları</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç katranı sabunu binlerce yıldır Anadolu&#8217;da cilt hastalıklarını tedavi etmek için kullanılır. Alternatif tıbbın en iyi örneklerinden olan ardıç sabunu vücuttaki rahatsızlıkların birçoğuna iyi geliyor. İşte binbir derde deva ardıç katranı sabununun faydaları:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç katranı sabununun diğer faydaları:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayak sağlığı için ardıç katranı sabunu kullanılmalıdır. Uzun süre ayakkabı içerisinde kalan ayakların hem rahatlaması hem de kokmaması için ardıç katranı sabunuyla ayakların yıkanması ayak sağlığını olumlu yönde etkileyecektir. Ayaktaki mantar oluşumunu engellemeye yardımcı olur</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ardıç sabunu akne oluşumunu engellemeye yardımcı olur</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Siyah noktalardan engellemeye yardımcı olur</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Cilt lekelerini yok engellemeye yardımcı olur</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sedef, egzama gibi cilt hastalıklarını geçirmede yardımcı olur</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Saç köklerini güçlendirmeye de yarayan Ardıç katranı sabunu, saç dökülmesini durdurmaya yardımcı olur. Saçın kök hücrelerini güçlendiren ardıç katranı sabunu saçın fazla uzamasına yardımcı olur.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Uyuz ve benzeri tüm cilt problemlerinde de kullanılır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnsan vücudunda bulunan zararlı organizmaların ortadan kalkmasını sağlar.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hastalıkları için kullanılan ardıç katranı sabunu egzama, kaşıntı, uyuz gibi birçok cilt hastalıklarında etkisini ispatlamış, tedavi gücü yüksek bir temizlik ürünüdür. Alternatif tıp yöntemi ile imal edilen ardıç katranı sabunu sadece cilt için değil, saç için de oldukça faydalıdır.</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;"><b>Ardıç Katranı Sabunu Nasıl Kullanılır?</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Cildinizi bol köpük ile yıkayabilirsiniz. Özellikle sabunun köpüğünden yüzünüze, maske şeklinde uygulayıp bol soğuk su ile durulamanız yeterli olacaktır. Sabunun muhafazası için mutlaka kuru bir yerde muhafaza etmeye çalışın.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Derleyen:  Sema KIRLIOĞLU (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri)</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aralık 2020</span></strong></p>
<p><em><span style="color: #999999;">Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/macro-photography-of-a-common-juniper-5667093/" target="_blank" rel="noopener">Roman Odintsov </a></span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/08/ardic/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biberiye</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/08/biberiye/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/08/biberiye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2023 18:11:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[biberiye]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8381</guid>

					<description><![CDATA[Biberiye, (Rosmarinus officinalis), ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından iğneye benzeyen ince yapraklı, daima yeşil kalan, değerli bir uçucu yağ ve baharat bitkisidir. Yarı çalı veya çalı formunda çok yıllık bir bitki olan biberiye, Akdeniz’in karakteristik bitkilerinden birisidir. Akdeniz’e komşu olan ülkelerin özellikle sahil [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Biberiye, (Rosmarinus officinalis), ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından iğneye benzeyen ince yapraklı, daima yeşil kalan, değerli bir uçucu yağ ve baharat bitkisidir. Yarı çalı veya çalı formunda çok yıllık bir bitki olan biberiye, Akdeniz’in karakteristik bitkilerinden birisidir. Akdeniz’e komşu olan ülkelerin özellikle sahil ve sahile bakan dağ yamaçlarında doğal olarak yetişir. Rosmarinus Latincede ‘denizin çiği’ anlamına gelir. Deniz kenarlarında çok yaygın bulunmasından ve deniz iklimini çok sevmesinden dolayı bu ismi almıştır. Türkiye’de Akdeniz ve Ege sahil şeridinden 1000 m yüksekliklere kadar yayılış gösterir. Ancak ekonomik olarak en fazla Mersin ve Adana illerinde, 100-250 m rakımlarda, sahil ve sahile bakan dağ yamaçlarından yabani olarak toplanır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">‘Kuşdili’ olarak da bilinen biberiyenin ekonomik olarak değerlendirilen kısımları yaprakları, çiçekleridir.  </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye uçucu yağı özellikle parfüm, kozmetik ve aromaterapide çok değerlidir. Biberiye uçucu yağından cilt bakım kremleri ve losyonları hazırlanır. Doğal parfüm yapımında diğer uçucu yağlarla karıştırılır. Dinlendirici, sakinleştirici ve kas gevşetici aromatik banyo sularına, selülit ve karın çatlaklarını önleyici masaj yağlarına, nefes açıcı ve ağız kokusunu giderici ağız sularına katılır. Biberiye suyunun antiseptik ve ciltte kan dolaşımını hızlandırıcı etkisi vardır; bu nedenle özellikle yağlı ciltlerde saç kepeklenmesini ve dökülmesini engeller. Biberiyenin taze ya da kurutulmuş yaprakları koku ve tat vermek amacıyla et, balık, sebze yemeklerine ve çorbalara katılır. Eski Yunanistan’da biberiyenin hafızayı güçlendirdiği ve yenilediğine inanıldığından, hafızası zayıf olan insanlar başlarında biberiye tacı ile dolaştıkları söylenir. Biberiye içerisinde bulunan karnosik asit beyni serbest radikallere karşı koruduğu ve bu nedenle Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılabileceği rapor edilmektedir. Biberiye antioksidanları başta Omega yağ asitlerince zengin bitkisel yağlar olmak üzere raf ömrü kısa olan gıda ürünlerinin bozulmasını engellemek amacıyla kullanılmaktadır. Roma da sadakatin simgesi olarak bilinir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye tipik bir Akdeniz bitkisidir. Sıcağı ve güneşi çok sever, ancak kış mevsiminin aşırı soğuklarına karşı çok duyarlıdır. Bu nedenle fazla yüksek rakımlarda yetişmez, rakım arttıkça ve denizden uzaklaştıkça biberiyede uçucu yağ oranı azalır. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çok yıllık çalı formunda bir bitki olduğundan her 10-12 yılda bir toprak yüzeyinin 5 cm yukarısından budanarak gençleştirilir. Biberiye uçucu yağının güçlü anti mikrobiyal ve repellent etkisi olması nedeniyle, biberiye hastalıklara ve zararlılara karşı oldukça dirençli bir bitkidir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tedavide yaprakları (Rosmarini folium) kullanılır. Çiçek açma zamanında topraküstü aksamı toplanır. Kuruduktan sonra yaprakları ayıklanır.  </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hoş kokusundan faydalanmak için kuru dallarını yakarak tütsü olarak değerlendirilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Antioksidan ve antienflamatuar özelliklidir. Antifungal etkisiyle Candida mantarına karşı etkili olduğu belirtilmiştir. Hazımsızlık, konsantrasyon kaybı, şişkinlik, baş ağrısı, solunum yolu iltihapları ve mide kramplarında da kullanılır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Uçucu yağı hafızayı güçlendirir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayı son dönemde popülerliği artan bitki çaylarından biridir.  Sindirimden hafızaya, baş ağrısından regl ağrılarına birçok şeye iyi gelen biberiye çayının faydaları; taze ya da  kurutulmuş  biberiyeyi  çayı 5 dakikada hazır olur. İşte biberiye çayının tarifi,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayı yapmak için gereken malzemeler:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1 su bardağı içme suyu</span><br />
<span style="color: #000000;">1 tatlı kaşığı biberiye</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Suyu kaynatıp bardağa alın. İçine bir tatlı kaşığı biberiye eklenir. Ağzı kapalı bir halde 5 dakika kadar demlenmesi için beklenir, sonra süzüp bardağa alınır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Eğer biberiye çayının tadı size acı geliyorsa içine bir tatlı kaşığı bal da eklenebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayının lezzetini artırmak istiyorsanız içine lavanta ve dağ kekiği de ilave edebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayını bol miktarda yapıp saçınızı yıkadıktan sonra durulama suyu olarak da kullanabilirsiniz.  Biberiye çayı saçınızın uzamasını kolaylaştıracaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>BİBERİYENİN YAN ETKİLERİ</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiyenin yüksek dozda kullanımı toksit etki yapabilir. Kansızlık varsa ve demir takviyesi alınıyorsa biberiye kullanılmamalıdır. Hassas ciltlerde irritasyona sebep olur. Hamile ve emzirenler kullanmamalıdır. Her şeyin olduğu gibi biberiye çayının aşırı tüketiminin de vücuda bazı zararları bulunabilir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biberiye çayı fazla tüketilirse zehirlenme riski olabilir. Epilepsi krizlerini tetikleme riski olan biberiye çayını, bu hastalığa sahip olanların tüketmesi önerilmez.  Biberiye çayının kan dolaşımı artırıcı özelliği de bulunuyor. Bu sebeple yüksek tansiyonu olan kişilerin de doktor kontrolünde tüketmesi gerekir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sema KIRLIOĞLU (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri) </strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aralık 2020</span></strong></p>
<p><span style="color: #999999;"><em>Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/herbs-on-teal-surface-5968221/" target="_blank" rel="noopener">Vanessa Loring</a></em></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/08/biberiye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AYURVEDA VE BİTKİLER</title>
		<link>https://devakoy.com/2023/02/08/ayurveda-ve-bitkiler/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2023/02/08/ayurveda-ve-bitkiler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2023 17:02:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=8375</guid>

					<description><![CDATA[Kadim Hint Tıbbı Ayurveda başta bitkiler olmak üzere doğadaki birçok maddenin tedavide kullanılması konusunda binlerce yıllık tecrübelere dayanan geniş bir bilgi hazinesi içermektedir.  Eski zamanlarda bilge kişiler uzun süre ormanlarda gezip hayvanları ve insanları gözlemlemişler, hastalandıkları zaman onlara neyin veya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kadim Hint Tıbbı Ayurveda başta bitkiler olmak üzere doğadaki birçok maddenin tedavide kullanılması konusunda binlerce yıllık tecrübelere dayanan geniş bir bilgi hazinesi içermektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Eski zamanlarda bilge kişiler uzun süre ormanlarda gezip hayvanları ve insanları gözlemlemişler, hastalandıkları zaman onlara neyin veya hangi davranışın iyi geldiğini ya da onları nelerin hastalandırdığına dair bilgiler derlemişlerdir.  Rishiler denen bu araştırmacı seyyahlar bu yöntemlerin bazılarını kendi vücutlarında da deneyerek uzun yıllar süren tecrübelerini ve gözlemlerini DRAVYAGUNA RASA SHASTRA adı altında derlemişlerdir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Esasen maddelerin nitelikleri ve tatları bağlamındaki etkilerinin derlendiği bu kadim bilgiye Eczacılığın Ayurvedik versiyonu da diyebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik tıp, bitkileri, madenleri, hayvansal ürünleri ve bunların çeşitli kombinasyonlarını kullanır. Binlerce yıldır kullanılan bu ilaçların çesitli sınıflandırma listeleri, hazırlanış kılavuzları ve kendine özgü kodeksi bulunmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Gerek yiyecek olarak yararlandığımız gerekse hayatımıza şifa, huzur ve duygusal anlamlar yükleyen bitkilerin sırlarını sizlerle paylaşacağım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ne yazık ki bu kadim bilginin de temelini, felsefesini ve mantığını anlamadan işi ticarete döken kestirme şifacılar tarafından müthiş bir bilgi kirliliği ile yalan yanlış bitkisel reçeteler ortalıkta dolaşıyor.Beden tipinizi yani yaratılıştaki özelliklerinizi, hastalık eğilimlerinizi bilmeden, mevsimleri, yaşınızı, geceyi, gündüzü göz ardı ederek herkese eşit uygulanma öneren bilgilere şüpheyle yaklaşınız.Ayurveda, 5000 yıldır gerek teorik temeli olan gerekse klinik düzeyde uygulama öngören dünyanin en eski Tıp sistemidir. Tıp bilimidir fakat esasen hastalıklardan korunmak için öncelikle beden tipini tanıyıp ona göre yaşamayı ve beslenmeyi ve böylece hasta olmadan önlemini alıp korunmayı önermektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik yaşam tarzının önerdikleri</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">-basittir</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">-mükemmeldir</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">-zekice ve mantıklıdır</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">-insan psikolojisinin rahatsızlıklarını gidererek bu yolla hastalıkları tedavi edebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Beslenme ve egzersiz yapma enerjilerin doğru kullanımına göre gerçekleştirilirse, uyarılan enerji doğru yönetilirse, buna bir de doğru beslenme ve bitkilerin doğru kullanımıyla elde edilen ilaçların yardımcı etkisini de katarsak sağlıklı olmamamız için hiçbir neden kalmaz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedaya göre eğer bir hastalık için verilen ilaç başka bir hastalık doğuruyorsa o ilaç değildir. Yani bir anlamda Ayurveda “yan etki” kavramını kabul etmez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“Özel yiyecekler” olarak tanımlayabileceğimiz bitkiler ve otlar, belirli organların faaliyetlerini uyarırlar, kimyasal ilaçlara nazaran genellikle daha hafif etkiye sahip olduklarından yanlış kullanılmaları büyük hasarlara sebep olmaz, çünkü vücuttan daha çabuk atılırlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ancak, ilaç olarak kullanılacak otların organik olarak yetiştirilmesi, dikkatle en uygun zamanda hatta saatte toplanmaları, doğru  şartlarda saklanmaları ve lazım olduğu zaman da doğru kullanılmaları gerekmektedir. Bu aşamalarda asla kimyasalların kullanılmaması gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedada ilaç olarak önerilen otların ille de Hindistan’da yetişen bitkiler olması gerekmez. Bu hem mümkün değil hem de belki kullanımına alışkın olmayan hasta için yararlı da olmayabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">O bakımdan bu bitkilerin bütün özelliklerinin çok dikkatle incelenmesi halinde başka iklimlerdeki eşdeğerlilerini bulmak da pekala mümkündür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Örnegin: Romatoid artrit tedavisinde kullanılan Ayurvedik ilaç “simhanad gugguli” yi bulamazsanız toz zencefil ve hint yağını karıştırarak tablet yapmanız halinde yakın bir fayda sağlayabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler, ışıkta gizli olan hayati duygusal dürtüleri yansıtırlar. Bu; bitkilerin, hediyesi, lütfu ve gücüdür.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Evren ve evrim, gizli potansiyellerin tezahürüdür (dışavurum). Her bir zerrede bütün vardır, çekirdekte bir ağacın bütün kodları vardır, ağaçta da ormanın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yani bilinç sadece insan merkezli değildir, her tür yaşam biçiminde kendini gösterir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yaşam, ilişkisel, birbirine bağlı, entegre ve karşılıklı olarak birbirinden beslenme ve birbirini gözetme sistemidir ve bu sadece fiziksel anlamda değil, psikolojik ve ruhsal olarak da geçerlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bilinç, varolma ve hayatla ilişkili olma hissidir. O halde bir bitkide de vardır, bir taşta da hatta onun atomlarının içinde de gizlidir. Yani yaşayan herşeyin duyguları vardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bizler duyguları sadece insani bakış açısıyla yorumlama eğilimindeyiz. Doğayı gözlemlerseniz bitkilerin ve hayvanların bazı insanlardan daha fazla duygu yansıttıklarını görebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnsan, bir küçük evren (microcosm) olarak bünyesinde elementleri mineralleri, hayvansal ve bitkisel alemi de barındırır. Nasıl insan vücudunda bitkilerin yapısal enerjisi yatarsa aynı şekilde bir bitkide de insan olma potansiyeli mevcuttur.  Ancak farklı olarak bitki düzeyinde duygular saf ve pasif biçimdedir. İnsanlarda ve hayvanlarda duyguların tezahürü daha aktiftir ama çoğu zaman güzellikten uzaktır. Bitkilerdeki bilinç birliğin saf hali düzlemindedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu nedenle daha psişik ve telepatiktir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yaşam formları doğadaki güçlerin alışverişi ve taşınması için istasyonlardır. Her şey diğerini beslemek ve karşılığında da kendini beslemek icin var olmuştur. Bu anlamda doğadaki her alem (insanlar, hayvanlar, bitkiler alemi) hayat alışverişine hizmet eder.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Hayat, yıldızların gücünün ve astral güçlerin ışığıyla ve bu ışığın iletilmesiyle kaimdir.</span> <span style="font-weight: 400;">Dünyayı, bütün yıldızların, hayat olarak oluşan, gelişen ve yayılan kozmik enerjilerini çekip özümseyen devasa bir radyo alıcısı olarak düşünebiliriz. Bu güçler yalnızca maddesel değil, doğa üstü ve manevi enerjiler de içerirler.</span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler bize güneşin ve evrendeki diğer yıldızların ışıklarının  besleyici gücünü ve sevgisini verirler. Bitkiler tarafından özümsenen bu kozmik enerjiler astral bedenimizi besler, sürdürür ve büyütür. Bu anlamda bitkilerin varoluşu büyük bir bağış ve fedakarlıktır. Çünkü onlar sadece besin değerlerini değil aynı zamanda yıldızların ışığını ve sevgisini de taşıyan kozmozun kuryeleridir. Onlar bize evrensel ışığı sunarlar, biz de evrensel hayata dahil oluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler, hem fiziksel hem psikolojik besin kaynaklarımızdırlar. Duygularımız kendi içsel çiçeklerimizdir ve hayatı ve doğayı algıladığımız ölçüde büyürler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler ışığı hayata dönüştürmek için var olmuşlardır. İnsanlar hayatı saf bilince ve aşka dönüştürmek için var olmuşlardır.İşte bu üçlü; ışık, hayat ve aşk her biri bir diğerinin ifadesidir, aynı varoluşun üç ayrı boyutudur.Bitkiler ışığı fotosentez yoluyla yaşama dahil ederler. İnsanlarsa yaşamı algıları yoluyla bilince dönüştürürler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğru bir algılamayla gören görülen olur, gözleyen de gözlenen…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sanskrit dilinde “bitki” OSADHi dir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">(OSA=saf olanın yanarak dönüşmesi,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">DHI= kap, zihin)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Oshadi iyileştiren bitki anlamındadır. Ama kelimenin kökü “ışığı taşıyan” deyiminden de gelmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Vedalarda ise bu kelime sadece bitkiler için değil yaratılıştaki bütün oluşumlar için de kullanılır. Buna göre insan bilincin bitkisidir. Evrimin alt seviyedeki sürecinde bitkiler zihni ve sinir sistemini besledikleri için insanın evrimine düşük bir düzeyde katkı sağlarlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sonuçta bütün evren ışığın metamorfozudur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">Bizim dünyamızın dışındaki ışık ve hayat kaynağı güneştir. Bu güneş aslında iç dünyamızda da yaşam kaynağıdır. Bu içsel güneş bizim kendi öz benliğimizdir. (Buna Purusha veya Atman denir)</span><span style="font-weight: 400;">.</span><span style="font-weight: 400;">Bitkiler bizi dışarıdaki güneş ile buluşturur, içimizdeki bitki diyebileceğimiz sinir sistemimiz de içimizdeki güneşle.Dışın ve için uygun şekilde buluşması ışık ve hayat döngüsünü oluşturur ve farkındalığın serbestce akmasını, zihnin özgürleşmesini sağlar. </span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu, güneşin güneşe kavuşmasıdır ki manevi bir festivaldir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkileri, otları güçlerini bilerek doğru biçimde kullanırsak işte, iç bitkimiz olan sinir sistemimiz de sağlıklı bir şekilde beslenmiş olur. Bu algımızı hem yükseltir hem de doğru yöne kanalize eder. Bir bakıma bitkiler de mantralar gibi  kutsal değerler taşırlar. Bu nedenle eski devirlerde insanlar bitkiler alemini sadece doğanın güzelliğini yansıttıkları için değil aynı zamanda  getirdikleri güçler nedeniyle de adeta kutsamışlardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doğru bir Herbalist olmak için çok iyi bir gözlemci olmak gerekir.Bu, otların varlığına duyarlı olma ve evrenin bitkisel ışığının farkına vararak onları kötü ve bencilce kullanmamayı gerektirir. Bitkinin diline kulak verir ve onunla insanmış gibi konuşursanız size çok iyi bir öğretmen olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedaya göre hayvanlar ve bitkiler aleminde de insan vücudunda zihninde ve bilincinde olduğu gibi aynen beş elementin(unsurun) ve yedi dokunun bileşenleri etkendir. Özellikle bitkilerinin yedi dokusu insan vücudunun dokularıyla ilintilidir.</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Element               İnsandaki etkisi                   Bitkideki etkisi</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Eter                     vücudun boşlukları               hücreler arasındaki alan            </span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hava                   soluma ve hareket                 yapraklar</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ateş                    vücut ısısı, renk                     çiçekler</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Su                       plazma, vücut salgıları          özsu ve reçineler         </span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Toprak                yoğun vücut dokuları           gövde ve kök                       </span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnsan dokuları (dhatular)                         Bitki dokuları</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Rasa(plazma)                                          yaprak suyu veya hücresel özsuyu</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Rakta(kan)                                              bitkinin özütü,</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mamsa(kas)                                            yumuşak kabuk</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Meda(yağ)                                               reçinesi veya sızıntısı</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ashti(kemik)                                            dallar, saplar</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Majja(sinir)                                              yaprak damarları</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Shukra ve Artava(üreme)                        kokulu çiçek, meyve ve tohumlar</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkilerin üreme sistemleri çiçeklerdir, o nedenle çiçekler insanların üreme sistemleri üzerinde etkilidirler. Bitki kökleri, vücudun alt bölgesi özellikle sindirim kanalları ile ilgilendirilebilir, saplar vücuttaki su kanallarını etkiler, kabuklar kas ve ciltle ilişkilendirilebilir. Ciğer vazifesi gören yapraklar vücuttaki solunum sistemiyle etkileşir. Meyve ise yedi dokunun tamamını etkiler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Bitkilerin AGNİSİ</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sindirim ateşi anlamına gelen ve herşeyde olan AGNİ bitkilerde de vardır. Bitkiler, güneş ışığını sindirdikleri için agnileri vardır.Bitkilerden aldığımız agni vücudumuzdaki toksin birikimi olan Amanın kötü etkili (negatif) yaşama gücünü olumlu bir yapıya dönüştürür. Sonuçta vücudumuzda nötralizasyon ve uyum sağlanır. Yani kendi agnimizle kozmik agni harmanlanmış olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler vücudumuzun agnisinin tamamlayıcısı olabilirler. Bu suretle oto immune sistemin yenilenmesine de yardımcı olmuş olurlar. Böylece agnimizin “eldiveni” olan auramızın gücü de yenilenmiş olur.Doğru bitkiyi ve baharatı seçerek onu doğru biçimde kullanmak agniyi de besler böylece beden-zihin enerjisi güçlenir, sindirim yoluna girer.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>TRIGUNAS (3 NİTELİK)</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Doshaların yanı sıra doğada yaratılan her şeyin SATTVA, RAJAS VE TAMAS olarak adlandırılan üç temel niteliği vardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">SATTVA yaratıcı zekayı, akıl ve bilgiyi temsil eder.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">RAJAS aktiviteyi, hareketi temsil eder</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">TAMAS durgunluğu, ataleti, karanlığı temsil eder.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurveda bitkileri bu üç özelliğe göre de sınıflandırır. Ayurvedik eczacılıkta esasen doğadaki satvik nitelikteki bitkilerin kullanımı esassa da gereken hallerde rajasik ve tamasik nitelikte veya etkideki bitkiler ve baharatlar da kullanılır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Niteliklerden bahsederken bir de 20 niteliği zikretmemiz gerekir. Bunlar, birbirinin zıttı olan 10 çiftten oluşur:</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ağır x Hafif</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yavaş x Keskin</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Soğuk x Sıcak</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yağlı x Kuru</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yapışkan x Katı</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yoğun x Sulu</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yumuşak x Sert</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Statik x Hareketli</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnce x Kaba</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bulanık x Berrak</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Temel Ayurveda derslerinde öğrendiğimiz besinlerin tatları bitkiler, otlar ve baharatlar için de geçerlidir.Tatlı, ekşi, tuzlu, keskin, bitter (veya buruk) olmak üzere ayrılan tatlar </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">beş elementin ikişer ikişer kombinasyonudur. Ama hepsi SU elementine dayanır. Tadı taşıyan sudur. Dilimiz ıslak olduğu için tadı alır.</span> <span style="font-weight: 400;">Her tadın da kendine mahsus etkisi vardır.</span></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tat yani RASA besini ağzımıza aldığımızda pranaya dahil olur ve sinir sistemini etkileyerek beynimizi uyarır. Bedeni uyandırır ve canlı tutar. Hastalandığımızda tat alma duyumuzu kaybederiz. Tat, iştah ve sindirim birbiriyle yakından ilişkilidir. Düşük agni ve ama birikmesinin var olduğu yüksek ateşli hastalıklarda tat alamama hali görülür.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tatların, doshaları artırma ve azaltma güçleri vardır. Bu nedenle doshaların dengelenmesinde en temel rolü oynarlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu bakımdan Ayurvedada tatların doğru kombinasyonu ve etkilerinin doğru yönlendirilmesi bağlamında “yemek pişirme” adeta bir alt bilim dalıdır. Çünkü yemek pişirirken kullandığımız malzemelerle bir kaç tadı karıştırmak durumunda kalırız. Bu nedenle doğru pişirme Ayurvedada hayati önem taşır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tatların duygularla ilişkisi</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">TATLI (Madhura)                 Mutluluk, bağımlılık, hırs</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">EKŞİ (Amla)                         Kıskançlık, nefret, eleştirme</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">TUZLU (Lavana)                  Bağımlılık, hırs, aidiyet, sahiplenme</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">KESKIN-YAKICI (Katu)        Kızgınlık, huzursuzluk, reddetme, inkar</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">BURUK-KEKREMSİ</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>Bitkilerin enerjisi (VİRYA)</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Buradaki sınıflandırma yukarıda anlatılan triguna ve 10 çift nitelikle ilgilidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler, tatları yoluyla ısıtıcı ve serinletici etkilere sahiptirler. Ayurveda bu yönüyle de bitkileri sınıflandırır.Isıtıcı otlar, susuzluğa, yorgunluğa, yanma hissine neden olur sindirimin hızını artırır. Böylece PİTTA’yı yükseltir. KAPHA ve VATA yı düşürür.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Soğutucu otlar, canlandırır, tazeler, dokuları besler böylece PİTTAyı azaltır fakat kanı temizleme özellikleri olduğu için genellikle VATA ve Kapha’yı artırır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">“ısıtıcı ve soğutucu enerjiler” Ateş (AGNI) ve Su (SOMA) enerjileridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkilerin bir diğer enerji etkisi de kurutucu veya nemlendirici olma etkileridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler ve otlar, vücuda hafiflik veya ağırlık vermelerine göre de sınıflandırılırlar. (Örneğin ekşi tadı olan bitkiler, hazmı kolaylaştırarak vücutta hafiflik sağlarlar)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkilerinin hazmedildikten sonraki etkileri (VİPAKA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">6 tat, vipakalarina göre 3 gruba indirgenebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tatlı ve tuzlu tatların sonraki etkisi tatlıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ekşinin sonraki etkisi Ekşidir</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitter, Keskin-yakıcı ve kekremsi tatların sonraki etkisi keskin ve yakıcıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>PRABHAVA</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkiler bildiğimiz özelliklerinin ötesinde daha subtil, ince, özel potansiyel güçlere sahiptirler. Buna PRABHAVA denir. Mantraların ve bazı ritüellerin düşünceyi aşan güçleriyle ya da bazi kıymetli taşların haricen kullanılmasıyla gerçekleşen içsel değişim de PRABHAVA kavramıyla açıklanır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İLAÇ OLARAK KULLANILACAK OTLARIN HAZIRLANMASI</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hastalığın belirtisine, kökenine ve nedenine göre her otun ve bitkinin hazırlanış metodu farklıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sarımsağı örnek verirsek;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Uykusuzluk çeken Pitta doshası olan birine</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sütte kaynatın, sarımsağı içinden çıkarıp sütü içirin</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hastalık sonrası zayıf düşmüş nekahat devresinde biri için</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ghee ile karıştırarak yemeklere katın</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Düşük agnisi olan biri için</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bütün diş halinde ghee ile soteleyin ve yemeklerden önce çiğnetin</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Osteoartrit için</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sarmısaklı bir hint turşusu olan CHUTNEY sosunu yemekle birlikte verin</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Açık yara, fistül ve siğilleri iyileştirmek için ayrıca artirit ve kas spazmlarında</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Çiğ sarımsak suyu veya püresi</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Çocuklarda soğuk algınlıklarının çok sık tekrarlanması durumunda</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Soyulmuş sarımsağı tesbih gibi ipe dizip boyun bölgesine sarın</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Vücuttan toksinleri atmak için</span></p>
<p style="padding-left: 40px;"><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sarımsak haplarını başka bazı detoks otlarıyla birlikte kullanabilirsiniz</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Vata hastalıklarında barsaklarda biriken ama’yı yok etmek için (bazen) sarımsak kaynatılarak hazırlanan bir müshil kullanılır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Taze otların ilaç olarak kullanılmasında geleneksel olarak 5 ana yöntem uygulanır. Bunların hepsinde esas amaç, bitkinin temel özelliğinin kaybolmamasıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Suyunu çıkarmak  (SVARASA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Geleneksel olarak bez arasında ezilerek su çıkartılır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Püre yapmak  (KALKA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ezdikten sonar bal veya ghee eklenerek kullanılır</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Kaynatarak özünü çıkarma   (KVATHA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Soğuk demleme   (HIMA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sıcak demleme   (PHANTA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">3,4 ve 5. maddelerde bitkiler eklenen su, yağ veya bal miktarı ile sıcak demlemede ateşin azlığı veya çokluğu ve ayrıca kaynatılacaklarsa elde edilecek sıvının oranı gibi konular her bitkiye göre değişmektedir. Bunlar kitaplarda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Demlemeler bazen su yerine süt ile de yapılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bunlara ilaveten kurutulmuş otların tozu da yaygın olarak kullanılır (CHURNA)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Keten bezler arasında öğütülmesi önerilen tozlar yalnız başına alınmamalı, bal veya ghee </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">ile karıştırılmalıdırlar. Toz haline getirilmiş otların kullanım ömrü kısadır. (en fazla 6 ay)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Taze sıkılmış sular, lapalar ve demlemelerin ömrü biraz daha kısadır. Kurutulmuş otların avantajı 1 yıl kadar özelliklerini kaybetmeden saklanabilmeleridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik eczacılıkta günümüzde tablet haline getirilmiş remedyler de kullanılmaktadır. (GUTİ ve VATİ ler) Bunların en başında geleni GUGGUL’dur. Guggul Hindistan&#8217;a özgü bir ağacın reçinesidir. Bundan özel olarak bir hap yapılır ve çok yaygın olarak sinir hastalıklarında, artrit tedavisinde ve kilo verdirmede kullanılır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>TIBBİ YAĞLAR</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bunlar otların, tohumların veya bitkilerin bazı yağlarla karıştırılmasıyla elde edilirler. Genellikle baz olarak susam yağı kullanılır. Bu yağlar daha çok plazma, kan ve kas dokularına nüfuz etmek suretiyle etkili olurlar. Agniyi ve sindirim gücünü arttırırlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik tedavide kullanılan yağların hazırlanma yöntemleri:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">1 ölçü ot, 4 ölçü yağ, 16 ölcü su kısık ateşte 4 ila 8 saat arasında suyu tamamen buharlaşıncaya kadar kaynatılır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ot demlendikten sonra eşit miktarda yağ ile karıştırılır. Sonra su buharlaşana kadar kaynatılır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nane, yasemin veya kafüru gibi aromatik bitkiler ısıya dayanıksız olduklarından tozları yağ ile karıştırılır, yağın içinde 24 saat ila 48 saat arasında bekletildikten sonra süzülerek kullanılırlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Isıdan etkilenmeyen biber, sarmısak, hardal gibi otlar doğrudan  yağa karıştırıldıktan sonra kısık ateşte 3-4 saat kaynatılır sonra süzülür.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sarımsak veya zencefilin taze sıkılmış suları eşit miktarda yağ ile karıştırılıp su buharlaşıncaya kadar kaynatılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Her otun veya tohumun yağla karışım oranları farklıdır. Bunlar Ayurveda kitaplarında ayrıntılarıyla anlatılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu yağlar vücut masajında, göz ve kulakların yıkanmasında kullanıldığı gibi, yaralara pansuman yapmada, ülser gibi durumlarda ağızdan alınarak, lavman olarak, buruna damlatılarak veya vajinal duş olarak kullanılabilirler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>TIBBİ GHEE (Siddha Ghrita)</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Normal ghee gibi yapılır ancak köpüğü alınmaz bir iki damla su konur. Soğutulur süzülür, Yemeklerde kullanım şekliyle tıbben kullanımı farklıdır. Ayurvedaya göre Ghee her derde devadır, neredeyse iksirdir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hastalığın cinsine, doshalara ve  zamana göre çeşitli otlarla karıştırılarak mükemmel sonuçlar alınır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ghee ojas’ı geliştirir, (kalp çakrada yerleştiğine inanılan, bütün dokulardan süzülmüş hayat enerjisi). Agniyi ve diğer bütün sindirim enzimlerini besler. Diğer yağlar gibi karaciğer yağlanmasına neden olmaz. Kemik ve sinir dokusunu besler. Eklemleri ve ligamentleri yağlar, en önemlisi de beyni, zihni ve algıyı besler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Pitta hastaliklarinda bitter tadı olan bitkilerle karıştırılırsa ateş düşürücü etkisi vardır. En çok da kuruluğun sebep olduğu Vata problemlerine iyi gelir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Çoğunlukla ağızdan alınır. Ancak buruna da uygulanır. (nasya). Haricen kullanıldığı durumlar da vardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hangi hastalık için hangi otlarla karıştırılması gerektiği ve miktarları çeşitli Ayurveda kitaplarında mevcuttur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>KOMBİNASYONLAR, ETKİ ARTTIRICI VE AZALTICILAR (ANUPANA)</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik tedavide bitkilerin neyle birlikte alındığı, etkilerini arttırma veya yan etkileri yok etme bakımından önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Örneğin:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Zencefil bal ile birlikte kullanılırsa balgam sökücü ve mukus atıcı etkisi artar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Isıtıcı otların Pittayı artırma özellikleri sütle birlikte alındıkları takdirde azalır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">(Anupana kavramını adeta ilacı tatlandırarak lezzetli hale getirme diye tanımlayabiliriz.) Elbette bunlar artan doshaya göre değişir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Birlikte alınan maddenin soğuk ya da sıcak oluşu da çok önemlidir:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sıcak suyla alınan otlar Vata ve Kaphayı düşürür. Soğuk su ise Pittayı düşürür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Örn: Zencefilli limonlu sıcak çayın etkisiyle zencefilli limonlu soğuk suyun etkileri </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">tamamen farklıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Hasta ateşliyken soğuk içecek vermek doğru değildir. Her zaman sıcak içecek alınmalıdır. Çünkü soğuk merkezi sindirim ateşini azaltır bu durumda vücut ısısı ateşi vücudun dış yüzeyine taşıyacaktır. O bakımdan sıcak içecek içmek buna karşın vücudu serin tutmak gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Otlarla alınan maddelerden</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">BAL     Onları kan ve plazma dokusuna taşır</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">SÜT      Plazma ve kan dokusuna taşır</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">ALKOL Daha subtil dokulara, sinirlere taşır, canlandıricı ve metabolizmayi çalıştırıcı tonik etkisi de vardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">SAF ŞEKER’in de Anupana etkisi vardır. Ateş düşürür veya dokuları fazla ateşten korur (dokuların da agnisi vardır).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayrıca GHEE, MEYVE ve ET SULARI da anupana olarak görev yapabilirler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>İLAÇ HAZIRLAMA KAPLARI</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedaya göre bitkisel ilaçların içinde hazırlanacağı kapların genellikle toprak olması gerekir. Zira bu kapların yapıldığı toprak da bitkinin kökünü saldığı topraktır ve o zaman aralarında bir etkileşim olacağından hazırlanacak ilacın gücü de daha fazla olacaktır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ancak belirli hallerde belirli metallerden yapılmış kapların kullanımı da öngörülmüştür. Örneğin kapha yükselmesi durumunda verilecek otların hazırlanmasında Bakır, Pitta hastalıkları için hazırlanacak karışımların Gümüş kaplarda hazırlanması bu metallerin serinletici etkileri olması bakımından önemlidir. Vata hastalıkları ilaçlarının </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">hazırlanmasında da topraklama özelliği nedeniyle demir kap kullanılması önerilmektedir. Toksik özelliği insan vücuduna geçtiği için alüminyum kap hiçbir şekilde kullanılmamalıdır. Elektrikli ocak yerine ateş yanan ocak kullanılmalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>MANTRA Etkisi</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedada tedavinin fiziksel ve ruhsal olmak üzere 2 ayağı vardır. Fiziki tedavi esasen otlara ve bitkilere dayalıdır. Mental tedavinin temeli ise mantralardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">OM mantrasının kozmik yaratıcı titreşimi yansıtma özelliği vardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitki, tohumundaki yaratıcı enerjiyi ve potansiyeli vücuda aktarır, mantra ise ruha aktarır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu ikisi her zaman birbirini tamamlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mantra sadece mekanik bir biçimde bazı kelimeleri arka arkaya söylemek değildir. Bunun meditasyonla birlikte yapılması gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Nasıl ki yemeği pişirirken sevgiyle pişirmek onun besleyici özelliğini arttırıyorsa tedavide kullanılacak bitkisel ilaçları hazırlarken mantra kullanmak da  iyileştirici özelliği arttıracaktır. Ayurvedada her terapi için ayrı Mantra vardır. Burada bunları anlatma imkanımız yoktur. Ama esas bir Mantra vardır ki, hemen bütün otların hazırlanmasında kullanılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu da Tanrıça DEVİ’nin ilahi enerjisini doğaya yansıttığı titreşimi yansıtan Mantradır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">OM   AİM   HRİM   KLİM   CHAMUNDAYAİ   VİCHE</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bu Mantrayı bitkisel ilacı hazırlarken ya da iyileşmek için kullanırken 108 kez tekrarlamak büyük ölçüde iyileştirici etkisini arttırır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Mantraların görünürdeki kalıpları, şablonları ise YANTRA lardır. Yantralar, mistik diyagramlar ve geometrik şekillerdir ve kozmik enerjileri hapseden MANDALA lardır. Çoğunlukla enerjiyi hapseden üçgenlerin iç içe geçtiği şekillerdir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bitkisel ilaçların hazırlanması sırasında Mantraları söylerken o mekanda Yantraların bulundurulmasına da özen gösterilir. Bu şekiller ipek, ağaç, bakır, altın, kristal, cam ve kıymetli taşlar üzerine resmedilebilirler. İlacın hazırlandığı ya da kullanıldığı ortamı temizleyip arındırdığına inanılan Yantralar vücudun çeşitli yerlerine, özellikle ÇAKRA ların olduğu varsayılan bölgelere de konularak enerji tıkanıklıklarını açmaya yardımcı olurlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik ilaçların hazırlanması sırasında genellikle SHRI Yantra bulundurulur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>BHASMALAR</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ayurvedik eczacılıkta metal özü-ruhu diyebileceğimiz “BHASMA” lar da kullanılır. Bhasma çok karmaşık bir işlem sonucu metallerden elde edilen tıbbi bir maddedir. Bu işlemler sonucu metalin toksik özelliği yok olur ve vücuda uyumlu hale getirilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Altın, gümüş ve civa en çok kullanılan madenlerdir.Bhasma, çok uzun bir  işlemden sonra elde edilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Metal önce kızıl kor haline getirilene kadar ısıtılır. Sonra sırayla aşağıdaki maddelerden her birinde 7 kez 7 ayrı kaba konarak tekrar tekrar ısıtılır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Susam yağı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnek sidiği</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">İnek sütü</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yoğurt</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Buttermilk</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Tereyağı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Ghee</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Yani 49 kez 49 ayrı kapta ısıtılıp bekletilmiş olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">(Buttermilk: Yayık ayranı, yayık altı suyu, sütle ayran arası yağlı bir bakteri ürünüdür)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Sonra bu metal yakılarak kül haline getirilir. Bu kül oksitli değildir. Kimyasal analize tabi tutulursa metalin moleküllerine ratlanmaz. Parmaklarınızın arasında ezerseniz cilde nüfuz edecek kadar ince bir toz halindedir. Bhasmalar doğrudan plazma dokusuna girerek serbest radikalleri atıp normal sağlıklı hücresel metabolizmayı yeniden tesis ederler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bhasmalar bitkilerle karıştırılarak en çok kullanılan ve etkili Ayurvedik ilaçlar elde edilmektedir. Bunlar hiç bozulmayan, son kullanım tarihleri olmayan ilaçlardır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Örneğin Triphala’da demir bhasması vardır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-weight: 400;">En kıymetlisi CIVA bhasmasıdır. Civa aslında toksik bir metal olmasına rağmen bu yöntemle elde edilen bhasması toksin içermez.</span> <span style="font-weight: 400;">Batı tıbbında özellikle Amerika ve Avrupa’da</span> <span style="font-weight: 400;">bhasmaların kullanımı yasaktır.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><b>ASAVA VE ARISHTA</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Asava fermentasyona uğratılmış taze bitki suyunun tıbbi şarap haline gelmiş şeklidir. Geleneksel olarak fermantasyonu hızlandırmak için Hindistanda ve uzak doğuda yetişen Yakan ot, alev ağacı Japon Akça Ağacı denen (woodfordia fruticoza) bir çiçek ilave edilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Arishta taze bitkiden değil kurutulmuş bitkiden kaynatıldıktan sonra fermente edilmiş forma verilen addır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400; color: #000000;">Bunların kullanımı da gene kişiden kişiye, dosha dengesizliğine, zamana göre değişir. Agni çok yüksekse Asava tercih edilir, düşük agniyi yükseltmek için ise Arishta verilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Yıldız Kaşıkçı Telatar</span></strong><br />
<strong><span style="color: #000000;">Mayıs-Kasım 2021</span></strong></p>
<p><span style="color: #999999;"><em>Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/spices-and-herbs-on-brown-wooden-table-4871141/" target="_blank" rel="noopener">Karolina Grabowska</a></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2023/02/08/ayurveda-ve-bitkiler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Defne</title>
		<link>https://devakoy.com/2022/10/05/defne/</link>
					<comments>https://devakoy.com/2022/10/05/defne/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Devaköy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2022 13:59:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[defne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devakoy.com/?p=7887</guid>

					<description><![CDATA[Romalılar ve Yunanlılar savaş ve spor zaferlerin de defne yapraklarından yapılan çelenkleri taç olarak kullanırlardı. Romalılar ayrıca defne yaprağının insanları yıldırım çarpmasına karşı koruyucu olduğuna inanır ve fırtınalı havalarda yanlarında birer defne dalı bulundururlardı. Defne, Anadolu’dan köken almış ve başta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Romalılar ve Yunanlılar savaş ve spor zaferlerin de defne yapraklarından yapılan çelenkleri taç olarak kullanırlardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Romalılar ayrıca defne yaprağının insanları yıldırım çarpmasına karşı koruyucu olduğuna inanır ve fırtınalı havalarda yanlarında birer defne dalı bulundururlardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne, Anadolu’dan köken almış ve başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere dünyanın benzer ekolojilerine uyum sağlamıştır. Türkiye başta olmak üzere Akdeniz ülkelerinde hem kültür hem de doğal plantasyonlarda defne üretimi yapılmaktadır Türkiye dünya kuru defne yaprağı üretiminin yaklaşık %90’ ını gerçekleştirmektedir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Defnenin yaprakları daha çok baharat ve uçucu yağ meyvelerinden ise daha çok sabit yağ elde etmek için faydalanılmaktadır. Bu yağdan Hatay ve Muğla yörelerinde sabun (ghar) üretilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne sabunu bilhassa cilt ve saç bakımında çok tercih edilir. Ayrıca temizlik ürünlerinde ve dondurulmuş gıdalara koruyucu olarak katılır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Defne tipik bir Akdeniz bitkisidir. Kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçen iklim bölgelerine çok iyi uyum sağlamıştır. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sıcağa çok dayanıklı olmakla birlikte soğuğa oldukça duyarlıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne toplama mevsimi yaz ve güz aylarıdır. Defnenin ekonomik olarak değerlendirilen kısımları yaprakları (Folium Lauri) ve meyveleri (Fructus Lauri)’ dir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Defne tohumundan elde edilen yağ konsantrasyon ve odaklanma sağlar. Canlandırıcı bir aromaya ihtiyaç duyduğunuz da yağının kokusunu içinize çekebilirsiniz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Saçlar üzerinde de canlandırıcı ve uyarıcı bir etkisi vardır. Defne tohumu yağını hem vücudunuza ve hem de saçınıza rahatlıkla uygulayabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vücut için cildinize uyumlu olan susam yağı, hindistan cevizi ya da tatlı badem yağı içerisine birkaç damla defne tohumu yağı ekleyerek vücudunuza masaj yapabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Saçınız için ise eşit miktarda zeytinyağı ve tatlı badem yağının içerisine birkaç damla defne tohumu yağı, lavanta yağı ve biberiye ekleyerek canlandırıcı bir bakım yağı edebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Uçucu yağ kullanımı hassas bir konudur. Bu nedenle 30 ml sabit yağ içerisine toplamda en fazla 6 damla uçucu yağ ekleyin.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Sema Kırlıoğlu</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kasım 2020</span></strong></p>
<p><span style="color: #999999;"><em>Fotograf: <a style="color: #999999;" href="https://www.pexels.com/photo/close-up-shot-of-bay-leaves-on-a-spoon-10487772/" target="_blank" rel="noopener">Victoria Bowers</a></em></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://devakoy.com/2022/10/05/defne/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
